Sinemaya yön veren filmler: Gizli Teşkilat
Kerem Akça, sinema tarihinin kilit filmlerini ele aldığı yazı dizisinde 'Gizli Teşkilat'ı masaya yatırdı
Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Habertürk Gazetecilik A.Ş.
Soğuk Savaş dönemindeki ‘dışarıdan gelen tehdit gerilimleri’nin önünü açan özel bir film. Hitchcock suspensi (şüphe) ile yoğrulması ve kaçış senaryosu dokuma becerisiyle, 136 dakika boyunca tansiyonunu asla düşürmeyen, sürprizlerle dolu bir eser. Sinemada iz bırakan birkaç sahnesiyle halen ‘başvurulacak kaynak’ işlevi gören “Gizli Teşkilat”, romantik casusluk gerilimi formülünün fikir babasıdır.
Madison Caddesi’nde çalışan orta yaşlı bir reklam müdürü olan Roger O. Thornhill (Cary Grant), kazara bir hükümet ajanı ile karıştırılır. Bu durum da onu beklemediği yanlış anlaşılmaların, kovalamacaların ve ölüm-kalım mücadelesinin orta yerine atacaktır. Karakterimizin bu açmazdan çıkmak için tek dayanağı ise zamanla, güzel ve alımlı sarışın Eve Kendall (Eva Marie Saint) olacaktır.
Aslında “Kadın Kayboldu”dan (“The Lady Vanishes”, 1938) kaynağını alan bir casusluk gerilimi diyebiliriz ilk bakışta. Fakat ilk karesinden itibaren ‘şüphe’yi masum bir karakterin koşuşturmacaları üzerine yerleştirirken ‘anıtlaşmış’ sahneleriyle de dikkat çeken bir yapıt karşımızdaki. “Gizli Teşkilat”ın (“North by Northwest”, 1959) sinemanın en önemli casusluk filmlerinden biri olduğu gerçeğini kabul etmeyen yoktur. Bunun da sebebi romantik casusluk gerilimi gibi alışılagelmedik bir formül yaratmasıdr.
Bu noktada baştan sona soru işaretleriyle yoğrulmuş gizemi, komünizm avına ve Soğuk Savaş’a bağlanan ‘üst açıdan sıkıştırılan’ evreni ve daha nicesiyle akıllarda yer etmiştir. Sistem karşıtı, gerilimli ve psikolojik bir tür formülü yaratmıştır Hitchcock burada. Halen de casusluk gerilimlerinde kimliksel sorguyu öne çıkaran ya da daha doğru tanımla ‘ana karakterin bir casusluk olayına dahil olsa da bunu bilmediği’ filmler üretilmektedir.
İşte beş maddede bir başyapıt...
1-Kilit döneme kilit yaklaşım
Alfred Hitchcock, “Gizli Teşkilat”ı İkinci Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşı’nın arasında tam olarak 1959 yılında üreterek ne kadar öngörülü bir yönetmen olduğunu bir kez daha ispatlamıştır burada. Öyle ki 1930’larda “Çok Şey Bilen Adam” (“The Man Who Knew Too Much”, 1934), “39 Basamak” (“39 Steps”, 1935) ve “Kadın Kayboldu” ile ağırlık verdiği casusluk gerilimlerini, 1940’da “Yabancı Muhabir” (“Foreign Correspondent”) ve 1946’da “Aşktan da Üstün” (“Notorious”, 1946) ile sürdürmüştür.
Bunlar geleneksel birer çatıdan seslenmeleri sebebiyle, belli ki yönetmeni tatmin etmemiştir. Bu sebeple de burada bunu yenileme aşkına tutuşmuştur kendisi. İçerisine romans ve komediyi de ekleyerek bir kaçış senaryosu oluşturmuştur Hitchcock.
Onun esas amacı, ‘yukarıdan gelen tehdit’ meselesinin sürekli bir tartışma konusu olduğu Amerika’nın politik konjonktürünü, bu komünist avı ve Hollywood’un duraklaması ile odaklı bir şekilde devreye sokmaktır. Burada ilk kez sonradan gördüğümüz ‘üst açılarla sistemi suçlu konumuna yerleştirme’ anlayışı hakimiyet kurmuştur. Ancak esasen politik-gerilim değil de halen o eski ‘casusluk gerilimi’ alanında faaliyet gösterilir. Zira 70’lere kadar o ‘paranoya odaklı politik-gerilim’ türü aktif hale gelmemiştir.
Burada dünyadan bihaber, ya da içerideki komplodan habersiz bir şekilde yol alan ana karakterin, yönetmenin sıradan tiplemelerinden olması ve bizleri maceradan maceraya sürüklemesi önemlidir. Tabii bir gerilim mekanı olarak kullanılan trenin işlevi ile uçak kovalamacası sahnesi, sinema kitaplarına adlarını altın harflerle yazdırmışlardır. Bunun yanında romans ve komedi içeriği de birçok filmin esin kaynağı olmuştur.
Zira esas çekirdekte, Hitchcock’un o meşhur şüphe (suspens) duygusu yatmaktadır. Son 20 dakikaya kadar da kovalanan karakterin kim olduğunu veya onun peşine düşen kadının niye bu işe giriştiğini bilmeyiz. Belli tesadüfler de bu doğrultuda yerleştirilir ve kendimizi Roger’ın yerine koyarız.
2-Kimsin sen?
Aslında bu durum Hitchcock’un o çok sevdiği Freudyen analizlerden bir tutam sunmasını sağlar. Öyle ki bu sıradan bir yaşama sahip olan, zengin ve evli bir adamın kimliğini ‘serüven’ omurgasıyla sorgulaması sürpriz olmayacaktır. Bir bakıma küreselleşmenin sağladığı sıkıcı iş hayatı bir ‘casusluk’ görevi ile dramatik yapıda ele alınır ve yön değiştirir.
Zaten yönetmenin de varoluşçu bir yolculuk sunduğuna dikkat çekilebilir. Çünkü karşısına bir FBI ajanı, bir kadın ve daha nicesi çıkmasına karşın kılık değiştirmeyi ve uçaklardan kurtulmayı ihmal etmez Roger karakteri. Yani bir bakıma politik düzen değil de sistemdir onu sıkıştıran. Bu durumdan kaçmak için de kendine casusluğu seçmiştir. Yönetmen ise zaten daha çok bu meseleyi ele alan kapitalizm karşıtı filmlerinden birini ortaya koymuş burada.
Roger Thornhill’e verilen diğer isimle de kimlikleri ikilemesi işlevsel bir hale dönüşüyor. Zaten bu oluşum, ona ‘sistemden kopma’ şansı veriyor. Filmin orijinal isminin tam Türkçesiyle ‘Northwest ile Kuzeye’ ile çevrilebilecek anlamı da, fazlasıyla bu yolculuğun bir koşuşturmacadan ibaret olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Hatta bunu ‘varoluş’, ‘kimlik arayışı’ ve ‘havadaki kadar tekinsiz’ gibi kelimelerle perdeye yansıtıyor.
Ancak sonuçta Avrupa sinemasında gördüğümüz sorgulama seanslarını devreye sokmaya yarıyor bu düzenek. Bu da Amerikan insanının içindeki belirsizliği sorgulamak için bir araç aslında. James Bond ve Harry Palmer gibi karizmatik ajan filmi kahramanlarının da esin kaynağı haline geliyor Roger Thornhill. Muhtemelen Hitchcock’un bu filmle bıraktığı en kalıcı izlerden biri de bu detay olmalı. Ana karaktere hem ‘psikolojik’ bir izlek, hem de bir ‘belirsizlik’ vererek seyirciyi sürekli ‘tetikte’ tutmasıyla bunu becerdiği ortada.
3-Korkularınla yüzleş
Aslında filmin genel anlamda o casusluk gerilimlerin bildiğimiz ‘casus, onu tutan polis ve suçlu’ üçgenini değiştirdiği söylenebilir. Bu açıdan da “Gizli Teşkilat”ın henüz başında casus olup olmadığını bildiğimiz bir karakterin kovalanmasını izliyoruz. Bütün yapı da bu kaçmanın üzerine inşa ediliyor ve adeta bir ‘sistem’den kurtulma çabası masaya yatırılıyor.
Ancak esas önemli olay, Hitchcock’un alışık olduğumuz o şüphe olgusunun burada adamın kimliği üzerine yerleştirilmesi aslında. Öyle ki zaman zaman bir adamı öldürerek katil veya kanıtlarla da casus konumuna sokuluyor bu tipleme. Ancak biz de filmi onun gözünden izleyip ipuçlarını takip ediyoruz. Eva Marie Saint’in canlandırdığı karakterin bu ‘yol göstericiler’e eklenmesi ise bir çok çeşitlilik ya da bütünleri tamamlama getiriyor. Ancak biz FBI ve bir ‘Gizli Teşkilat’ görsek de karakterin nereye ait olduğunu çözemiyoruz bir türlü.
Bu doğrultuda da aslında filmin yönetmenin “Lekeli Adam”ında (“The Wrong Man”, 1956) olduğu gibi durup dururken oluşabilecek bir ‘korku’yu öne çıkardığı söylenebilir. Hitchcock’un da bu ‘kendi korkularınla yüzleşme’ meselesinde, uçak ve tren koşuşturmacaları ile tansiyonun rolü büyük.
Tabii sonda başkanların anıtının üzerindeki sahne de halen unutulmadığını eklemek şart. Zira yüzleşmemiz gereken korkulardan söz edilmişken o noktaya ister istemez gidiliyor.
4-Hitchcock’un stüdyo filmlerinden
“Rebecca” (1940) ile başlayan stüdyo serüveninde daha ‘mükemmelliyetçi’ eserler veren Hitchcock’un bu alanda çektiği eserlerin “Arka Pencere” (“Rear Window”, 1954), “Kuşlar” (“The Birds”, 1963), “Ölüm Korkusu” (“Vertigo”, 1958), “Sapık” (“Psycho”, 1960), “Hırsız Kız” (“Marnie”, 1964) ile beraber en önde geleni karşımızdaki. Bu durum da birinci sınıf oyunculuklar, profesyonel efektler, tepeden tırnağa iyi düzenlenmiş bir reji ve technicolor paletini beraberinde getiriyor.
Alfred Hitchcock, ilk döneminde ‘siyah-beyaz’ atılımını burada daha yükseğe taşımış kuşkusuz. Bu sayede de auteur olup ‘şüphe’ kavramına sınıf atlattığını zaten biliyoruz. Tabii yönetmenin birçok filminde rol alan Cary Grant de bu noktada önemli bir role sahip. Bunlardan yola çıkan “Gizli Teşkilat”, tür kırması iskeletiyle, gizemiyle ve tansiyonuyla her daim bir ‘özgün’lük içermiştir.
Yönetmenin “Yırtık Perde” (“Torn Curtain”, 1967) gibi sonraki döneminin casusluk filmlerinde ise iz bırakmaması ilginçtir. Gerçek bir şüpheye, gizeme, kimlik arayışına ve sistem sorgulamasına yolculuktur zira karşımızdaki eser. Avrupa sinemasının ‘derinlikli’ yapısından izler taşırken Hitchcock’un da bir ekolün önünü açmasını sağlayan yapıtların arasında başı çeker.
5-Takipçileri
“Öldüren Şüphe” (“Charade”, 1963) başta olmak üzere romans ile casusluk gerilimini iç içe geçiren “Amazon’da Fırtına” (“Romancing the Stone”, 1984), “Çılgın” (“Frantic”, 1987), “Gece ve Gündüz” (“Knight & Day”, 2010), “Bay ve Bayan Smith” (“Mr. And Mrs. Smith”, 2005), “Kimliksiz” (“Unknown”, 2011) gibi eserlerde etkisi vardır.
Bunun yanında “Utanç Duvarında Casusluk” (“The Spy Who Came from the Cold”, 1965) ile başladığı bilinen modern casusluk gerilimleri ile 1962’de “Mançuryalı Aday” (“The Manchurian Candidate”) veya 1971’de “Fahişe” (“Klute”) ile devreye girdiği düşünülen politik-gerilimlerin de ilham kaynaklarındandır. “Devlet Düşmanı” (“Enemy of the State”, 1998) gibi yeni örnekler de bunun içine girer.
Tony Gilroy’un ‘Bourne’ serisi ile değiştirdiği casusluk gerilimi iskeletinin çok öncelerinde “Gizli Teşkilat” vardır. Öyle ki o da bir koşuşturmacanın peşine düşer. Ancak tek farkı el kamerası kullanması ve aksiyona yaklaşımıdır.
Tabii buradaki uçak kovalamacası sahnesinin Mel Brooks imzalı “Yükseklik Korkusu”nda da (“High Anxiety”, 1977) ve “Sapsız Sanık” (“Wrongfully Accused”, 1998) gibi ‘parodisel gönderme’ malzemesine çevrildiğini unutmayalım.
Nereden bulabiliriz?
Ülkemizde de Türkçe altyazılı DVD’si var. İki diskli özel kutulu versiyon için ise amazon.com’a başvurulabilir.
Kimlik:
Gizli Teşkilat (North by Northwest)
Yapım yılı: 1959
Yönetmen: Alfred Hitchcock
Oyuncular: Cary Grant, Eva Marie Saint, James Mason, Martin Landau, Jessie Roy Landis, Leo G. Carroll, Josephine Hutchinson
Senaryo: Ernest Lehman
Önemli Ödülleri: San Sebastian Film Festivali’1959: Gümüş İstridye
Önemli Adaylıkları: Oscar’1960: En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetimi; Amerikan Yönetmenler Birliği’1960: En İyi Yönetmen; Amerikan Senaristler Birliği’1960: En İyi Senaryo
Bütçe: $ 4.000.000
keremakca@haberturk.com