SIRADAKİ HABER

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, "Büyük medeniyetimizi ihya ve inşa etmek, geçmişle gelecek arasında köprü olmak gibi büyük bir sorumluluğumuz var. Türkiye'nin son iki asırda kaybettiği zamanı telafi etmek gibi bir sorumluluğu var." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Kurtulmuş, Beyoğlu Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Gençlik Kuruluşları Birliğinin geleneksel sahur programına katıldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile AK Parti 2. Bölge milletvekili adayı Ayşe Böhürler'in de yer aldığı buluşma, çok sayıda gençlik kuruluşunu Taksim Meydanı'nda bir araya getirdi.

Burada konuşan Bakan Kurtulmuş, Türkiye gibi iddialı bir ülkenin en büyük varlığının ne ekonomik zenginlik, ne yeraltı kaynakları, ne askeri gücü, ne de başka güçleri olduğunu belirterek, Türkiye gibi iddia sahibi, büyük medeniyetler kurmuş, büyük milletlerin en büyük gücünün, değerlerine sahip, o ülkeyi yarına taşıyacak inanmış, bilgili, cesaretli, erdemli ve kararlı bir gençlik olduğuna vurgu yaptı.

"Büyük medeniyetimizi ihya ve inşa etmek, geçmişle gelecek arasında köprü olmak gibi büyük bir sorumluluğumuz var. Türkiye'nin son iki asırda kaybettiği zamanı telafi etmek gibi bir sorumluluğu var." diyen Kurtulmuş, bunun için gençlere büyük sorumluluklar düştüğünü söyledi.

"BİLGİ SAHİBİ OLAN İRFAN SAHİBİ DE OLMALI"

Türkiye'nin geleceğini ihya ve inşa edecek gençlerde bulunması gereken vasıflardan bahseden Bakan Numan Kurtulmuş, bunların sağlam inanç, sağlam iman ve sağlam irade olduğuna işaret etti.

Bu niteliklere sahip olmanın, Türkiye'nin üzerinden yükseldiği büyük medeniyet değerlerinin farkında olmayı, inançlarına, kimliğine sahip çıkmayı ve bunu bir büyük güç olarak sürekli geliştirmeyi gerektirdiğini ifade eden Kurtulmuş, ikinci olarak da ilim, irfan ve hikmet sahibi olmanın önemine dikkati çekti.

Dünyada mutlaka bilgi eksenli bir hayatı kurma mecburiyetinin şart olduğunu dile getiren Bakan Kurtulmuş, "İçinde bulunduğumuz çağ bilgiye en iyi ulaşılan, en çok bilginin üretildiği bir çağdır. Ama bilginin tek başına geçmediğini biliyoruz. Bilginin insanların hayrına kullanılabilmesi için bilgi sahibi olanların aynı zamanda hikmet ve irfan sahibi olmaları lazım." dedi.

"BİR DAVA ADAMININ EN TEMEL ÖZELLİĞİ RABB'İNİ BİLMESİDİR"

Yunus Emre'nin, "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır." dizelerine konuşmasında yer veren Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Dünyayı bilmek, dünyadaki bilimlerin farkında olmak, hangi alanda, hangi meslekle ilgili ise onunla ilgili bilgileri bilmek, bu anlamda geçmişi ve medeniyeti bilmek; ama hepsinden önemlisi kendini bilmek, Rabb'ini bilmek ve Rabb'inin yarattıklarını bilmek bir dava adamının en temel özelliklerinden birisidir. Kendini bilmeyen ne biliyor olursa olsun aslında cahildir. Rabb'inin gücü karşısında kendi acziyetini bilmeyen ne biliyor olursa olsun aslında bilgili birisi değildir."

"İNSANLARA FAYDALI OLMA ÇABALARINIZI SÜRDÜRÜN"

Bilginin irfan ve hikmetle donatılması gerektiğini söyleyen Bakan Kurtulmuş, hikmetin bilgiyi insanların hayrına olacak şekilde kullanma anlamı taşıdığını belirtti. Kurtulmuş, geçmişte atom bombasını bulmanın önemli bir buluş olduğunu yıllarca süren araştırmaların, bilimsel çalışmaların sonucunda ortaya konulmuş bu bilginin, insanlara bir anlamda yarar, fayda getirmemesi nedeniyle hikmetli olmadığını kaydetti.

Sağlam bir inancın, sağlam bir itikatın ötesinde sağlam bir bilginin, irfan ve hikmetin dava adamının olmazsa olmaz bir diğer önemli vasfı olduğunu hatırlatan Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Biz bilgiyi de hikmeti de irfanı da inançlı olmayı daha kuvvetli, muktedir olmayı da insanlara faydalı olmak için istiyoruz. İnsanlara faydası olmayan bilginin, insanlara faydası olmayan sağlam bir itikadın, insanlara faydası olmayan bir tecrübenin, insanlar için hayırlara vesile olmayacak herhangi bir birikimin aslında hiçbir faydası yoktur. Bunun için biliyoruz ki insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır, insanların hayrına, insanların faydasına çalışanlardır, mücadele edenlerdir. Siz sevgili genç neslin temsilcisi olan kardeşlerimiz bu üç temel özelliğe sahipsiniz. Sağlam bir inanca, sağlam bir itikada, ilim, irfan ve hikmete, aynı zamanda da aksiyona sahipsiniz. İnsanlara faydalı olmak için gayret gösterdiğiniz için buradaki 21 gençlik kuruluşunda bulunuyorsunuz ve kendi alanlarınızda iş birliğinizi sürdürüyorsunuz. Sizden beklentimiz bu istikametteki çabalarınızı sürdürmenizdir, her birinizin bir sivil toplum kuruluşu olarak kendi alanınızda ana akım sivil toplum kuruluşu haline gelmenizdir. Bunun için elimizden gelen her türlü gayretle, seferberlik ruhuyla çalışıyoruz." 

"GÜVENCEMİZ GENÇ KADROLARIMIZDIR"

Türkiye'nin kaybettiği iki asırlık vakti tamamlamak için acele etmeye ihtiyacı olduğunu bildiren Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ama acele ederken ayakları yere sağlam basan, nereden geldiğini çok iyi bilen ama nereye gideceğini de çok iyi tespit etmiş olan bir kararlılığa ihtiyacımız var. Bu kararlılığı sizde görüyoruz. Türkiye'nin en büyük güvencesi, teminatı, en büyük kazanımı vatansever, inançlı, bilgili, ahlaklı, erdemli, hikmetli genç kadrolarıdır. Allah ufkunuzu ve yolumuzu açık eylesin, adımlarınızı sağlam eylesin, geleceğiniz aydınlık olsun."

"TÜRKİYE GENÇLERİMİZİN GAYRETİ İLE DAHA DA İLERLEYECEK"

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Taksim Meydanı'nın şimdiye kadar birçok gösteriye, mitinge şahit olduğunu hatırlatarak, bunların bir kısmının fevkalade önemli ve demokratik talepleri dile getirdiğini ancak bir kısmının da provoke edilen mitingler olduğunu söyledi.

Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs 1977 yılında, karanlık odaklara mensup bazı kişiler tarafından alanda bulunan kitlenin üzerine ateş açıldığını da hatırlatan Bakan Kurtulmuş, çok sayıda insanı gencecik yaşta hayattan koparan bu olayın açık bir provokasyon olduğunu kaydetti.

Bu olayın Türkiye'yi birbirine kırdırmak isteyen, Amerika'nın ya da Rusya'nın peyki yapmak isteyen çevrelerin aleni bir oyun olduğunu ifade eden Bakan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'a çok şükür öylesi ağır bir provokasyonu dahi yenip bir kenara koymuş olan bir milletiz. Yıllar geçti üstünden bu sefer Gezi Parkı'nda önce iyi niyetle, birtakım çevre duyarlılığıyla başlayan hareket birkaç gün içerisinde, geçmişte olduğu gibi, bir provokasyon ortamına dönüştürüldü ve ne yazık ki, Türkiye'nin köküne kibrit suyu ekilmeye çalışıldı. Türkiye o provokasyonu da aştı ve geleceğe çok daha güvenli, çok daha huzurlu bir şekilde bakıyoruz. Bugün, insanların çıkmak için tereddüt ettiği Taksim Meydanı'ndayız. Burada artık herkes huzur içerisinde yaşıyor. Önümüzdeki sene iki tane abidevi binanın açılışına şahit olacağız. Bunlardan biri yıllardır büyük bir ihtiyaç olmasına rağmen, maalesef yine birtakım politik mülahazalarla provokasyon halinde tutulan meşhur Taksim Camisi'dir. Vatandaşlarımızın ibadet etmesine bir imkan olarak önümüzdeki ramazan ayında inşallah ibadete açılacak. Osmanlılarda Batılıların 'Pax Ottomana' olarak tanımladığı Osmanlı barış düzeninde, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler yan yana, aynı sokaklarda yaşadılar. Hiç kimse bir diğerinin inancına, itikadına, geleneğine karışmadı. Ama ne yazık ki, bazı çevreler, 6-7 Eylül olayları diyerek, Taksim'deki İstiklal Caddesi'nde yaptıkları provokasyonlarla gayrimüslim yurttaşlarımızı memleketlerinden göndermek için gayret sarf ettiler. Bütün bunların hepsi geride kaldı. Şimdi burası bir diyar-ı huzur olarak karşımıza çıkıyor. Herkesin bir arada rahatlık ve huzur içerisinde bulunduğu bir meydan olarak Taksim karşımızdadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Atatürk Kültür Merkezi'nde sürdürdüğümüz inşaat uzun yıllardır tartışılan bir husustu. Burada yıkılan binanın betonlarının içinden deniz kabukları çıktı. Eski ve çürük bir binaydı ve içten içe yıkılmaktaydı. Ancak 'istemezük' diye buna karşı çıkan birtakım insanlar oldu. Ama seneye bu vakitlerde binanın içerisindeki herhangi opera, bale, tiyatro ya da herhangi bir etkinlik sadece dünya çapındaki o salonun içerisinden değil, burada meydanda bulunanlar tarafından da seyredilebilecek. Türkiye gittikçe daha iyiye gidiyor. Bu millet asla geriye gitmeyecek. Ekonomik, olarak, siyasi olarak, kültürel olarak hep ileriye gideceğiz. Birlikte barış içerisinde, huzur içerisinde yaşayacağız. Sadece İstanbul'u değil, dünyanın her yerini diyar-ı huzur haline getirmek için önce insanlığın son adası olan bu milleti, bu memleketi bir diyar-ı huzur haline getireceğiz. Buradaki en büyük teminatımız sizlersiniz, siz değerli kardeşlerimizin, gençlerimizin çalışması, başarısı ve gayretiyle Türkiye daha ileriye gidecek."

Beyoğlu Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen sahur programında Medeniyet Fikir, Düşünce, Siyaset, İktisad Derneği, Milli Birlik Cemiyeti, Milli Türk Talebe Birliği, Mimar ve Mühendisler Grubu, Genç MÜSİAD, Önder Genç, Genç TÜMSİAD, Genç Yeşilay, Anadolu Öğrenci Birliği, Genç ASKON, Genç Birlik, Genç Ensar, Girişimci İş Adamları Vakfı, Genç Hareket, Gençlik Eğitim ve Kültür Konfederasyonu, Genç İDSB, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği ile İHH İnsani Yardım Vakfı da yer aldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Ayşe Böhürler, program sonununda gençlik kuruluşlarında yıl içerisinde görev değişimi yapan başkanlara teşekkür plaketi verdi.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!