X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Siz değerli okurlar sorup duruyorsunuz, “28 Şubat’taki 6 liderin zirvesine katılmadın, bu konuda bir şey yazmadın. Davetli değil miydin, niye yazmadın” diye.

Okur doğru düzgün bir şekilde hesap sordu mu, o hesap verilir.

6'lı Zirve’ye davetliydim.

Ama gitmedim.

Niye gitmedin diye soracak olursanız, pek sosyal biri değilim, daha doğrusu sosyalleşme konusunda oldukça seçici olmaya başladım son zamanlarda. O davetli listesine göz atınca ne yalan söyleyeyim, bazıları ile aynı ortamda bulunmak, göz göze gelmek, mecburen selamlaşmak dahi istemedim.

Bu nedenle gitmemeyi tercih ettim.

İçeriğinden bağımsız olarak, bu zirve ile ilgili ne düşündüğümü daha önce yazmıştım zaten.

Kardeşlerin bile bir araya gelmediği, bölüm bölüm bölünmüş bir Türkiye’de birbirinden bu kadar farklı düşüncelere sahip siyasi oluşumların liderlerinin ülkenin geleceği için bir araya gelmelerini çok önemli ve çok doğru buluyordum.

Bunu da açıkça yazdım.

Ancak 28 Şubat'taki Zirve ile ilgili tek kelime bile yazmadığım doğru.

Çünkü benim için 28 Şubat’ta yapılan zirve, 27 Şubat günü sona erdi.

Zirveden bir gün önce, gitmeme kararımın ne kadar doğru olduğunu anladım.

Çünkü Necmettin Erbakan’ı anma töreninde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşma, benim zirveyle ilgilenmeme gerek bırakmadı.

Çünkü o gün CHP Genel Başkanı, kendisine ve hepimize yol gösterici olarak “Necmettin Erbakan’ı” gösterdi.

Şaka değil, gerçekten kürsüye çıktı ve “Erbakan’ın yaşamı hepimiz için yol göstericidir” dedi.

Rahmetli bir eski siyasetçiye, eski Başbakan’a saygı göstermek başkadır, tabii ki anlarım.

“Gerçek millici oydu bugün milli lafını ağzından düşürmeyenler değil” dese yine anlarım. “Haksızlığa maruz kalmış bir siyasetçiydi, bugüne bakınca o zaman söylediklerini daha iyi anlıyoruz” dese yine de anlarım.

Ama “Hepimize yol gösterici” olarak sunmasını anlayamam.

Kimseye de anlatamam.

Başkalarının fikirlerine saygı duymak başkadır, başkalarına dönüşecek kadar fikri altyapıdan yoksun olmak başkadır.

Kibarlık başkadır, cılkını çıkarıp kimliksizleşmek başkadır.

Bu yüzden de 27 Şubat günü CHP Genel Başkanı’nın ağzından bu cümleyi duyduktan sonra, benim için 28 Şubat’taki zirvenin hiç ama hiçbir anlamı kalmadı.

Bu yüzden tek kelime bile yazmadım.

Atatürk’ün kurduğu CHP’nin fikren temsil edilmediği bir zirve ile ilgili ne yazabilirdim ki!

Eğer CHP de Kılıçdaroğlu ile aynı fikirde ise, kendilerine bir tavsiyem var.

Fatih Erbakan’a genel başkanlık teklif etsinler.

Çakmasından ise, hakiki Erbakancı bir liderle daha iyi yol alırlar.