X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

“Dün büyükelçiler konuşmasın” diye yazınca “Hay ağzına sağlık” diyen de oldu “Niye konuşmasınlar. Daha da konuşsunlar” diyen de.

Mesela sevgili dostum Zeynel Lüle de bu kanaatte olduğunu açıkladı sosyal medyadan, “Konuşsunlar, daha da konuşsunlar” dedi ve rahip Brunson’ın serbest bırakılmasını hatırlattı.

Doğru, Brunson da baskı ile serbest bırakılmıştı.

Hatta Zeynel’in eksiğini tamamlayayım, Türk kökenli Alman gazeteci Deniz Yücel de.

Ama orada hep “ekonomik” tehditler vardı.

Bu yüzden büyükelçiler ve ülkeleri Türkiye’de demokrasi ve insan hakları konusunda gerçekten samimi iseler, yani tüm bu açıklamaları AK Parti’ye içerde destek sağlamak için yapmıyorlarsa o zaman yapmaları gereken şey bu değil.

Gerçekten Türkiye’yi ve Türk insanını düşünüyorlarsa yapmaları gereken şey Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini yeniden canlandırmak, Türkiye’nin AB normlarına uymasını üye olarak sağlamaktır.

Başlatılacak her görüşme, ele alınacak her başlık Türkiye’nin demokratik normlara biraz daha kavuşmasına neden olur.

Böyle tehditler savurmak ise ancak ve ancak iktidarın işine yarar.

Seçmenini konsolide eder.

Ve bana göre Avrupa’nın da niyeti budur.