SIRADAKİ HABER

MEHMET ÇALIŞKAN-HT GAZETE- YAZI DİZİSİ 3

Yıl 1969... Hülya Koçyiğit, kızı Gülşah'ı dünyaya getirmiş ve aynı yıl Altın Portakal Film Festivali'nde ödül almıştı. Koçyiğit için güzel bir yıldı. 'Rabia' filminin çekimleri bitmiş Hülya Koçyiğit, evine dönmüştü. Koçyiğit'in gözlerinde önce bir yanma başladı. Daha sonraysa bir anda görme yitisini kaybetti.
Koçyiğit'in görmemesinin nedeni, 'Rabia'nın setinde kullanılan ultraviyole ışıkların koruma camının kırılması ve zararlı ışınların sanatçının gözüyle temas etmesiydi.

Ancak Koçyiğit şanslıydı, bir hafta sonra tekrar görmeye başladı. Ama rol arkadaşı Hüseyin Peyda, Türk sinemasına bir gözünü veren sanatçı olarak tarihe geçti. Bu olay Koçyiğit'in, oyuncuların örgütlenip sosyal güvenliklerini elde etmeleri gerektiği fikrini örgülemesine neden oldu. Koçyiğit, o yıldan itibaren oyuncuların sosyal haklarının elde edilmesi yönündeki çalışmalarda ön saflarda oldu.

KLASİK OYUNCU ALGISINI YIKTI
Atatürk'ün "Sanatçı alnında ışığı ilk hisseden insandır" sözünü sinemamıza taşıyan isimlerden olan Koçyiğit, 'Susuz Yaz' ile başlayan kariyeri incelendiğinde toplumsal duyarlılığı filmlerinde yaşayan önemli oyunculardan biriydi.

 

Koçyiğit, Yeşilçam'ın klasik oyuncu algısını yıkan çok önemli filmlerde yer aldı. Hülya Koçyiğit'in sinema ve sosyal hayatta oynadığı rol kendisini her neslin ilgi gösterdiği bir sanatçı haline getirdi. Sanatçı, hayata bakış açısıyla, çalışmalarıyla, özel hayatıyla, ülke sorunlarına eğilmesiyle ve sosyal sorumluluk projelerinde görevler almasıyla sinemamızın unutulmazları arasına girdi.

 


Filiz Akın için festivalde saygı duruşu düzenlendi

Asırlık sinema tarihimizin unutulmazları arasında olan Filiz Akın, 1969 yılında alerji testi için İngiltere'nin başkenti Londra'ya gitti. Ancak yanlış bir bilgilendirme yaşandı ve sanatçının hayatını kaybettiği kısa sürede kulaktan kulağa bir anda yayıldı. Akın'ın ölüm haberi gazetelere de yansıyınca Türkiye yasa büründü. Ülke mateme bürünürken, Akın'ın annesiyle teyzesi kısmi felç geçirdi. Filiz Akın için Altın Koza Film Festivali'nde saygı duruşu bile yapıldı.

 

HİÇBİR FİLMİNDE CİNSEL OBJE OLMADI
'Kolejli Kız' olarak tanınan Akın, Türk sinemasının ilk sarışın Avrupai kadın yıldızı, aynı zamanda güzel ve zarif yüzlü kadını oldu. 'Umutsuzlar' ve 'Ankara Ekspresi' Filiz Akın için sıçrama tahtası olan filmlerdi. Kamera karşısına geçtiğinde dönemin bütün erkek yıldızlarıyla başrollerde yer aldı. Akın'ın en belirgin özelliklerinden biri de hiçbir filminde cinsel obje olmadan erkeklerin başını döndüren, arzulanan, kadınların saygı duyduğu bir oyuncu olmasıydı.


Türk sinemasının ilk jönü kimdi?
Türk sinemasının ilk jönünün kim olduğu sinema tarihçilerine göre belirsiz. Bazıları Muhsin Ertuğrul'un 'Şehvet Kurbanı'nda rol alan Suavi Tedü'nin ilk jön olduğunu kabul etmekte. Bazılarına göreyse Tedü, hiçbir zaman starlık aşamasına ulaşmadığı için ilk jön Ayhan Işık'tı.

 

Akademisyen bir ressam olan Işık, 1952 yılında Yıldız Dergisi'nin düzenlediği sinema yarışmasında birinci olduktan sonra oyunculuğa adım attı. İlk iki filminde fark edilmeyen Işık, Ömer Lütfi Akad'ın 'Kanun Namına' filmiyle parladı. Belgin Doruk ile rol aldığı 'Küçük Hanım' serisiyle birlikte 'Taçsız Kral' olarak anılmaya başlayan sanatçı, dram, politik, romantik, komedi, macera gibi farklı içerikte 140 filme imzasını attı.

İKİ FİLMİNİ AVRUPA İZLEDİ TÜRKİYE'DE GÖSTERİLMEDİ
1975'ten itibaren yapımcı, yönetmen ve senarist olarak Türk sinemasına katkıda bulunan sanatçı, İtalyan yapımcılarla birlikte yapımcılığını üstlendiği, başrolünü Klaus Kinski ile paylaştığı 'La Mano Che Nutre La Morte' ve 'Le Amanti Del Mostro' adlı iki film çekti. Bu iki film, İtalya'da ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde vizyona girerken sansüre uğradığı Türkiye'de hiçbir zaman izleyiciyle buluşamadı.

 


 

Bütçe ve izleyici rekoru 'FETİH 1453'le yakalandı

2012'ye kadar sinema sektöründe en çok konuşulan konulardan biri İstanbul'un fethinin neden filme çekilmediğiydi. Yeni bir çağ başlatan fethin çekilmemesinin ana nedenlerinden biri bütçenin oldukça yüksek olacağı, izleyici sayısının harcanan parayı karşılayıp karşılamayacağı yönündeki şüphe oldu. İstanbul'un fethini konu alan ilk film 1951'de Aydın Arakon yönetmenliğinde çekilmişti. O yıllarda bir filmin bütçesi en fazla 30 bin lira olurken 'İstanbul'un Fethi' için yapımcısı Murat Köseoğlu 90 bin lira harcamıştı.

6.5 milyon kişi izledi
Yapımcı ve yönetmen Faruk Aksoy, 2008'de Şahan Gökbakar ile ortak yapımcısı olduğu 'Recep İvedik' serisinden kazandığı hasılatı fethi konu alan bir filme yatırmaya karar verdi. Çekimleri 3 yıl süren 'Fetih 1453', Türk sinemasının gişe rekorunu kırarak 6 milyon 572 bin 618 kişi tarafından izlendi.
18 milyon 500 bin dolar bütçesi olan film, 20 ülkede gösterime girerek bu alanda da rekor kırdı. Filmin başarısı, 'Biz böyle filmler de çekebiliyoruz' yönünde Türk sinemasında yeni bir çığır açarak birçok yapımcıya esin kaynağı oldu.


Kadir İnanır, Avşar'ın bağırsaklarını topladı
Hülya Avşar'ın 'Ölüm Yolu'nda ölümden döndüğünü biliyor musunuz? 1985'te Halit Refiğ'in yönettiği filmde Avşar ile Kadir İnanır'ın başrolünde yer aldığı filmin bir sahnesinde büyük bir tehlike atlatıldı. Hülya Avşar, rol gereği vurulup yaralanacaktır. Bu sahnede sanatçının karnına fünyeli kan torbaları konuldu. Ne var ki Avşar'ın karnındaki fünyeye çok fazla barut konuldu. Fünye patlatılınca Avşar'ın karnı yarıldı ve bağırsaklarının bir bölümü dışarı çıktı. Soğukkanlılığını koruyan İnanır, Avşar'ın bağırsaklarını elleriyle toplayıp karın boşluğuna doldurduktan sonra hastaneye götürerek sanatçıyı ölümden kurtardı.

MOSKOVA'DA EN İYİ KADIN OYUNCU OLDU
Avşar, 1980 sonrasına damgasını vuran kadın oyuncu oldu. Avşar, Osman F. Seden'in 'Haram'ıyla sinemaya başladığı 1983'den bu yana 52 filmde başrol oynayarak kadın ve erkek meslektaşları arasında bir rekora imza attı. 1993'te 'Berlin In Berlin'deki 'Dilber' karakteriyle Moskova Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ve Kültür ve Turizm Bakanlığı 'Sinema Başarı Ödülü'nü kazanan Avşar, Türkiye'deyse 52 filmine rağmen festivallerde ödül alamadı.

ALTIN PORTAKAL AVŞAR'I NİHAYET KABUL ETTİ
Sanatçı, ödül konusunda zaman zaman kendisinin görmezden geldiğine inandığı belirterek, Altın Portakal Film Festivali'nin düzenleyicileriyle polemiklere girdi. Avşar, Türkiye'deki festivallerde ilk ödülünü 2008'de birçok kez polemik yaşadığı Altın Portakal Film Festivali'nde 'Sinema Başarı Ödülü' adıyla alırken 2012'de aynı festivalde jüri başkanlığı yaptı. Avşar'ın jüri başkanı olması birçok eleştiriye maruz kalmasına neden olurken ödül törenin ardından hiçbir tartışmanın yaşanmamasıyla eleştiriler son buldu.

 

 

En çok rol alan kadın oyuncular
Türkan Şoray: 197
Muhterem Nur: 174
Fatma Girik: 165
Hülya Koçyiğit: 154
Filiz Akın: 120
Perihan Savaş: 105
Çolpan İlhan: 85
Belgin Doruk: 83
Selda Alkor: 67
Necla Nazır: 65

En çok rol alan erkek oyuncular
Cüneyt Arkın: 317
Fikret Hakan: 213
Sadri Alışık: 200
Tamer Yiğit: 170
Öztürk Serengil: 156
Kadir İnanır: 150
Yusuf Sezgin: 147
Ayhan Işık: 139
Ekrem Bora: 133
İzzet Günay: 120

Haberin ikinci bölümü için tıklayınız...

Haberin birinci bölümü için tıklayınız...


YARIN: HANGİ SANATÇININ FİLMLERİ CUMHURBAŞKANI'NA STRES İLACI OLARAK ÖNERİLDİ? HOLLYWOOD'DA BAŞROL OYNAYAN İLK VE TEK OYUNCU KİMDİ?

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!