AA

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) tarafından düzenlenen "Suriye'nin Geleceği: Türkiye ve ABD Perspektifi" başlıklı panelde konuşan Jeffrey, Suriye'nin bütün dünya için olağanüstü ciddi ve tehlikeli bir konu olduğunu belirterek "Şu anda Ortadoğu'da yaşanan en ciddi çatışma. İran, Rusya, ABD, Türkiye ve en azından hava kuvvetleriyle İsrail, Suriye konusuna dahil bulunmakta." değerlendirmesinde bulundu.

Jeffrey, Suriye'de 12 milyon insanın yerinden edildiğini, bu insanların yaklaşık yarısının yaşadığı Türkiye’nin çok büyük çaba gösterdiğini belirterek, yaşananların insani bir felaket olduğunu ve küresel anlamda da bir sıkıntıya yol açtığını ifade etti.

Suriye'deki mevcut durumu değerlendiren Jeffrey, "3 yıldır aslında donmuş bir çatışma var. Sahada aslında çok fazla bir değişiklik yok. Ne yazık ki trajik olarak birkaç ay önce birtakım problemler oldu. İran, Rusya taraftarı gruplar sahada birtakım çatışmalar yarattılar. Ama onun dışında 2018’den beri Türkiye’nin yaptığı bir harekat sonrasında durumda bir değişiklik yok." yorumunda bulundu.

"YÖNETİMDE KALMAK ESAD'IN İSTEDİĞİ TEK ŞEY"

AA'nın haberine göre; bölgede yer alan aktörlerin durumlarını değerlendiren Jeffrey, "Esad basitçe hayatta kalmaya çalışıyor. Hiçbir şekilde anlaşmaya varmıyor. Ülkesine insanların geri dönmesini sağlayacak, paranın akmasını sağlayacak önerileri kabul etmiyor. Yönetimde kalmak tek istediği şey. Yıkıntının yöneticisi olmayı tercih ediyor. Ülkeyi yeniden yapılandırmaya karşı." dedi.

Rusya'nın Suriye ve bölge üzerinde çok ciddi iddiaları ve istekleri olduğunu aktaran Jeffrey, bu eğilimin önemli zararlara neden olabileceğini kaydederek, "Rusya ise daha önce düşündüğü şekilde ekonomik olarak batmış bir yapıdan faydalanmak istiyor. Orada kendi ordusunun birtakım güçlerini oluşturmak istiyor. Kendisine dost bir yönetimle orada var olmak istiyor." değerlendirmesinde bulundu.

İran'ın Suriye üzerindeki hedeflerinden de anlatan Jeffrey, Tahran yönetiminin Batı sistemine karşı olarak bölgede baskın bir güç olmak isteğine vurgu yaparak Suriye sorununun çözülmemesinin İran'ın bölgedeki şansını artırdığını belirtti.

ABD'nin ise meseleyi 3 farklı seviyede ele aldığını kaydeden Jeffrey, İran ve Rusya'nın yaptığı savaş suçlarının, kimyasal silah kullanımlarının ve güvenlik sisteminin altüst edilmesinin en üst noktadaki alarm seviyesi olduğunu kaydetti.

Bir sonraki seviyenin mevcut insani kriz olduğunu belirten Jeffrey, son olarak İran'ın Suriye’de ikinci bir Lübnan yaratmaya çalıştığına dikkat çekerek, "Lübnan yıkılmış bir devlet. Bir kukla tarafından yönlendiriliyor. Bunun Suriye'de olmasını istiyorlar." dedi.

TÜRKİYE DEĞERLENDİRMESİ

Türkiye'nin güvenlik sorunları nedeniyle bölgeden ayrılmak istemediğini kaydeden Jeffrey, "Türkiye sınırı boyunca kendini savunmak durumunda kalıyor. PKK meselesi çok ciddi bir mesele. Türkiye'de 3 milyondan fazla mülteci var ve İdlib'de şu an 3 milyon kişi bulunuyor." şeklinde konuştu.

Suriye rejimi cephesindeki gelişmeleri kaydeden Jeffrey, "Suriye'de DEAŞ'ın öldürdüğü askerler söz konusu. Çünkü Esad bu teröristleri teşvik ediyor, zemin hazırlıyor. Suriye yönetimi uyuşturucu ticaretini de finanse ediyor. Bu şekilde kendi askeri kuvvetlerini finansmanını sağlıyor. Ekonomik olarak üstünlük kazanmaya çalışıyor." ifadelerini kullandı.

ABD’nin Suriye politikasının bir önceki yönetimine kıyasla çok fazla değişmediğini, eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin 6 yıl önce yapmaya çalıştıklarının devam ettiğini gözlemlediğini kaydeden Jeffrey, “ABD şu anda kayıt altında açık bir şekilde Suriye politikasını ifade etmiş değil. Benim yönetime naçizane tavsiyem bence bu bölge politikası açık bir şekilde ifade edilmelidir ki diğer tüm ülkeler de pozisyon alabilsinler.” dedi.

"SURİYE'DE TÜRKİYESİZ ÇÖZÜM OLMAZ"

Meselenin çok boyutlu olarak ele alınarak çözümün tüm taraflara fayda sağlaması gerektiğini ifade eden Jeffrey,"Türkiye olmaksızın Suriye de bir çözüm olamaz. Bu da ABD ile Türkiye’nin iş birliğini zorunlu hale getiriyor." dedi.

Panelin açılış konuşmasını yapan ORSAM Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uysal, Arap Baharı döneminde Suriye toplumunun beklediği ekonomik ve siyasi reformların gerçekleşmediğini ifade etti.

Düşme noktasına gelen Suriye rejiminin Lübnan, DEAŞ, İran gibi güçler tarafından kurtarıldığını belirten Uysal, "Batılı güçler Suriyelileri yüzüstü bıraktı. Özellikle Obama yönetimi kimyasal silahlar gibi girişimleri göz ardı ettiler. PKK gibi PYD gibi bazı kısaltmalara sahip oluşumları göz ardı ettiler. Aslında DEAŞ'ın oluşumuna zemin hazırladılar. Ve bütün bu yapılar günün sonunda birbirleriyle çatışmaya başladılar." değerlendirmesinde bulundu.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!