X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank Türkiye’nin uçan otomobil konusunda dünya lideri olacağını söyledi birkaç gün önce.

Ağzımı açıp tek kelime etmedim.

Çünkü hayal etmenin, hedef koymanın önemli olduğunu düşünürüm.

Gerçi ayağı yere basmayan hayallerle ilgili Namık Kemal’e atfedilen güzel bir cümle vardır ama ben yine de “Hayal”e inanırım.

Hatta “Sayın Bakan bu güzel bir hayal ve kulağa hoş gelen bir hedef ama biz daha yerde yürüyenini yapamadık. Tüm bunlar elbette olur fakat öncelikle bilime önem vermeliyiz, temel bilimleri yüceltmeliyiz ve hepsinden daha önemlisi de liyakat olmadan bu işler olmaz. Kanunların etrafından torpille aşarsınız ama Fizik kanunlarını torpille değiştiremezsiniz” diye yazacaktım ama vazgeçtim.

“Ulan ne münafık herif” demesinler diye.

Ama Prof. Dr. Naci Görür susmadı ve hiçbir kötü cümle söylemeden sadece “ARGE ve okuma alışkanlığı olmayan bir ülkede bu iş nasıl olacak” diye sordu.

Ben Naci Hocama tam olarak katılmadım açıkçası.

Liyakate önem verirseniz yine de olabilir.

Zor olur, dışa bağımlı olur ama olur.

İHA’larda olduğu gibi.

Bakan Varank ise Naci Görür’e “Çürümüş zihniyetin temsilcisi” diye hakaret ederek yanıt verdi.

Varank, kendisi ya da bakanlığı ile ilgili her türlü eleştiri hatta öneriye hakaretle karşılık veriyor.

Ben de bundan birkaç kez nasibimi aldım.

Oysa Sağlık Bakanı Koca’yı örnek alsa.

Eleştiriye karşı hakaretle bir yere varılmıyor ve kimse utandırılmıyor.

En iyi yanıt icraatla oluyor.