X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Biliyorsunuz, bu yıl tatilimi Fransa’da küçük bir kasabada geçirdim.

Türkiye’de benzer imkanları sağlayabilecek tüm tatil yerlerinden daha ucuz ve daha temiz olduğu için.

Tatil süresince en dikkat ettiğim şey, çöp meselesi oldu.

Cam atıkları, pet ve plastik atıkları ve organik atıkları dikkatli biçimde ayrı ayrı biriktirdim.

Hepsini tek tek kendilerine ayrılan çöp tenekelerine boşalttım.

Hatta bir ara eşim, “Vallahi atık ayrıştırma tesisi gibi oldun. Hiçbir konuda bu denli özenli görmemiştim seni" diye dalga geçti.

Ben ise bunu vatanseverlik gereği yaptım.

Çünkü o çöplerin hepsi, bir süre sonra benim canım vatanıma gelecekti.

Eğer doğru ayrıştırma yapmasa idim, ülkemi kirletecektim.

Çünkü Avrupa, çöpünü Türkiye’ye boşaltıyordu.

Ancak anladığım kadarı ile sadece evsel atıklarla yetinmeyecekler.

İngiltere’nin Dışişleri Bakanı ve Başbakan adayı Lis Truss, Başbakan olursa göçmenleri Türkiye’ye yollayacağını açıkladı.

Aslında fikir yeni değil.

Geçen sene de İngiliz İçişleri Bakanı Priti Patel aynı açıklamayı yapmış ve “Göçmenleri Türkiye’ye yollayalım” demişti.

Onunki temenni idi.

Truss’unki ise söz.

Ne de olsa Dışişleri Bakanı olarak bu konuyu Türkiye ile müzakere etmiş olmalı.

Gerçi İngiltere AB üyesi olmadığı için geri kabul anlaşmasına dahil değil.

Ama sorun olmaz.

Düşük faizli bir kredi anlaşması ya da birkaç milyar dolarlık bir swap anlaşmasının açamayacağı kapı yok.

O kapıdan yüz binlerce yeni göçmen girecek olsa da.