X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Evrenden Dünya’ya ve oradan da kendi çöplüğümüze dönmemiz gerekirse.

İstanbul’da yine bir afet var, yine Ekrem İmamoğlu yok.

Konu bu.

İstanbul’da afet olduğu zaman İmamoğlu’nun İstanbul’da olmamasını ve seçimin üzerinden birkaç ay geçmişken tatilde olmasını ilk eleştiren bendim seçildiği yıl.

Zorlu ve tartışmalarla dolu bir seçimin hemen ardından tatil yapması garibime gitmişti.

O da “Çok yoruldum bu seçim kampanyasında” diye yanıtlamıştı eleştirileri.

Üzerinden 3 yıl geçmiş.

Bugün tatilde olmasını çok garipsemiyorum doğrusu.

Olabilir.

AK Partili belediye başkanlarının da tatilde ya da kent dışında olduğu çok felaket gördü İstanbul.

Olabilir.

Organizasyonu iyi yaptıysan, doğru yaptıysan, ille de çizme giyip şov yapmak gerekmez.

Ancak ben ortada başka bir sorun görüyorum.

İmamoğlu hırslı ve yüksek hedefleri olan bir siyasetçi olarak biliniyor ve görülüyor.

Ancak bu yüksek hedeflere uygun bir “tutkusu” yok sanki.

Hedef başka bir şeydir, tutku başka bir şey.

Siyaset dışı bir alandan örnek vereyim.

Spordan.

Ali Koç diye bir adam var.

Türkiye’nin en köklü, en zengin sanayici ailesinin 3 varisinden biri.

Hiç yoksa şahsi serveti 3-4 milyar dolardır.

Aile varlığını ise hesaplayamayız bile.

Büyük bir tutku ile Fenerbahçe’ye bağlı.

4 yıl önce Fenerbahçe Başkanı seçildi.

Yani İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden 1 yıl önce.

Ve bugün bayram.

Ali Koç’un 50 metrelik teknesi Göcek’te demirli.

Ali Koç ailesi ile birlikte teknesinde ya da dünyanın herhangi bir noktasında tatil yapıyor olabilirdi.

Ama Ali Koç teknesinde değil.

Göcek’te değil.

Gökova’da değil.

Yunan Adaları’nda değil.

İonya Denizi'nde değil.

Sardunya’da değil.

Ali Koç Fenerbahçe tesislerinde.

Fenerbahçelilerle bayramlaşıyor.

Fenerbahçe’nin hakkını yediğini düşündüğü eski Federasyon ve eski Fenerbahçe 2. Başkanı Nihat Özdemir’e çatıyor.

Transferi takip ediyor.

Belki yarın teknesinde olacak bilmiyorum.

Ama o an orada.

Çünkü tutkusu var.

Başarılı bir Fenerbahçe başkanı olacak mı, olmayacak mı bilmiyoruz.

Ama çok tutkulu olduğunu, takımına aşık olduğunu kuşkusuz biçimde biliyoruz.  

Canı istese İngiltere’de en büyük takımı alır ama o Fenerbahçe’ye tutkulu.

Ekrem İmamoğlu’nda eksik olan o tutku bence.

Yoksa muhtemelen altyapı konusunda çok önemli işler yapmış olmalı ki, Üsküdar’ı, Eminönü’nü, Dolapdere’yi bu kez sel basmadı. Ama yine eleştiriliyor. 

Çünkü insanlar o tutkuyu görmek istiyor bir siyasetçide ve İmamoğlu'nda göremiyor. Bu yüzden de kendini kandırılmış hissediyor. 

Hele Türkiye’nin en tutkulu siyasetçisine rakip görüyorsan kendini.

Ondan bile tutkulu olmak gerekiyor.