X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Rusya’nın Ukrayna’ya insanlık dışı saldırısı Avrupa’nın üzerindeki ince hukuk ve insan hakları kaplamasını yok etti.

Alttan yüzyılların çürümüş ırkçılığı, hukuksuzluğu, Roma’yı yok edene benzer Vandal yağmacılığı anında göründü.

Mesela şimdi düne kadar bağırlarına bastıkları oligarkların mallarını yağmalıyorlar.

Hepsi Avrupa tersanelerinde yapılmış, her biri birkaç yüz milyon dolar değerinde yatlarına el koymaya başladılar.

Ama ortada bir hukuk falan yok.

Kafalarına göre.

Mesela dünyanın en büyük hacimli yatı olan 500 milyon Euro’luk Dilbar’a Almanya’da el koymuşlar.

Ama sahibi Usmanov ABD’nin yaptırımlar dışı uttuğu tek oligark.

Yata hangi kanuna dayanarak, hangi suçtan el koyuldu belli değil.

Dünyada satılan yeni yatların yüzde 20’sini Ruslar alıyordu.

Mega yat siparişlerinde ise oran daha yüksekti.

Neredeyse üçte birini Araplar, üçte birini Ruslar gibi bir durum vardı ve tamamı ya Alman ya Hollanda tersanelerinde yapılıyordu.

Şimdi kendilerinin yapıp aynı adamlara sattığı yatlara el koyuyorlar.

Üstelik kafalarına göre.

Örnek mi!

Formula 1’de Haas takımı sponsoru Uralkali ile yollarını ayırıyor ve takımın sürücülerinden Mazepin’i takımdan yolluyor.

Sürücü Nikita Mazepin aynı zamanda Uralkali’nin ortaklarından oligark Dimitri Mazepin’in de oğlu.

Buna karşılık Uralkali’nin bir diğer kurucusu oligark Dimitri Ribolovlev hala AS Monaco’nun sahibi.

Ama bir başka ve muhtemelen en ünlü oligark Abromoviç İngiltere’den kovuluyor ve sahibi olduğu Chelsea takımını satmaya zorlanıyor.

Anlayacağınız, Avrupa’nın Rusya ile mücadelesi biraz bizim iktidarın yaptığı bir başka mücadeleyi andırıyor.

Bakalım onlar başarıya ulaşabilecek mi!