17 Ağustos depreminin 19'uncu yıldönümünde uzmanlar, Habertürk TV'de Buse Biçer ve Mehmet Akif Ersoy'un hazırlayıp sunduğu, '17 Ağustos Özel' programına konuk oldu. Program, depremde yaşamını yitirenler için İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz tarafından okunan hatim duasıyla tamamlandı. İşte Marmara depremine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan uzmanların, kentsel dönüşümden toplanma alanlarına kadar deprem öncesi ve sonrasına ilişkin değerlendirmeleri...

Mehmet GÜLLÜOĞLU (AFAD Başkanı)

"3000'E YAKIN TOPLANMA ALANI VAR, YETERLİ"

"Biz belediyelere, 'Senin ilindeki, ilçendeki nüfusa göre toplanma alanlarını bildir' diye rakamları istedik. Bu arada iki şey planlıyoruz. Bir tanesi bu toplanma alanı dediğimiz park, okul sahası dediğimiz yerlerin işaretlenmesi. Yani oradan geçen vatandaş bilecek ki burası toplanma alanı. 3000'e yakın toplanma alanı şu an belli. İstanbul'daki nüfusa yetecek kadar var. Ancak konuları, önemi kadar konuşmak lazım. Bizim uzun uzun konuşmamız gereken konu binaların yıkılmaması için ne yapmamız gerektiği. Konunun büyük kısmı bu tarafta, küçük kısmı arama kurtarmada, ondan biraz daha büyük kısmı ise iyileştirmede. Van depremi örneğinde, 1 yılda şehrin neredeyse tamamı inşa edildi. Yani devlet öyle bir durumda gereğini yapıyor. Kızılay 80 bin çadır gönderdi. 

Prof. Dr. Şükrü ERSOY (YTÜ Öğr. Üys)

'TOPLANMA ALANLARI AVM'LERE DÖNÜŞTÜ'

Toplanma alanları olarak açıklanan yeşil alanların çok büyük bölümünü AVM'lere dönüştürme mantığı vardı. Vatandaş bunu görüyordu. Dolayıyla tepkiler bundan kaynaklanıyor. Bu alanlar ne toplanma alanı oldu ne de vatandaşlara yeşil alan olarak döndü. Hem de afetlerde insanların geçici barınma yerleri olacaktı. Buraların büyük bölümü elden çıktı. Bizim yeşil alanlara da ihtiyacımız var. İnsan başına düşen yeşil alan azalırsa bu da uzun vadeli bir afet getirebilir.

 

Eray ÇINAR (Acil Afet Daire Bşk.)

"9443 UMKE GÖNÜLLÜMÜZ VAR, VE BU SAYI ARTIYOR"

Bizim Türkiye genelinde toplam 19 tane ağır iklim tipi sahra hastanemiz var. Bu hastaneler, uzun ve ağır iklim koşullarında hem sıcakta hem soğukta personelimizin çalışabileceği, 50 yatak kapasiteli, içinde polikliniklerin, ameliyathanelerin servis alanlarının olduğu, çelik kolon sistemiyle yapılmıştır. Aynı zamanda daha hızlı reaksiyon vermek açısından şişme tip çadırlardan oluşan sahra hastanelerimiz de var. Biz bugün Türkiye olarak dünyanın en büyük, afetlerde sahalarda sağlık hizmetleri sunan gönüllü sağlık ekibine sahibiz. 9443 tane UMKE gönüllümüz var ve bu sayı da günden güne artıyor. 

Kerem KINIK (KIZILAY Başkanı)

"18 MİLYON TALEBENİN MÜFREDATINA YEDİRİLİYOR"

Afete hazırlıkla alakalı 20 modül oluşturuldu. Bu 20 farklı modül, afet bilinci, ilk yardım eğitimi, kötü alışkanlıklar, terör gibi konuları içeriyor ve 18 milyon talebemizin müfredatına şu an yediriliyor. Bu süreç okulun içinde çocuklarımız tarafından farkındalık oluşturma ve bu sürecin içine katılarak taçlandırılması gereken bir süreç. Bugün meteoroloji bir uyarıda bulunuyor, bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesi gerekiyor. Bu vatandaş düzeyinde bir kültür. Bu vatandaş düzeyindeki kültür bize 'Toplum temelli afet yönetim sistemi' anlayışını kazandıracak. Bugün maalesef böyle bir sistemimiz yok. Bugün Türkiye Afet Müdahale Planı içinde toplum, insan sadece 'afetzede' olarak geçiyor. Onun dışında katılımcılık olarak görev sadece sivil toplum kuruluşlarımızın omuzlarında. Bu sistemle afete müdahale ya da iyileştirme safhasında çok ciddi mesafe katedebiliriz. 

Mehmet GÜLLÜOĞLU (AFAD Başkanı)

"AFETLE İLGİLİ PAKET BİR EĞİTİM VERİYORUZ"

Her bir ailenin afet çantasının farklı olması gerekir. Çünkü ailelerin ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Afet eğitimlerinde aile afet planı, afet çantası, deprem anında sel anında neler yapılması gerektiği, sonrasında neler yapılması gerektiği gibi 1-1.5 saat gibi vatandaşlara temel eğitimler veriyoruz. Bu eğitimleri 81 ildeki İl Afet Müdürlükleri'nde veriyoruz. Vatandaşlarımız gruplar halinde gidebilirler, bu eğitimleri talep edebilirler. Okullar bizim için önemli. Çünkü çocukluktan itibaren bu kültürü oturtmamız gerekiyor. Okullar açılınca özellikle okullarla görüşüp bunu yayıyoruz. Şimdi bir çalışmamız daha var. Uzaktan eğitimle internet üzerinden bu eğitimi yaymak ve bizzat İl Müdürlükleri'nde de bunun uygulamasını yaptırmak. Sadece temel afet eğitimi değil, AFAD gönüllülüğünü yayarak Kızılay ve diğer STK'larla işbirliği halinde geliştirmek istiyoruz. Çünkü bizim sayımızın yeterli olmadığı durumda gönüllüleri devreye sokmak gerekiyor. Deprem ve sel anında ne yapmamız gerektiğine kadar bunların uzaktan eğitimi hazırladık. Çok değil birkaç haftaya kadar bunun lansmanını da yapacağız.

 

Kerem KINIK (KIZILAY Başkanı)

"BÜTÜN BİLGİLERİN İŞLENDİĞİ HARİTA GEREKİYOR"

Risk haritalarımız aslında var ama Türkiye'de bütüncül bir risk yönetimi, risk azaltma mantığı yok. Bakın veri her yerde var. Veri MTA'da var, TPOA'da var, AFAD'da var, belediyelerde var, zemin etidü yapan özel şirketlerde var. Normalde bunların tamamı bize aslında katmanlar hakkında bilgi veriyor. Ama bunların bir entegre edilip toplandığı aynı kaba doldurulduğu ve işlendiği bir harita gerekiyor. Bu haritaya her gün bir veri ekleniyor. Bu harita yapılıyor. Risk haritası olsaydı, renkler en fazla Marmara Bölgesi'nde olacaktı. Kapkara olacaktı burası. 

Mehmet GÜLLÜOĞLU (AFAD Başkanı)

"TÜRKİYE'NİN TAMAMI AVRUPA'DAN DEPREM KONUSUNDA DAHA RİSKLİ"

Avrupa'nın toplam sismik tehlikesine baktığımızda Türkiye'nin tamamı, Avrupa'dan daha yüksek tehlikeye sahip. Yani İskandinav ülkelerinde bile Türkiye'nin deprem haritasında en az riski belirten açık rengi bile oraya göre koyu kalıyor. O yüzden Türkiye tamamen bir deprem ülkesi. Siz eğer binanızın depreme dayanıklılığı konusunda gerekeni yapmışsanız, illâ burada büyük teknoloji olması şart değil. Bizim için yani afet ile uğraşanlar için iki temel kanal vardır. Biri tehlike biri de risk. Biz mart ayında 20 civarında akademisyenin katılımıyla 3 yıl süren bir çalışmanın ardından Türkiye deprem haritası yayınladık.

 

Prof. Dr. Şükrü ERSOY (YTÜ Öğr. Üys)

"DEPREMİN ETKİLEDİĞİ YORGUN BİNA BİR DEPREMDE YIKILIR"

Bakın kentsel dönüşüm sürecinde bir rant var ve bu rantı vatandaşın alması için vatandaşın desteklenmesi gerekir. Aksi taktirde vatandaş 120 metrekare evini verir, 70 metrekare bile ev alamaz. Kentsel dönüşümün iyi yapıldığını düşünmüyorum. Hele İstanbul gibi bir yerde kentsel dönüşümü yapmak o kadar zor bir şey ki.. Neden derseniz? İstanbul bir kültür şehri. Topkapı Sarayı'nı, camilerimizi yıkıp yeniden mi yapacaksınız. Bunları güçlendireceksiniz. Ama bu çok yüksek teknik ve mühendislik gerektiriyor. Bunların güçlendirilmesi normal binalardan daha zor. Bazı vatandaşlarımız bu masraflardan kaçmak için makyaj dediğimiz düzeltmelerle binalarını güçlendirdiğini düşünüp, başkalarına satmaya çalışıyor. Bu da vicdansızlık çünkü yorgun binalarda, yani bir deprem bir binayı etkilemişse kaldığı yerden devam eder ve o bina yıkılır. Dolayısıyla belli bir oranda resterasyon yapılamıyorsa, onu yıkıp yeniden yapacaksınız. Bunu kontrol edecek olan da denetim firmaları. Ama denetim firması müteahhidden ücret alırsa böyle bir denetim olmaz."

 

 

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!