KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

Rotterdam Film Festivali, bu sene tarihinin en zayıf yarışma seçkilerinden birini barındırıyordu. Sekiz film arasında Pieter-Jan De Pue’nin anti-militarist docudrama’sı (yarı belgesel film) “The Land of the Enlightened” en iyisiydi. Onun arkasına Marilia Rocha’nın “Where I Grow Old”unu koyabiliriz. 27 Ocak’ta start alan festivalde ödüller bu gece De Doelen’daki törenle sahiplerini bulacak.

Ölüm, oyuncu bunalımı, savaş, ilişki, umut, yalnızlık, cinsellik, hafıza gibi temaların içlerinden geçtiği filmler... Kadın karakterler, kadın yönetmenlerden (üç taneydi) daha baskındı senaryolarda… Bu sene Rotterdam’ın keşif çıkarmakla meşhur ‘Kaplan’ yarışması genel anlamda tatmin etmedi.

AŞİNA OLDUĞUMUZ EĞİLİMLER

Ama bildik eğilimlerden filmler de canlandı. Günler geçtikçe örneklerini arttıran ‘docudrama’, “The Land of the Enlightened” ve “Radio Dreams” ile temsil edildi. ‘Minimalist sanat filmi’, diyalogsuz çekilmiş, iki fazlasıyla iddialı işle, “Last Land” (“La Ultima Tierra”) ve “Oscuro Animal”la karşımıza çıktı.

Kadın ile gerçekçiliği birleştiren “A Woman, A Part” ve “Where I Grow Old” (“A Cidade Onde Envelheço”), New York ve Belo Horizonte’den toplama dahil oldular. Bunlara kitsch bir dünya yaratmasıyla, aşırılıktan beslenmesiyle, cinselliği bir yol haritasına dönüştürmesiyle, tek mekanda geçen garip ve gösterişçi cinsel istismar filmi “Motel Mist” (“Rong Ram Tang Dao”) derken, deneysele kayınca başarılı kurmaca olmak isteyince acemi duran “History’s Future” da eklenebilir.

AFGAN ÇOCUKLARIN GÖZÜNDEN SAVAŞ ORTAMI

Aslında büyük oranda ilk filmlerini veren yönetmenlerin karşımıza çıkması benzer problemleri karşımıza çıkardı. Kendi yönelimini bilememek, bu sebeple de süreyi uzatmak, karakterleri elden kaçırmak, ortaya çarpıcı bir yan olay atmak, temayı iyi analiz edememek, gereğinden fazla iddialı olmak dikkat çekici sorunlar. Bunlar arasında en güçlü yapıt Pieter-Jan De Pue imzalı “The Land of the Enlightened”dı.

Büyülü gerçekçilik ile şiirsel görüntüleri, belgesel ile kurmacayı iç içe geçiren eser, yönetmenin yoğun uğraşını hissettirdi. 11 Eylül ve Irak Savaşı sonrası Afganistan’ının çöllerine bakarken, oradaki Afgan çocukların perspektifini seçen bir ‘politik doğruculuk’tu başvurulan... Ama bunu fantastik aralarla da, müzik-kurgu-görüntü birlikteliğiyle de (Qatsi Üçlemesi’ni hatırlatıyor), doğal yakın planlarla da resmeden (“Kaplumbağalar da Uçar”la akraba) bir umut tasviriydi film. Adeta savaşın bitmesine yakılmış bir ağıt gibiydi…

‘MİNİMALİSTSE İYİ FİLMDİR’ YANILGISI HORTLADI

Açıkçası “Radio Dreams” onun kadar belgesel-kurmaca arasında durmakta becerikli değil. Kolaycı bir ötekileştirici mizaha veya renkleri işlenmemiş bayağı bir kamera kullanımına hemen tav olabiliyordu.

Minimalist filmlerde ise dünyanın en önemli şeyini yaptığını zannetmek, ‘fazla iddia seyirci usandırır’ dememizi sağladı. Paraguaylı Pablo Lammar, “Last Land”de ölümün arifesindeki bir adamın ve vefat eden eşinin yaşadığı bunalımı, ruhsal ve sükunet yüklü bir atmosferle dile getirdi. Sinematografi, ses kullanımı iyi olsa da, ilk filmde “Yaban Çilekleri” (“Smultronstället”, 1957) gibi bir başyapıt çekmek zor. Yine Güney Amerika çıkışlı “Oscura Animal”da da benzer problemler vardı. Ama ilki, süreyi 80 dakikanın üzerine çıkarmamasıyla ‘diyalogsuzluk’u daha fazla anda lehine çevirebiliyordu.


KADIN FİLMLERİNDE GERÇEKÇİ OLMAK YETİYOR MU?

Genel anlamda festivalin temasına uygun bir şekilde ‘çıplaklık kullanmak’ da bir araç değil, bir süs olarak aralara serpiştirilmiş gibiydi. “Where I Grow Old”un Brezilya’nın büyük bir şehrine ısınmak isteyen kadınlarına yaklaşımı, aslında ikili konuşmalara odaklanan kameranın ne yapacağını bilmesiyle kafa şişirmedi, yerinde dokunuşlar içeriyordu. İki arkadaşın ‘şizofrenik’ bir birlikteliğe kayması ise aslında katmanları arttırarak, Belo Horizonte arka planının yarattığı ‘uyumsuzluk’a başka bir yorum getirdi. Problem, aynı dilde konuşulan uzak bir kıtaya uyum sağlamak, bu sebeple de duygusallıktan uzak durmaktı. Kadın yönetmenlerden en dikkat çekeni Marilia Rocha’ydı.

“A Woman A Part”ta ise oyuncu bunalımı çok iddialı olamadan oyunculuğa bağlı kaldı. Kadın yönetmenlerin en büyük problemi olan ‘performans’ ve ‘diyalog’ yeterli ezberi bu iki filmle tekrarlandı. “Where I Grow Old”un sihirli bir dokunuşla hareketlenerek Bergman’ın kadın hikayelerine yaklaşması ve aşama atlaması mümkündü üstelik… Aslında “Oscura Animal” ve “Motel Mist” de kadın ana karakterlere sahiplerdi, özellikle birincisi feminist meselelerle uğraşıyordu.

KEREM AKÇA’YA GÖRE KAPLAN YARIŞMASININ KALİTE SIRALAMASI

1-The Land of the Enlightened
2-Where I Grow Old
3-Last Land
4-A Woman, A Part
5-Oscuro Animal
6-Motel Mist
7-History’s Future
8-Radio Dreams

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!