SIRADAKİ HABER
- MCKINSEY&COMPANY

Kamu maliyesine yönelik tasarruf ve gelir önlemlerinin etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda kurulacak olan Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi'nin çalışma yöntemleri için ABD yönetim ve danışmanlık şirketi McKinsey'den danışmanlık alınması son dönemin ana gündem maddesiydi.

Enflasyonun yüksek çıkması gündemi değiştirince danışmanlık konusu biraz gerilere düştü.

Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın McKinsey'den danışmanlık alınmayacağı açıklaması bir kez daha bu kuruluşu gündemin başköşesine çekti.

Son aylarda sendikasyon kredilerini yenilemekte zorlanan bankalara bu sendikasyonları yapacak olan yabancı banka ve finans kuruluşlarının, Türkiye'nin IMF ile bir program içine girmesini önerdikleri biliniyor.

Anlaşılan o ki yabancı banka ve finans kuruluşları bizden giden bilgilere ve verilere güvenmiyor, tarafsız bir görüşe ihtiyaç duyuyor ve IMF'yi bu bilgi ve veriler için bir çeşit gözetim mercii olarak işin başında görmek istiyor.

Ne var ki bu söylendiği kadar kolay bir yol değil. Kolay olmamasının iki nedeni var. İlk olarak hükümet böyle bir öneriyi kabul etmiyor.

Hükümetin bunu kabul etmemesinin altında geçmişte yapılan açıklamalar yatıyor.

- Getty Images
2013 yılında dönemin ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı Ali Babacan, IMF'ye olan son borç geri ödeme talimatını bizzat yapmıştı.

Hükümet yetkilileri, yıllarca, IMF ile düzenlemeden çıkılmasını ekonomi yönetimindeki başarının bir kanıtı olarak anlattılar. IMF'den çıkılması bir yana, IMF'ye borç verme aşamasına gelindiğini ifade ettiler.

Yeniden IMF'ye başvurulması bu başarının bitmiş olduğu imajını yaratabileceği için bu yola gidilmesi bu aşamada pek mümkün görünmüyor.

İkinci olarak da IMF ile bir düzenleme içine girilmesi artık sadece bizim isteğimize bağlı bir seçenek değil.

Çünkü ABD yönetimi, geçtiğimiz ay, Kongreden geçirdiği bir yasa ile IMF gibi uluslararası kuruluşların Türkiye'ye mali destek vermesini yasakladı.

Aslında ABD'nin böyle bir hakkı yok. Bu yasal düzenleme sadece ABD'nin IMF İcra Direktörleri Kurulunda oy kullanacak olan temsilcisini bağlar.

IMF'de bir ülkeye destek verilip verilmemesini kararlaştıran icra direktörleri kurulunda ABD'nin oyu 24 oydan biridir.

O nedenle ABD'nin tek başına Türkiye'yi engelleme imkânı bulunmuyor.

  • McKinsey: Türkiye için geçmişte ne yaptı, hangi ülkelere danışmanlık veriyor?
  • Erdoğan'dan McKinsey açıklaması: Fikri danışmanlık alınmayacak, biz bize yeteriz
  • Mahfi Eğilmez: 15 yılın zirvesine çıkan enflasyonun nedenleri ne, sonuçları ne olacak?
  • Mahfi Eğilmez: Yeni Ekonomi Programı'nın hedefleri ne kadar tutarlı?
  • Mahfi Eğilmez: Merkez Bankası faizi neden artırdı, olumsuz enflasyon beklentisi kırılabilir mi?
- Getty Images

Buna karşılık ABD'nin Türkiye'ye destek verilmesine karşı çıkması diğer bazı icra direktörlerinin de muhalif kalmasına ve Türkiye'nin IMF ile bir düzenlemeye girmesinin engellenmesine yol açabilir.

ABD, yüzde 16,5 pay ile IMF'de en yüksek kotaya sahip ülke konumunda bulunduğu için 2019'da tamamlanacak kota artışını onaylamaması IMF'yi madden güç duruma düşürebilir.

Diğer icra direktörleri ister istemez ABD'li icra direktörünün etkisinde kalabilir.

Bu iki nedenle IMF ile bir işbirliğine girilmesi Türkiye açısından bu aşamada bir seçenek oluşturmuyor.

Yabancı yatırımcıya güven aşılamak

457 milyar dolar dış borcu, bir yıl içinde çevirmesi gereken yaklaşık 230 milyar dolarlık dış yükümlülüğü bulunan Türkiye'nin dış finansmana erişim için aradığı çözümün yeni kurulacak birim için alınacak danışmanlık meselesiyle gündeme gelmiş olduğu anlaşılıyor.

Yabancı banka ve finans kuruluşlarının beklentisi hükümete danışmanlık yapması konusunda anlaşmaya varılan McKinsey şirketinin bir yandan da dolaylı olarak, kendilerine verilecek raporlarda yer alacak bilgilere ve verilere göz kulak olmasıydı.

Yabancıların bu beklentisine karşılık verecek açık ya da zımni bir düzenleme var mı bilinmiyor ama borç verecek olanların beklentisinin bu olduğu anlaşılıyor.

Ne var ki işler tam bu aşamadayken Cumhurbaşkanının açıklaması gelince McKinsey'in danışmanlık meselesi karıştı.

- Getty Images
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumartesi günü yaptığı açıklamalarda McKinsey konusunda "Tüm arkadaşlarımıza söyledim. 'Bunlardan fikri danışmanlık bile almayacaksınız' dedim. Gerek yok, biz bize yeteriz" demişti.

Bu durumda McKinsey'den danışmanlık alınıp alınmayacağı, alınmayacaksa kendilerine para ödenip ödenmeyeceği bilinmeyen konular arasına girdi.

McKinsey'in danışmanlık alınmak üzere davet edilmesi bana göre yanlıştı. Türk bürokrasinin bu konuda birikimli, yetişmiş pek çok elemanı var.

Eskiden bu görevleri Devlet Planlama Teşkilatı uzmanları yapar, Hazine, Maliye ve Merkez Bankası'nın elemanları da onlara yardım ederdi.

Bu elemanların hepsi bir yerlere dağıtılmadığına göre onlardan bir ekip oluşturmak yerine yabancı bir danışman tutulmasının tek gerekçesi bizim elemanların yazacaklarına yabancıların güvenmemesi olabilir. Ki bu duruma nasıl geldiğimiz de ayrı bir soru işareti.

McKinsey'in gönderilmesi çağırılmasından daha da tuhaf bir durum yaratıyor. Çünkü 10 gün arayla aynı konuda aynı hükümet iki farklı karar almış oluyor.

McKinsey piyasalara nasıl yansır?

Bu çelişkili durumun risk artışına yol açacağı çok açık. Büyük olasılıkla bu açıklamaların ardından TL değer kaybedecek, Türkiye'nin risklerini gösteren CDS primi yükselecek.

Riskleri düşürmesi umuduyla davet edilen McKinsey'in risk artışına yol açarak gidiyor olması başlı başına tuhaf bir durum.

Türkiye'nin dış borçları o kadar yüksek değil. Bu alandaki asıl sorun bir yıl içinde çevrilmesi gereken dış yükümlülük miktarının yüksekliği (yaklaşık 230 milyar dolar) 2019'da Fed'in 3 kez daha faiz artıracağı ve piyasadan 600 milyar dolar daha çekeceği dikkate alındığında bu büyük tutar bu tür çelişkilerle birleştiğinde dış kreditörlerin Türkiye'ye sıcak bakmalarının önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Dış borçlanma belirli bir noktayı geçince bağımsızlık sorunları yaratmaya başlar.

Osmanlı İmparatorluğu'ndan devir alınan dış borçları ödemek zorunda kalan Cumhuriyetin ilk kuşaklarının dış borçlanmadan uzak durmasının, hızlı büyümeden çok yerel olanaklarla büyümeyi tercih etmesinin nedeni asıl olarak buydu.

Osmanlı tarihi sadece kılıç kalkandan, fetihlerden, saraydaki ihtişamdan ibaret değildir.

İmparatorluğun özellikle son 200 yılı çok sayıda finansal dersle doludur.

Ertuğrul'un, Kanuni'nin, Abdülhamid'in dizilerinin yanında Tarhuncu Ahmet Paşa'nın başına gelenler de televizyon dizisi yapılsaydı belki bu derslerden yararlanmak mümkün olurdu.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!