X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Tam olarak anlamadım.

Belki çok uzaktayım diye.

Kime denildi acaba?

Gezi’ye katılan tüm kadınlara, kızlara mı, yoksa sadece camiye bira kutuları ile girdikleri iddiası bizzat caminin imamı tarafından yalanlananlara mı?

Aslına bakarsanız kime denildiğinin de önemi yok.

Kelime nahoş.

Ama söylendi ve muhtemelen saflar keskinleşsin diye söylendi.

Belli ki, çok gergin bir seçim dönemine doğru ilerliyoruz.

Ve daha ortada bir seçim dahi yokken bu tonda konuşulmaya başlandıysa, sandık yaklaştığı zaman kim bilir neler söylenecek.

Doğrusu korkmuyor değilim.

Belli ki, gerilim, hatta belki biraz daha ötesi amaçlanıyor.

Oyları konsolide etmek, iktidara küskün muhafazakarları bir araya getirmek için ne gerekiyorsa o kadarı.

Ve belli ki, bir amaç daha var.

Muhalefetin adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu çıkarmak.

Sürekli bir “Erkeksen karşıma çık” havası ile muhalefeti Kılıçdaroğlu ismi üzerinde ittifaka zorlamak ya da bu yolla ittifakı bozmak.

Şu anda AK Parti’nin ve liderinin istediği iki şey var.

Gerilimli bir seçim ortamı.

Ve adayı Kılıçdaroğlu olan bir siyasal muhalefet.

Seçime kadar bu zorlanacak belli.

Sırf bu yolda kim bilir daha ne hakaretler işiteceğiz.

Bu arada...

Gezi Parkı’nı örgütler ele geçirmeden ve konu ile alakasız kimileri kendini Gezi’nin sahibi ilan etmeden önce tanıdığım,tanımadığım, yakınım, uzağım, hatta aynı evi paylaştığım pek çok onurlu kadın ve kız Gezi’ye katıldı.

Ve hiçbiri “Sürtük” değildi.

Onlara ayıp edildi.

Hayli ayıp.