X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Datça’daki ormanı kimin yaktığı belli oldu.

Eğer alkollü bir meczup olsa idi, şimdi boy boy fotoğraflarını görüyorduk gazetelerde.

Kendisini anında derdest eden bakanlarımız demeç üzerine demeç patlatıyorlardı.

Alkollü olduğu, sarhoş olduğu özellikle yüksek perdeden vurgulanıyor olacaktı, emin olun.

Ama bu seferki yangın kişisel değil, kurumsal.

Yangının nedeni bir elektrik trafosu.

Muğla bölgesinin elektrik dağıtım işini alan AYDEM Enerji’ye ait bir trafo.

Trafoda çıkan yangın, ormanı yakmış.

Yangının müsebbibi işte bu firma.

Yok merak etmeyin, bu firma 5 müteahhitten birine ait değil.

Ama son yıllarda hızla büyümüş. Elektrik projeleri yapan bir mühendislik firması iken hızla büyümüş.

Bildiğimiz kadarı ile milyar dolarlık borçları da var ama sürekli ertelenen, yapılandırılan borçları.

Denizli kökenli ama Denizli başta olmak üzere bölgedeki sanayicilerin de yaka silktiği bir şirket.

Belli ki, Yeni Türkiye’nin gözdelerinden.

Bu işin sorumlusunun bir AYDEM isimli şirket olduğunu ben uydurmuyorum.

Tarın ve Orman Bakanı Vahit Kirişci açıkladı, “Yangını başlatan bir trafo arızası” diye.

Niye dersiniz!

Büyük ihtimalle şirketin kamudan devraldığı eski bir trafo da ondan.

Trafo yangını durduk yere çıkmaz.

Bakımsızlıktan çıkar, eskilikten çıkar, yetersizlikten çıkar.

Belli ki, AK Parti döneminde yapılan özelleştirmelerden bu enerji dağıtım şirketlerini satın alanların büyük bölümü, aldıkları şebekelere yatırım falan yapmıyor.

Onlar sadece tahsilat kısmını özelleştirildi zannetmişler.

Şebekelerin geliştirilmesi, yenilenmesi, güçlendirilmesi görev tanımlarında yokmuş gibi davranıyorlar.

Sözleşmelere uyup uymadıklarını, gerekli yatırımları yapıp yapmadıklarını denetleyen olmadığı için son derece rahatlar.

Bütçelerinde yatırım diye gösterdikleri harcamalar ise sadece yeni abonelere enerji ulaştırılması ile ilgili masraflar ve zaten onun da büyük bölümünü abonelere yıkıyorlar.

Ama eski şebekelere, trafolara, nakil hatlarına yatırım falan yaptığı yok çoğunun.

Gidip bir görseniz, hiçbir güvenlik önlemi olmadan, ormanın, ağaçların içinde yer alan trafolar.

Yerlere inmiş açık elektrik hatları.

Yıkılmış, yamulmuş direkler

Üstelik de geçen seneki yangınlardan sonra bölgedeki elektrik dağıtım şirketlerine ek bütçeler verilmiş, yatırımlar için.

Nasıl kullanıldı, nereye kullanıldı, kullanıldı mı denetleyen yok ki!

Denetleyen olmayınca haliyle gidip hesap soran da olmuyor, olmayacak.

Bu şirketler sayesinde kışın Isparta elektriksizlikten donacak, yazın Muğla’nın ormanları elektrikten yanacak.

Dediğim gibi, ormanı yakan bir dev şirket değil de, bir zavallı olsa idi.

Devletimiz, bakanlarımız nasıl da aslan gibi kükrerdi.

Ama şimdi…

Hepsi süt dökmüş kedi.