Fransız Ulusal Meclisi’nden geçen hafta geçti; sokakta kadınlara laf atarak asılana, ıslık çalarak sarkana 750 Euro’ya kadar para cezası geliyor. Ama yasanın çıkış süreci çok sancılı oldu. “Bu iş Fransız usulü romansı öldürür” dediler. Sonra Catherine Deneuve dahil 100 kadının “MeToo” hareketine karşı mektubu da yasa tasarısıyla çakıştı. Ta ki Marie Laguerre adlı genç kadın geçen hafta sokak ortasında laf atana çıkıştığı için tacizciden dayak yiyene kadar… Yasa çıktı da bir sorun var; şimdi siyahiler ve Arap kökenliler hedef olmasın sakın… Ayşe ÖZEK KARASU

Fransa’nın Cinsiyet Eşitliği Bakanı Marlene Schiappa eleştirilere şu yanıtı veriyordu: “Fransız usulü aşkı, romantizmi, baştan çıkarmayı, şövalye ruhunu koruyacağız. Ancak yetişkinler arasında ‘rıza’ şartıyla. Bir taraf ‘hayır’ diyorsa, o ‘hayır’ demektir. Nokta…” Bakanın bu sözleri, kendi önerisi olan ‘kamusal alanda cinsel tacize karşı yasa tasarısına’ itiraz edenlere yönelikti. Bu yasa sayesinde kadınlar, sokak ortasında cinsel içerikli galiz laflar atarak musallat olan erkeklere karşı adalet arama hakkına sahip olacaktı.

Cinsiyet Eşitliği Bakanı Schiappa

Bir yanda ‘cinsel tacize son’ eylemleri; diğer yanda ‘Böyle katı yasalarla Fransız usulü romantizm ölür’ eleştirileri arasında yasa tasarısı yaklaşık bir yıl sürüncemede kaldı.

HEM TACİZ, HEM DAYAK

Derken geçen hafta Marie Laguerre adlı genç kadının Facebook’ta yayınladığı video bir nevi uyandırma zili oldu. Laguerre, Paris’te bir kafenin önünde kendisine ıslıkla laf atan adama ‘kes sesini’ diye çıkışmış, tacizci sinmek şöyle dursun, fiziksel saldırıda bulunmuştu. Kadına kül tablası fırlatmış, masaların arasında dolandıktan sonra kafasına bir de yumruk indirmişti. Kafenin güvenlik kamerasından kaydı alıp videoyu yayınlayan Marie Laguerre bir de ‘nous toutes harcelement’ (biz-hepimiz-taciz) adı altında web sitesi açtı ki, kadınlar başlarından geçen taciz vakalarını anlatabilsin.

Laguerre’in videosu bir anda viral oldu ve yasa hızla Meclis’ten geçti. Kamusal alanda kadınlara sözlü cinsel tacizde bulunanlara 90 – 750 Euro para cezasını öngören düzenleme, kapsamlı bir yasanın parçası aslında. Bu yasa belki daha önemli başka bir yarayı kapatmayı da amaçlıyor: Çocuğun cinsel istismarı! Yeni düzenlemeye göre 15 yaş altı çocuğun ‘rızası’ söz konusu olamayacağı için istismar, tecavüz olarak kayda geçiyor.

Böylece birer utanç vesikası olarak Fransız yargı tarihine geçen vakaların da önü alınmış olacak. Geçen yıl, 11 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden 28 yaşındaki adam, şu ‘rıza’ garabeti nedeniyle cezasız kalmıştı. Kadın örgütlerinin yoğun baskısına karşılık Yüksek Mahkeme, cezanın anayasaya aykırı olacağına hükmetmişti. Başka örnekler de yok değil… Savcıların ‘çocuğun rızası olmadığını’ kanıtlamak için debelendiği bir hukuk düzeni olabilir mi?

DENEUVE MEKTUBU

İşte bu ortamda Amerika’da Harvey Weinstein’ın şahsında ‘MeToo’ hareketi patlak verdi. Yapımcının zamanında taciz ettiği bugünün şöhretli kadınları bir bir ifşa ediyordu geçmişteki vakaları. Ancak Atlantik’in öbür yakasından, Fransa’dan beklenmedik bir tepki geldi. Catherine Deneuve dahil, aydınından aktrisine 100 kadın bir mektup yayınladı. Le Monde’daki mektupta diyorlardı ki; “Bu hareket cinsel özgürlüğe sekte vurur, erkeklere ve cinselliğe karşı nefreti besler…”

İnsanların dünyanın dört bir yanından Paris’e girip Seine köprülerine kilit asmasına kadar varan Fransız usulü aşk ve romantizme “MeToo” bulaşmasın istiyorlardı. Ama işin bir de taciz ve şiddet boyutu vardı. Aynı Marie Laguerre’in başına gelen gibi. Ya da sokakta kadına şiddet vakalarında arasından sıyrılıp gündem olan, hemşire Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için yapılan tekmeli saldırı gibi. Saldırgan Abdullah Çakıroğlu 3 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Ama Adli Tıp’tan kişilik bozukluğu raporu da aldı; sonucunu göreceğiz.

YENİ ADAMA’LAR OLMASIN

Şimdi Fransa’da yasa çıktı ama şöyle bir sorun var; sokak tacizcisini şikâyet halinde polisin şüpheliye karşı alacağı tavır… Acaba her renk, ırk ve inançtan insana eşit mesafede mi yaklaşacak, yoksa azınlıklara ve dezavantajlı gruplara karşı önyargılar yine devreye girecek mi?

Mesela yeni Adama Traore vakaları yaşanacak mı? Futbolcu Traore’den bahsetmiyorum. Adama, Paris banliyösünde yaşayan Afrika kökenli siyahi bir gençti. İki yıl önce bir temmuz günü, kimlik soracak diye polisten kaçmış ve iki saat sonra nezarette can vermişti. O gün 24’üncü yaş günüydü, sebebi nefes darlığı demişlerdi. Adama’nın ölümüne tepki büyüktü; Paris’in kuzey banliyöleri ayaklandı, araçlar ateşe verildi. Ve adalet arayışında bütün çabalar sonuçsuz kaldı. Traore ailesinin adalet yürüyüşü talebine, güvenlik gerekçesiyle izin verilmedi. Yetmedi, Adama’nın iki kardeşi protesto gösterisi sırasında emniyet güçlerine tehdit ve şiddet suçundan hapis cezalarına çarptırıldı.

Adama son nefesini karakolda veren ilk Afrikalı değildi. Fransa’da her yıl ortalama 15 kişi polisin elinde can veriyor. Çoğunun Arap kökenli ya da siyahi olduğunu tahmin etmek o kadar zor değil. 28 yaşındaki Amine Bentounsi de polisten kaçarken sırtından vurularak öldürülmüş, tetiği çeken memura 5 yıl tecilli hapis cezası verilmiş, bir gün hapis yatmadığı gibi polis olarak görevine devam etmişti.

2009 tarihli bir araştırmaya göre Fransa'da, siyahi ve Arapların sokakta polis tarafından çevrilme oranı beyazlara göre 8 kat fazla. Şimdi sokaklara dönük yeni taciz yasasıyla, kurumsal ırkçılığın yeni kurbanları olmasınlar; korku bu! 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!