X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Her dönemin simgesel, unutulmayacak olayları vardır.

Bu dönemin Adalet anlayışının simgesel ve asla unutulamayacak olayı ise Ankara Adliyesi’nden geldi.

Başkenti neredeyse çeyrek asır yöneten Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, hala içine sindiremediği mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a “Çapsız” dedi.

CHP’li Mansur Yavaş da konuyu yargıya taşıdı.

Şikayet dosyası Ankara Cumhuriyet Savcılarından birinin önüne gitti.

Savcı şikayeti okudu ve “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın konumu gereği kendisine yöneltilen ağır eleştiriler karşısında diğer kişilere göre daha esnek bir yaklaşım göstermesi, tahammül seviyesinin diğer kişilere göre daha yukarda olması, eleştirinin övgü olmaması nedeniyle sert, kaba, şok edici, saldırgan, kırıcı, incitici ifadeler barındırmasının doğal olduğunu” belirterek dava açılmasına gerek olmadığına hükmetti.

Son derece geniş bir eleştiri algısı ve benim de katıldığım bir karar.

Hatta savcıyı kutlayabilirdim de.

Ancak gelin görün ki aynı savcı, AK Partili Mamak Belediye Başkanı Murat Köse için “Çapsız” diyen bir vatandaşla ilgili olarak Köse’nin yaptığı şikayet içinse “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı alenen hakaret” nedeniyle dava açılmasına karar verdi.

Aynı kelime nedeniyle birbirine taban tabana zıt iki karar.

İki kararı veren de aynı savcı

CHP’liye AK Partili söyleyince eleştiri.

AK Partiliye vatandaş söyleyince hakaret.

Bir dönemin Adalet anlayışı bundan daha iyi ete kemiğe büründürülemezdi.

Sayın Savcı'ya kararı için değil ama bunu bu kadar açıkça ortaya koyarak gelecek nesillere unutulmayacak bir örnek bıraktığı için teşekkür ediyorum.