BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Aziz Nesin’in öykü ve taşlamalarından yola çıkarak efsane yönetmen Yücel Erten tarafından yeniden uyarlanan ‘Azizname’, sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Güncelliğini hâlâ sürdüren oyun, sizi toplumun gerçekliğiyle buluşturuyor. Kah güldürüyor, kah düşündürüyor. Daha önce defalarca sahneye taşıdığı oyunu için yeni bir düzenleme yapan Yücel Erten, eserin her dönem büyük ilgi gördüğünü söylüyor. Emre Altuğ, Bülent Çolak, Zühtü Erkan, Pınar Gülkapan, Hande Kaptan, Berk Sezenler, Burak Şentürk ve Fatih Topçuoğlu oynuyor. Provalara konuk olup, ‘Azizname’yi Yücel Erten ve oyunculardan dinledik. HT Pazar'dan Ekin Türkantos'un haberi...

Bu oyuna sizi bu kadar çeken ve yıllar sonra yeniden Azizname’yi sahneleme enerjisi bulduran şey neydi?

Sanat hayatım boyunca sosyal sorunlara yakın duran, toplumsal eleştiriyi önde tutan oyunlar yapmaya gayret ettim. Bunlar arasında Bertolt Brecht, Nâzım Hikmet ve Aziz Nesin de var. Nesin’in öykü ve romanlarının tiyatro için büyük bir hazine olduğunu düşünüyorum. Azizname’yi ilk kez Berlin’de, tiyatromda sergilediğimde bunu Aziz Nesin ustamızın 80. yaşına armağan olarak düşünmüştüm. Sezon sonunda oyunu çıkardık, Aziz Nesin de prömiyere geleceğini bildirmişti ama son anda “Doktorum izin vermiyor” diye bir telgraf aldık. Prömiyeri yaptık, tiyatro tatile girdi, ben Ankara’ya döndüm, kısa süre sonra Aziz Hoca’yı kaybettik. O ilk uyarlama Almanya’daki işçiler, yabancı olma ve benzeri hikâyeler üzerine kuruluydu. Ancak Aziz Nesin’i kaybedince yeniden uyarlama ihtiyacı hissettim. Literatür kabare tarzına uygun olan bu uyarlama, seyirciden o kadar büyük bir teveccüh gördü ki, bir bakıma efsaneleşti. Yıllarca çok sayıda oyuncu o prodüksiyonun içinden geçti. Seyircinin ilgisinin hiç eksilmediğini görüyorum. Asıl nokta Aziz Nesin’in insanımıza, toplumumuza gösterdiği eleştiri ve iğnelemelerin ne yazık ki bugün hâlâ geçerli olduğunu görüyoruz. “Artık bunların modası geçti” diyebilseydik eminim Aziz Nesin çok sevinirdi. Ama bunu aşamadığımızı görmek Azizname’yi tekrar tekrar yapmak için başka itici güç oluyor.

‘ŞİMDİ PAMUK DEDE OLDUM’

Oyunda en sevdiğiniz replik hangisi?

Tuhaftır en sevdiğim replik, komik değil biraz acıklı olandır. Uyarlamayı yaparken Aziz Nesin’in bütün öykü kitaplarını elden geçirdim. Bu arada türlü hikâyelerini birinci tekil şahıs üzerinden anlatırken bir yerde “Canım sıkıldı” diyor. Bunu tüm hikâyelere yaymaya çalıştım.

Oyunu sahneye taşırken nasıl bir heyecan yaşarsınız, nasıl bir ruh hali olur?

Eskiden çok öfkeliymişim. Sesim yükseldiğinde insanlar muhatap olmamak için kaçışırmış. Ama şimdi pamuk dede oldum.

Siz bu eserde sahne alsaydınız hangi karakteri canlandırmak isterdiniz?

‘İhtilali Nasıl Yaptık’ sahnesindeki paşayı oynamak isterdim.

‘TAVUK TÖVBE TUTMUYOR YUMURTLAMAK İÇİN’

Sanat hayatınızda, hatıralarınızda en güzel yer bulan anınız nedir?

Benim büyük ustalardan aldığım bazı madalyalar vardı. Ercüment Behzat Lav, Mahir Canova, Yıldız Kenter ve Gülriz Sururi’nin beğenisini ifade ettiği, seçilmiş, özenli cümleleri bana hep kıymetli gelmiştir. 80’i aşkın oyun sahneledim 40’ı aşkın ödülüm var. Hepsi için teşekkür ederim, teşvik edici şeylerdi. Ama büyük ustaların bir cümlesi, kutlaması daha kıymetli bir madalyadır.

70’li yaşlar bir oyuncu için insanın meslek hayatında ne ifade ediyor?

Yaş ilerledikçe insanın “Yeter artık, biraz kenara çekil, çok da telaş etme” şeklinde düşündüğü oluyor. Yakın zamana kadar bir sezonda 3 oyun sahnelediğim oluyordu. Bu tabii sezonun tamamı eder. Ne zaman dinleneceksiniz de ne zaman kendinizi biriktireceksiniz? Bu nedenlerle seyrek tiyatro yapmaya gayret ediyorum. Ama Türkçe’de bir laf var: “Tavuk tövbe tutmuyor yumurtlamak için.”

‘Alacakaranlık kısmını seviyorum’

Pınar Gülkapan: Aydınlık günlere çok ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm için oyunda en çok ‘Alacakaranlık’ kısmını seviyorum.

Hande Kaptan: Tek bir replik söyleyemem hepsini seviyorum.

Zühtü Erkan: Bu oyun, kültürsanat hayatının üst katmanlarında çok ince bir yere dokunuyor. Değişmeyen her şey ama değişen bir zaman var elimizde. Oyunun amacı hiçbir şeyin değişmediğini göstermek. Bu belki diyalektiğe ters ama ne yazık ki öyle. Oyundaki repliklerimden en sevdiğim “İnsansız topraklarım, topraksız insanlarım merhaba.”

Berk Sezenler: En sevdiğim replik “Dur bakalım ne olacak?”. Belirsizliği çok güzel anlatıyor.

Fatih Topçuoğlu: 11 yıl önce Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda çalışma imkânı buldum. Onunla tanıştıktan sonra hayatımda pek çok şey değişti. 50 yıllık sanat çınarının kadrosunda olmak gurur verici.

Emre Altuğ: Müziği, dansı ve tekstiyle zor bir oyun. Ama içine girip Yücel Hoca’yı anladıkça keyifli hale geliyor. Aziz Nesin’in bu ülkenin insanın çok sevdiğini ve önemsedi- ğini düşünmüşümdür. Çünkü insan sevmediği kişileri bu kadar eleş- tirmez. Çok küçük yaşlarda kitabını okuyup okuyup gülerdim. Sonra Aziz Nesin gerçeğiyle karşılaştım. Şimdi de içinde bulunmak ve efsane yönetmenle çalışmak çok büyük keyif.

Burak Şentürk: Yücel Hoca’yla çalışırken siz oyuncu olarak kendi sahnenizi düşünürken karşınızdaki büyük zekânın oyunu baştan sona düşündüğünü görüyorsunuz. Her eleştiride yeni bir şey öğreniyorsunuz. Bana göre bitmeyen bir okuldur.

Azizname, 27 Ekim, 3-4-11-17-18-23- 24-30 Kasım ve 1 Aralık tarihlerinde Trump Gösteri Sanatları Merkezi’nde sahnelenecek

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000