X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Artık her şeyi birbirine karıştırmaya başladım.

Benim aklım, beynim almıyor.

Matruşka bebekler gibi, her biri diğerinin içinden çıkıyor. Vakıf vakfı doğuruyor, dernek derneği, sonra ikisi birleşip yeni bir vakfı.

Birkaç gündür yine tartışıyoruz bu vakıfları.

Bu kez gündemdeki TÜGVA.

TÜGVA ne, TÜRGEV ne emin olun karıştırıyorum artık.

Büyükada İskelesi’ndeki kiralama ve tahliyeye direnmeleri, yeri ile gündeme gelen TÜGVA’nin 81 ildeki yöneticileri önceki gün “sabah namazını müteakiben” camilerde basın açıklaması yaptılar.

Ben bunu ilk defa gördüm.

Müftüler, imamlar bile camide basın açıklaması yapmazken, bir vakıf bunu da yaptı.

Biz şöyleyiz, biz böyleyiz diyerek kendilerini aklama çabası içindeler anlaşılan.

Ben ise bir kaz daha “şeffaflık” öneriyorum kendilerine.

Kamuoyu önünde aklanmanın, düzgün görünmenin tek bir yolu vardır.

Şeffaf ve hesap verebilir olmak.

Madem “Kamu yararına hadim” bir vakıf olarak Bakanlar Kurulu onaylısınız.

Yani bana vergiden muaf olduğunuz gibi, size yapılan bağışlar, yardımlar da vergiden düşülebildiği için de, vergi mükelleflerine karşı da hesap verebilir olmalısınız.

Ama böyle içi boş açıklamalar yaparak bu iş olmaz.

Şöyle olur.

Tüm gelir kaynaklarınızı açıklarsınız.

Kimden ne kadar bağış aldınız?

Ve nerelere nasıl harcadınız?

Yani şeffaf bilançonuzu kamuoyuna açıklarsınız, bunu internet sitenize de koyarsınız. İsteyen, merak eden girer bakar, inceler.

En az bunun kadar önemlisi suçlandığınız “Kamu binalarını ucuza kiralama” meselesini de şeffaflıkla açıklığa kavuşturursunuz.

Hangi kamu kuruluşundan, hangi gayrimenkulü kiraladığınızı ve bunlara kaç lira kira ödediğinizi de şeffaf bir şekilde “cumhur” ile paylaşırsınız.

Kendine güvenen böyle yapar.

Yok eğer bunu yapmadan, değil camide sabah namazında, Kabe’de beş vakit açıklama yapsanız da olmaz.

  • em
    emre
    Türkiye gibi bölgesinde 80 yillik Demokrasiye 80 yillik Avrupa birligiyle isbirligine Dünya'nin bir cok insan haklarina imza atmis bölgesinde Dinamigi olan bir ülkenin bugün Misir dan dahi insan haklari hukuk dersi verilmek istenmesi onur kirici bir durum. Türkiye'nin makus kaderimi diyelim ne diyelim bilemiyorum ama yillarca emek verilerek kazanilan onca haklar hukuklar kazanimlar bir dönem geliyor cöpe atiliyor. gecmiste yetismis binlerce insanimiz ihtilaller muhturalarla kacirilirdi simdide baska nedenlerle kendi elimizle yetistirdigimiz elemanlari amerikaya avrupaya kovalarken ortadogunun karanliginda ne kadar verimsiz insanlar varsa hepsinide icimize aliyoruz cok yazik
  • em
    emre
    Temmuz ayinda istanbul havaalanindan bir Taksi'ye bineyim dedim 250 TL dedi. VIP olursa 400 TL. Bu Havaalanina neden Metro yapilmadigini anlamamak cok fazla düsünmeyi gerektirmiyor. Istanbul taksi mafia'si soygun yapsin diye metro yapilmamis. yani Istanbul Havaalaninda Taksi binmek Mafia cetelerine para kaptirmakla ayni. Havaist gece seferleri olmadigi icin bu cetelere teslim ediliyor astronomik talepler oluyor. Havalimanindan Taksiye binen Turistler bence ilk hayal kirikligini taksicilerden yasiyorlar. Londra'nin centilmen Taksicileri nerede bunlar nerede. bunlarin yarisinin ne oldugu belirsiz insanlar. cok yazik bu ülkeye