Hayatın tam içinden…
Vizyona yeni giren Kanunsuzlar filmi oyuncuları ve filmin müziklerini yapan PMC ekibinden özel röportaj...
Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Habertürk Gazetecilik A.Ş.
Röportaj: Begüm Demircioğlu
Kanunsuzlar filminin hikayesi elinize ilk geldiğinde neler düşündünüz?
Barış Erçetin: Senaryoyu ilk okuduğumda değişik bir iş olması gerektiğini ve iki başrol karakterine ve rejiye çok iş düştüğünü düşündüm açıkçası.
Bülent Çolak: Mavralı bir film olacağı belliydi. Cengo karakterinin karanlık ve sevimli hali ilgimi çekti. Haliyle bu mevzuya karışmak istedim.
Orhan Eşkin: Türkiye’de yapılan farklı bir yapıt olarak düşündüm. Diğer yapılan projelerden daha farklı daha hayatın içindendi.
Hayki: Senaryo elime geçer geçmez son sürat okumaya başladım, okudukça karakterler kafamda canlanmaya, melodiler oluşmaya ve hatta sözler oturmaya başladı. Bir yandan heyecanla dialogları okuyor bir yandan gülüyordum. Diyaloglar ve karakterler hakkında küçük notlar alıp işe koyuldum. Film setinde bulunmamız ve o heyecanı solumamız da filme oturan bir iş çıkarmamızda ki en büyük etken.
İso ve Cengo karakterlerini aranızda nasıl paylaştınız?
Orhan Eşkin: Film projesi elimize geldiğinde rollerimiz belliydi. Her şeyden önce rollerimizi sahiplendik. Eğer rollerimizi benimsemeseydik o zaman aramızda değiştirebilirdik. Fakat rol dağıtımını yapanlar karakterlerimize uygun rolleri zaten seçmişlerdi.
Bülent Çolak: Ben projeye dahil olduğumda tek açıkta olan karakter Cengo’ydu zaten. Beni bekliyormuş. Üzerime giydim ve cuk oturdu. Ayrıca Orhan ile ikili olmak fikri çok cazip geldi.
Hayki: Cengo’yu notlarımın arasına “paragöz” diye karalamışım. İso’yu ise “daha duygusal” diye nitelendirmişim. İki ana karakterimiz de yaşamları boyu ezilmiş ve çevreleri için önemsiz bireyler. Bırakın paranın ve uyuşturucunun kendisini bunu elde etmenin düşüncesi bile bu insanları yoldan çıkarabiliyor. Fakat zaten bu, insanoğlunun genel profili. Gücün kişi üzerindeki etkisini tam anlamıyla görebiliyoruz. Karakterlerden çok filmin alt metnine odaklanıp genel konuyu anlatmam gerektiğini düşündüm daha çok.
Kanunsuzlar filmi sizin hayatınızda bir şeyler değiştirdi mi?
Barış Erçetin: Benimicin değiştirdi. İlk uzun metraj sinema filmimi çekmişoldum.
Bülent Çolak: Ben arzu ettiğim bir karakteri oynamış oldum. Hayatta kaldığı yerden cilvesine ve oyunlarına devam ediyor.
Orhan Eşkin: Kanunsuzlar filmi hayatımda karakterimi etkileyecek bir şekilde bir değişime neden olmadı. Bizler kostümümüzü astıktan sonra hayatın devam ettiğini bilmeliyiz. Yoksa buhrana kapılırız.
Hayki: Kanunsuzlar Filmi sayesinde ekip olarak iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Öncelikle bizi bir araya getirdi. Sonrasında güzel insanlarla tanışmamızı ve Rap müziğin doğru yapıldığı sürece her işin üzerinde ne kadar şık duracağını gösterebilmemizi sağladı.
Filmin havasında PMC etkisi
Filmin müziğini dinlediğinizde PMC için ilk ne düşündünüz?
Barış Erçetin: Film için yaptıklarını görünce beklentimin üzerinde yetenekli olduklarını anladım ve aslına bakarsanız en başta daha müzikler yapılmadan önce emin değildim. Sonra özellikle senaryo okuma deneyimleri olmadığını bilerek yaptıkları müziğe ve sözlere baktığınızda PMC’nin gerçekten çok iyi bir ekip olduğunu gördüm. Filmin havasında çok büyük etkileri var.
Bülent Çolak: PMC’nin müzikleri filmi yükseltti. Onların muhteşem müzikleri ve filmin oyuncuları ile grup elemanları filmde boy göstermeyi başardılar. Onlar olmasa film eksik kalırdı bence. Sizce de şarkı sözleri yakıp geçmiyor mu?
Orhan Eşkin: PMC hakkında hiç kötü düşünmedim. Gerçekten filme ait bir müzik yaptılar. Sürveyan ve diğerleri gerçekten başarılı, kendilerini yaptıkları işe adamış kişiler. Bu ekibin ilerleyen zamanlarda çok iyi yerlere geleceğinden eminim.
Şeytanın arabası Mustang
Film gişeye girdi. Sizce gişede ses getirecek mi?
Barış Erçetin: Bunun cevabınıben veremem açıkçası…sadece seyircinin vereceği bir cevap bu.
Bülent Çolak: Bilmiyorum. Ama biz “cool-mavra” tadında Türkiye sinemasında pek de emsali olmayan bir çeşit suç filmi yaptık. Göreceğiz bakalım neler olacak.
Orhan Eşkin: Ben filmin ses getireceğini düşünüyorum. Umarım sönük kalmaz. Fakat birçok filmin alıcısı farklıdır. Bu film gerçekten ciddi bir emeğe sahip. Dilerim ki bütün filmlerin gişesi iyi olur.
Bu film Kerem Topuz’un yazdığı sizin de ilk uzun metrajlı filminiz. Kusursuz bir film çektim diyebilir misiniz?
Barış Erçetin: Bence dünyada kusursuz film yoktur. Bu film de kusurlarıolan bir film, birçok yönden.
Bülent Çolak: Kusursuz film olmaz. Öyle olsa zaten film olmaz. Kerem’in senaryosu doğurgan ve oyuncuya açık alanlar tanıyan bir senaryo. 13 gün gibi kısa bir zamanda çektik biz bu filmi. Sabahlara kadar Barış’la otel lobisinde sahneleri tekrar tekrar geçtik. Çabalar kusursuz diyebilirim.
Orhan Bey ve Bülent Bey sizin karakterleriniz olan İso ve Cengo nasıl karakterlerdi? Ve sizin bu karakterlere bürünmenizi nasıl etkiledi?
Bülent Çolak: Cengo tekinsiz bir karakter. Kaybetmemek için her türlü hıyarlığı yapabilir. Ama şeytani bir sevimliliği var. İso’nun şeytanı sanki. Sırf sonunu merak ettiği için yaşıyor. Bence iyi oynanmış bir rolün içinde canlandıran kişiden de bir parça bulunması caizdir.
Orhan Eşkin: İso Cengo’ya oranla iyi niyetli, dürüst, öfkeli ve dümdüz bir adam. Asla o çantanın içindekini merak etmeyecek kadar görev adamı. İso ile kendi karakterim arasında benzerlikler var. Bende iyi niyetli ve öfkeliyim.
Temelde iki kişiye ağırlık verilse de filmde yoğun bir cast var. Bu filmin çekimlerini etkileyip, olumsuzluk yarattığını düşünüyor musunuz?
Barış Erçetin: Hayır aksine keyif verdiğini düşünüyorum…aslına bakarsanız çekimlerde ve tek bir olumsuzluk vardı, o da Şeytanın Arabası dediğimiz filmde kullandığımız Mustang.
Bülent Çolak: Film sırtını iki ana karaktere yaslıyor; bu doğru. Ama açıldıkça yeni sürpriz karakterler ekleniyor. Bu bakımdan da ilginç. Bu çeşit bir yol filmi sinemamızda pek yok. Oyuncu kadromuzun çok sağlam olduğunu düşünüyorum.
Orhan Eşkin: Filmde çok iyi oyuncular var. İhsan abi ile tanışma fırsatı yakaladım. Zafer abi, Levent abi, Umut, Aslı bunlar gerçekten çok iyi oyuncular, işinin ehli insanlar. Filmin çekimlerini olumlu yönde etkiledi hepsi. Ekip ciddi bir uyum yakaladı.
Şuan bu röportaj da aramızda olmasa da Kerem Topuz ve Orçun Benli ile çalışmak nasıldı?
Barış Erçetin: Orçun’laçalışmak çok keyifli adam zaten keyifli. Eminim Kerem de öyledir ama onunla çok fazla vakit geçiremedik.
Bülent Çolak: Orçun arkadaşım. Kerem’le de bu film vesilesiyle arkadaş olduk. Aynı kafalarda olmasak zaten çalışamazdık. Bu filmin mavrası bunu kaldırmaz çünkü. Keyifli ve zordu. Zor kısmı şeytanın arabası dediğimiz üstü açık kırmızı Mustang’di. Sete kadar gelen araba çekim anında çalışmıyordu. En kaprisli oyuncumuz kırmızı Mustang’di yani. Bakmayın öyle “cool” durduğuna. Tam bir külüstürdü.
Orhan Eşkin : Kerem ile ilk defa tanıştım. Kalemi çok sağlam bir adam. Orçun Benli ile daha önce “Gulyabani” ve “Bu Son Olsun” filmlerinde de çalıştım. Adam gerçekten keyifli bir adam. Haliyle filmi çekerken de keyif alıyor ve o ışığı yansıtıyor.
"Belki bir devam filmi…"
Bu filmden sonra uzun metrajlı film çekimlerine devam edecek misiniz? Ve böyle bir proje varsa ipucu alabilir miyiz?
Barış Erçetin: Herkesin gerçekten anlatmak istediği bir ya da birkaç hikayesi vardır. Elbette devam etmek isterim, bunu zaman gösterecek. Tek diyebileceğim belki bir devam filmi olabilir kısa vadede.
Bülent Bey sizi genel de hep sempatik karakterler de izledik. Cengo gibi bir karakteri oynamak sizi zorladı mı?
Cengo da sempatik. Bir şeytan ne kadar sempatik olursa tabi. Çünkü Cengo’nun tersi çok pis! Yer yer zorladı, film sırtını İso ile Cengo’ya yaslıyor çünkü. Boş bir anımız bile olmamalıydı. Bazen boş boş konuşuyorlar ama bunları bile dolu dolu oynamamız lazım karakterden çıkmadan. Kendimi sınamış oldum. Yaralı karakterlere yelken açmanın zamanı geldi galiba…
"PMC bir eğitim kampıdır"
Filmin müzikleri Hayki, Patron, Saian, Karacalı ve Sürveyan'dan oluşan PMC ekibi tarafından yapıldı.
Bize PMC'yi biraz anlatır mısınız?
Sürveyan : PMC uzun süredir Türkçe rap için hem underground hem de overground olarak birlikte müzik yapmaktan keyif alan kişilerden oluşan bir topluluk, bir aile.
Hayki : PMC Underground bir Rap Müzik topluluğudur. İçerisinde çok eskiden beri bu işin içinde olan yetenekli Rapçilerin yanı sıra sürekli yetişmekte ve gelişmekte olan yeni yeteneklerinde bulunduğu bir eğitim kampıdır. Patron ve Hayki’nin kurucusu olduğu bu oluşumun içindeki sanatçılar, solo çalışmaların yanında topluluk içindeki diğer isimlerle birlikte de takım olarak çalışmalar yapmakta.
Sosyal medyadaki hayranlarınız üstad olduğunuzu düşünüyorlar. Siz bu kültürün üstadları mısınız?
Sürveyan : Benim açımdan üstad çok farklı anlama gelmektedir. Asla üstad olarak kendimi tanımlamam. Sadece işini doğru icra etmeye çalışan bir kişi olarak kendimi tanımlayabilirim. İnsanlara yön göstermek,ışık tutmak,hayatına güzel şekilde tesir etmek benim için en tatmin edici durumdur.
Hayki : Dediğim gibi PMC bir eğitim kampıdır. Öğrenmek isteyen ile bildiğimizi paylaşırız. Herkesin bildiğini sattığı bir dünya da ekip anlayışı ve paylaşım bizim için temeli oluşturuyor.
Hepimiz biraz Kanunsuzuz
Bu filmin içinde nasıl var oldunuz?
Sürveyan : Film içerisinde oluşumuz filmin yapımcısı Orçun Benli'nin yaptığımız müziği daha önceden takip etmesiyle beraber bizimle irtibata geçerek böyle bir film projesinin olduğunu ve müziklerini de bizim yapmamızı istediğini belirterek oluştu. Daha sonar filmin ilk giriş jenerik müziği ara müzikler ve son jenerik müziği olarak kaydettiğimiz parçalarla birlikte film süslendi. Bir de filmin giriş jeneriğinde konuk olarak yer aldık.Çok keyifli ve farklı bir deneyimdi bizim için.
Hayki : Orçun bey bizim de kısa bir bölümde görünmemizi istedi biz de seve seve filmin içine girmiş olduk ki hepimiz biraz Kanunsuzuz.
PMC’nin önümüzdeki zamanlarda göreceğimiz herhangi bir projesi var mı?
Sürveyan : En son underground album olarak Seyyar Kafiye isimli bir album çıkardım. Onun dışında klip ve müzik çalışmaları son hızla devam ediyor. Yakın zamanda“ Hayki& Patron – PMC Volume 1 '' albümü içerisinde birkaç şarkıda konuk olarak yer alacağım.Birkaç album ve klip projesi şu an için önümüzdeki planlar.
Hayki : Patron ile birlikte “Hayki& Patron – PMC Volume 1” adlı bir albüm hazırladık. Ekim ayı içerisinde albümümüzü yayınlamayı düşünüyoruz. Albümde bize yine ekibimizde aktif olarak müzik yapmakta olan “Fuat Ergin, Saian, Karaçalı, Sürveyan, Onur Uğur, Selim Muran” gibi isimler düetleri ile bize eşlik ettiler. Albüm satışlarını ve diğer tüm promosyon, prodüksiyon işlerini yine kendimiz üstleneceğiz. Sokağa çıkıp dinleyicilerimiz ve sevenlerimiz ile birebir temasta olacağız. Haberleri ve gelişmeleri sosyal medya adreslerimizden takip edebilirler.
“Sisteme doğrultabildiğim tek tabanca Hip Hop!”
Şarkılarınızı dinledim ve apolitik olmadığınıza karar verdim. Şuan ki Türkiye gündemine nasıl bakıyorsunuz?
Hayki : Hiç bir şey sabit kalmadığı için herhangi bir konu hakkında çok uzun süre düşünmeye fırsat kalmıyor açıkçası. Ortada dönen milyon yalandan hangisine inansam diye düşünürken çoktan her şey değişmiş oluyor. Yaptığım işler yalnızca protest işler değil fakat bir birey olarak ülke gündemini takip ve analiz etmek durumundayım. Bizleri daha çok genç kesim takip ettiğinden onlarla müziğim aracılığı ile iletişimde kalmaya çalışıyorum. Her şeyin ve herkesin bölündüğü bir ülkede Rap müzik aracılığı ile en azından dokunabildiğim insanlara dokunup “BİZ”i bir arada tutmayı hedefliyorum. Dışarıda panik, içerde jop, barikat yaşayıp gidemiyor tanık olduklarımı, yaşadıklarımı Rap müzik ile paylaşıyorum.
Sürveyan : Türkiye her anlamda her açıdan çok değişken dakikası dakikasını tutmayan sürekli heyecanın kesilmediği bir ülke. Gündem o kadar hızlı ki artık tutulamaz halde. Hızına yetişene aşk olsun… Biz rap müzik icra edenler için bir nimet tabi ki bu. İnsanlık adına yapılan yanlışlara karşı her zaman eleştiri ve tepkimizi dile getirmek için müzik müthiş bir araç. Saian der ki : ''Sisteme doğrultabildiğim tek tabanca hip hop ! “