X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Bazı Avrupa ülkelerinin büyükelçileri Osman Kavala’nın tutuklu yargılanmasını eleştiren ve serbest bırakılması gerektiğini savunan bir bildiri yayınladılar.

Türkiye’deki iktidar da bunun üzerine çok kızdı ve büyükelçileri Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak öfkesini gösterdi.

Büyükelçiler ise orada da geri atmamışlar anladığımız kadarı ile.

Benim bu büyükelçilere söyleyecek iki satır lafım var.

Sizlerden rica ediyorum, kendinize gelin, bizim işimize karışmayın.

Türkiye’de aklı başında hemen herkes Osman Kavala’nın ve benzer suçlarla itham edilen pek çok kişinin yargılanmasından ama asıl olarak tutuklu yargılanmasından rahatsız.

Bununla ilgili tepkilerimizi de çok şükür gösteriyoruz.

Etkisi fazla olmuyor ama sonuçta bir mücadele ve Türkiye’de demokrasiden yana olanlar ile olmayanlar arasındaki bu mücadele sürüyor ve sürecek.

Sizin bu açıklamalarınızın, sizin bu hadsiz müdahale girişimlerinizin bu mücadeleye tek kör kuruşluk katkısı olmuyor.

Tam aksine bu mücadeleye zarar veriyorsunuz.

Demokrasi için, insan hakları için, düşünce özgürlüğü için uğrayanların “Batı ajanları” olduğu yolunda oluşturulmak istenen algıya hizmet ediyorsunuz.

Bu eylemlerinizin tek faydası özgürlük karşıtlarına oluyor.

Onları güçlendiriyor, onların işine geliyor, onlara söylem gücü veriyor.

Siz Osman Kavala’nın hapisten çıkmasını değil, hapiste daha uzun kalmasını sağlıyorsunuz.

Peki siz bunu öngörmeyecek kadar şuursuz musunuz!

Hiç zannetmiyorum.

Yaptığınız eylemin etkisinin ne olacağını benden, bizden daha iyi biliyorsunuz.

Anlamıyor muyuz zannediyorsunuz?

Siz Türkiye’de bu “kafanın” daha uzun süre iktidar olmasını istiyorsunuz.

Çünkü böylesi sizin daha çok işinize geliyor.

Böyle bir Türkiye’yi daha kolay dışlıyor, daha kolay köşeye sıkıştırabiliyorsunuz.

O yüzden biraz susun.

Daha doğrusu kesin sesinizi.

Biz eninde sonunda kendi göbeğimizi keseriz.

Siz işinize bakın.