X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Tatilin ilk bölümünü bitirip dün itibarıyla memlekete döndüm.

Oh be…

Medeniyete kavuştum.

Şişli’den gazeteye gitmek için taksi beklemeye başladım.

Önümden bomboş en az 20 taksi geçti.

Birine bile binmeyi başaramadım.

Evet. Dünyanın tüm büyük metropollerinde taksi bulmak zordur ama taksiler dolu olduğu için zordur. Boş taksinin müşteri almadığı metropol yoktur İstanbul’dan başka.

Ben taksi beklerken, ters yönden gelen bir motorlu kurye gelip çarptı.

Gidonu bacağıma saplanacaktı.

Süren çocuğa “Ne yapıyorsun evladım, delirdin mi tersten gelinir mi?” diye sertçe çıkıştım.

Öyle bir küfür etti ki. Kulaklarıma inanamadım.

Elimi kaldırdım, bir tane patlatacaktım.

Durdum “Fatih Altaylı kurye çocuğu dövdü” haberleri canlandı gözümde.

“Hadi git başımı belaya sokma” dedim.

Sunturlu bir küfür daha yedim.

Kim bilir belki de canımı kurtardım. Muhtemelen bıçak çekip bir tarafıma saplayabilirdi de!

Ardından bir taksiye attım kendimi.

Sürücü “Maslak tarafına gidiyorum. Yolum üzerindeysen bin. Yok değilsen in” dedi.

İndim.

Yürümeye karar verdim.

Nargile kafeler arasında, tek kelime Türkçe duymadan, sanki bir Arap şehrindeymiş gibi gazeteye kadar geldim.

Gazetenin yakınında karşıdan karşıya geçerken, duran bir otobüsün şoförünün camdan salladığı tükürükten bir vücut hareketi ile son anda kurtuldum.

Gazetede işlerimi hallettikten sonra gazeteden otomobili alıp çıktım.

100 metre gitmeden tek yönlü yolda tersten gelen bir otomobille burun buruna geldim.

İnatlaşmamak, kavga etmemek için mecburen 50 metre geri geri gidip yol verdim.

Kırmızı ışıkta bekleyip, U dönüşü yaparken ters yönden gelen bir martı ve üzerindeki iki kişiyle çarpışmaktan son anda acı bir fren yaparak kurtuldum.

Eve giden tek yola park etmiş ve bütün yolu bloke ederek içindeki malları indiren kamyoneti 10 dakika kadar bekledikten sonra eve ulaşabildim.

Tam eve girecekken kaldırımdaki köpek pisliğine bastım.

Sonuçta hoş bulduk.

Memlekete dönmek böyle bir şey işte.