X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Geçen hafta bir cenazeye katıldım.

Eski Dışişleri Bakanı ve eski Büyükelçi İlter Türkmen’in cenazesine.

Çok değerli bir diplomat, çok kıymetli bir ağabeyimdi.

Cenaze benim için iki kere üzücüydü.

Hem İlter Ağabeyin kaybı hem de kadirbilmezlik nedeniyle.

Cenazede büyük bir kalabalık yoktu.

Ama o önemli değil.

Önemli olan şunlar:

Cenazede Dışişleri’nden tek bir kişi yoktu.

Bakan Çavuşoğlu’nun çelengi vardı ama bir üst düzey Dışişleri mensubu yoktu.

İstanbul devlet protokolünden kimse yoktu.

Siyaset dünyasından sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu vardı.

Hadi Türkiye artık böyle bir yer diyelim.

Peki ya mensubu olduğu Galatasaray camiası!

İlerleyen yaşına rağmen İnan Kıraç oradaydı.

İzzettin Doğan ağabeyimiz oradaydı.

Ama kulüp yönetiminden bir Allah'ın kulu yoktu.

Muhtemelen İlter Türkmen’in Galatasaraylı olduğundan haberleri bile yoktu.

Galatasaraylılar Derneği’nden yani meşhur Cemiyet’ten de kimse yoktu.

Görebildiğim kadarıyla çelenkleri bile yoktu. (Vardıysa bile ben göremedim.)

Ama belki de böylesi daha iyiydi.

Gerçekten sevenleri vardı.

Gerçekten saygı duyanları vardı.

Bu vesile ile eşi Füsun Hanımefendiye bir kez daha başsağlığı diliyorum.

Önemli adamların ülkesinde, değerli bir adamın yitirilmesine bu kayıtsızlık çok da şaşırtıcı değil!