X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun son kent dışı gezisinde görev vekaletini CHP’li bir Belediye Meclis üyesine değil de, İyi Partili bir Meclis üyesine bırakması mevzu oldu.

Teamüllere, alışkanlıklara aykırı bir durum oluşturdu.

İttifak, ortaklık, 6’lı masa falan tamam da bu kadarı biraz fazla olmadı mı diyenler oldu CHP içinden.

Ben ise açık söyleyeyim fazla şaşırmadım.

Son zamanlarda İmamoğlu ile nerede karşılaşsam çevresinde CHP’liden çok İyi Partilileri görüyordum.

Özellikle de İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ile.

Gerçi Balıkçı Kahraman’da yemekte ya da sosyal bir ortamda değil, genelde ya bir toplantı ya da cenaze gibi ortamlarda gördüm ama yanında genelde İyi Parti İl Başkanı’nın olması dikkatimi çekti.

Hatta “Acaba CHP Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterme konusunda kararsız kalırsa en azından İyi Parti’den gelecek bir destek yolu açabilir” diye umduğunu zannettim.

Ancak İmamoğlu’nun vekaleti İyi Partili bir isme vermesi bana bir adım ötesini düşündürtüyor.

Son zamanlarda bazı anketler ortaya atılmaya başlandı, biliyorsunuz.

İyi Parti’nin sıkı bir yükseliş içinde olduğunu ve hatta CHP’yi az farkla da olsa geçtiğini gösteren anketler.

Bu anketlere bakan İmamoğlu, “Masada güçlü olan taraf İyi Parti olacak. Meral Hanım’ın da Cumhurbaşkanı değil Başbakan adayı olduğunu biliyoruz. İyi Parti’ye bir Cumhurbaşkanı adayı lazım” diyerek İyi Parti’ye geçer mi acaba!

Sonuçta doğma büyüme CHP’li olmadığını, siyasete ilk girdiği yıllarda kısa süren bir ANAP macerası olduğunu, babasının da Ülkücü kökenli bir ANAP sempatizanı olduğunu yani Merkez Sağ siyasete pek de uzak olmadığını kendi açıklamalarından biliyoruz.

Bu yüzden de İyi Parti’ye geçer mi geçmez mi bilmem.

Ama aklından geçerse hiç şaşırmam.