Yerel Haberler /  Bitlis Anadolu Ajansı, DHA, İHA tarafından geçilen tüm yerel haberler, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır. Başbakan Yıldırım'ın açıklamaları Bitlis'te sevinçle karşılandı
- BTSO Başkanı Davut Tezcan:
- "Bölgeye huzur gelmesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır"

(Fotoğraflı)

BİTLİS (İHA) - Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BTSO) Davut Tezcan, "Sermaye ürkektir. Yatırımcının bölgeye gelmesi için önce huzur ve güven ortamının tesis edilmesi lazım" dedi.
BTSO Başkanı Tezcan, Başbakan Binali Yıldırım'ın Diyarbakır'da açıkladığı Doğu ve Güneydoğu'daki 23 ili kapsayan teşvik ve hibe paketini değerlendirdi. Başbakanın bu süreçte Diyarbakır'a gelerek böyle bir açıklamada bulunmasını olumlu bulduklarını belirten Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Tezcan, bölgenin yatırımdan çok huzur ve barışa ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Tezcan, "Sayın Başbakanımızın gelip açıklamalarda bulunması umut vericidir. Tekrardan bölgeye bir hareketlilik, bir can, bir kan vermesi oldu. Ancak şunu da gözden kaçırmamak lazım, sermaye ürkektir. Bölgeye başta bir huzurun gelmesi lazım. Bu huzurun gelebilmesi içinde bölgedeki halkında üzerine düşeni yapması lazım. Ancak bunu TBMM'de muhakkak surette yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu gözden kaçırmamak lazım. Teşviklerden birisi de bölgeye huzurun gelmesidir. Ekonomi ayağının dışındaki diğer ayaklara da bir çözüm bulmaları lazım. Dünyanın her yerinde kapitalist sermaye ürkektir. Sermayenin huzurun olmadığı yerlere gitmesi çok zordur. Buranın huzurlu bir bölge olmasına ihtiyaç var. Huzurun olmadığı yeri yatırımcının tercih etmesine inanmıyorum. Teşvik sisteminin öncesinde Başbakan ve Cumhurbaşkanımızla görüştük. Ankara'dan teşvik sistemi burayı tam okuyamaz. Odaların görüşleri alınmalıdır. Buradaki hammaddeyi okuyamazlar. Nakliye sorunu, bölgede ulaşım sorunu var. Bölgede ekmekten, aştan, istihdamdan bin kere daha fazla huzura ihtiyaç var. Halk-devlet el ele bu huzuru bulması lazım. Yoksa bu örgütlerden kurtulmanın başka yolu yoktur" dedi.
Günün birlik ve beraberlik günü olduğunu hatırlatan Tezcan, "Ülkemizin geçtiği bu süreçte gün birlik, beraberlik ve kardeşlik günüdür. Bütün vatandaşların üzerine düşen görevler ve yükümlülükler vardır. Olağanüstü bir durumdan geçtiğimiz için olağanüstü bir birleşmekle bölgemizde ve ülkemizde üzerimizde bu oynanan oyunlardan, dış mihraklardan bir an önce kurtulmamız için birlik beraberliğe ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
Geri kalmış illere doğrudan teşviklerin yapılması gerektiğine inandıklarını dile getiren Tezcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu teşviklerde Başbakanın deyimiyle bir cazibe merkezi yaratılacaktır. Teşvik verileceği gelişmiş illere yeni istihdam yaratılacağını söyledi. Ama bizim gibi geri kalmış illere daha öncede dediğimiz gibi iller bazında teşvik çıkması lazım. Bu teşvikler gelişmişlik seviyeleri baz alarak çıkarmaları lazım. Aynı zamanda teşviklerden ziyade banka sorunlarının çözülmesi lazım. Eskiden hiç ipoteklerimizi kabul etmiyorlardı. Taşınmazlarımızın ipoteklerini bile kabul etmiyorlardı. Son 5-6 yıldır ipoteklerimizin kabul edilmesiyle rahat bir nefes almıştık. Şimdi tekrar bankalarda sıkıntılar var. Her ne kadar kabul ettiklerini beyan etseler bile ciddi anlamda sıkıntılar var. Bunun çözülmesi lazım. Bölgenin içinde en geri kalmış iller hangisiyse onunla başlanması lazım. Yeni bir teşvik sistemine gerçekten ihtiyacımız var. Başbakanımız teşvikler ile ilgili açıklamada bulundu fakat hala yasalaşmadığı için içeriğini bilmiyoruz."
Bölgede yatırım yapacak yatırımcının malının devlet eliyle alınmasının ciddi bir adım olacağını, TOKİ'nin konut yapması ve güvenlik yollarının yapılması bölgeye bir fayda sağlayamayacağını savunan Tezcan, müteşebbisin önünün açılması gerektiğini belirterek, "Bunu açık ve net söyleyelim ki TOKİ'nin konut yapması bölgeye bir faydası olmaz. Güvenlik yollarının yapılması da bölgeye bir faydası olmaz. Bize istihdam alanını yaratacak ve müteşebbisin önünü açması gerekir. Zaten 6'ıncı bölgedeyiz. Finansman sıkıntısı yaşayan mevcut devam eden firmalarımıza bu konuda bir iyileştirme lazım. Bunların önünü açacak yeni bir yasanın yapılması gerekiyor. Buradaki yatırımı ve yatırımcıları temsil eden odaların mutlak surette buna müdahil olması lazım. Hiç olmazsa Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (BOBB) buna müdahil olması lazım. Çünkü bu yatırımı yapan bunların üyesidir. Bilfiil pratikte hayata geçiren bunlar. Başbakanın 'burada yatırım yapanların mallarını da biz alacağız' demesi çok önemli ve ciddi bir konudur. Bu bir yatırımcının olmazsa olmazıdır. Bir yatırımcı ham maddesini nereden alacak, pazarını nerde bulacak. En büyük sıkıntılardan biri de pazar. Bölgemizde Suriye, Irak, İran bunlar teknoloji olarak da bizden geri kaldıkları için genelde bölgemizde çalışan sanayiciler ticaretini buraya yapıyorlardı. Buralarda ihraç sıkıntısı olduğu için böyle bir desteğin verilmesi sanayicinin, üreticinin önünü açacaktır. Bunun içinde teşvik sisteminin finansman ayağı güçlendirilmesi lazım. Geçmişteki teşvikler gibi olursa bir işe yaramayacaktır. Yıllarca bölgemizde teşvik yasaları çıktı. Ama nihai bir şekilde huzurun olmadığı için kimileri yarıda kaldı kimileri işletme açıldı kapandı. Devamlılık esas eden işletmelere önem vermemiz lazım. İhtiyaç olan ürünlere önem vermemiz lazım. Aksi taktirde fabrikalar yapılır birkaç yıl içinde kapanırlar" diye konuştu.
FETÖ'nün ekonomiye vurduğu darbeyi de değerlendiren Tezcan, şöyle dedi:
"FETÖ örgütü devletin içine sızma suretiyle devleti yıkmanın ve insanları birbirine nasıl düşürmenin peşindeler. Hatta yıllardır burada devlete ve millete bağlı insanları, devletle karşı karşıya getirmek için çalıştıklarını devlet yetkililerinin görmesi lazım. Düşünün kendi ilimizde valimiz, emniyet müdürümüz, başsavcılarımız FETÖ örgütünden alındılar. O günün belediye başkanının kardeşi FETÖ'den dışarıda. Devletine ve milletine bağlı ama FETÖ'ye bağlı olmayan herkesi fişlemişler. Bu raporların Başbakanımızın değerlendirmesi lazım. Halkla devleti karşı karşıya getiren FETÖ örgütünün insanları fişlediği ve kaos ortamının oluşturmanın zeminini nasıl oluşturduğunu görmek lazım. Büyük tahribatlar yapılmış. Ülke yapılan tahribatın belki yüzde 50'sini görmüyor. Gün geçtikçe daha çok bunun tahribatları ortaya çıkacaktır. Kendilerine itaat etmeyen, onların deyimiyle himmet vermeyen, gazetesini almayan herkes fişlenmiştir. Bürokrasi ve siyaset ellerinde bunları yapmışlar. Devletin arşivinde fişlenmiş insanların yeniden ele alınıp ondan kurtulması lazım."
Teşviklerin adil bir şekilde yapılması gerektiğini ifade eden Tezcan, "Evet oralarda terör olayları daha fazla yaşamış. Ancak bölgede yaşayan bütün canlı varlıklar terörden zarar görmüştür. O bakımda belki Nusaybin, Cizre, Sur, Yüksekova'da binalar yıkılmış. Ama diğer illere bakıldığında köylerin tamamı terk edilmiş. Bu köylerde sadece binalar değil, meyvecilik ve hayvancılıkta bitmiş. Bir kere hükümetimizin bunu baz alması lazım. Bunu baz alırken doğrudan desteklemeden vazgeçmeli. İnsanları tekrardan tarım ve hayvancılığa yönlendirmesi lazım. Bölgemizde insanların geçim kaynağının ağırlığı tarım ve hayvancılıktır. Hala ciddi sanayi bölgesi oluşmamış. Tam teknolojik donanımlı sanayimiz yok. Bu 23 ilin en gelişmiş ve büyümüş illerinde bile teknoloji olarak gelişmiş bir sanayi yoktur. Bölgemiz tarım ve hayvancılığa elverişli bir bölgedir. Önü açılırsa organik tarımla dünya piyasasına girebiliriz. Bu üreticilerimize eğitim vererek piyasa bulması konusunda devletimizin bir teşviki olması lazım" şeklinde konuştu.
Başbakan Yıldırım'ın açıkladığı paketin içinde mutlak suretle Bitlis'e havaalanının yapılmasının da olması gerektiğini söyleyen Tezcan, turizm üzerinde FETÖ'nün yaptığı bilinçli tahribatı da değerlendirerek, "Havaalanımızın arsa tahsisi yapılmış. Projeleri bitmiş. Başbakanın açıkladığı rakam çok ciddi bir rakamdır. Bunun içinde havaalanımız milyonda bir tutmaz. Turizm geneline baktığımız zaman turizmi yapan en azında belli bir ekonomi gücü olan veya dünyayı takip edenler genel anlamda yaşanan hadiseler basına yansıdığı kadarıyla büyük otellerin satışa çıktığı ve krizlerin yaşandığı gündem oldu. Kaos yaratıp dışarıdan turistlerin ülkeye gelmesi halinde can güvenliklerinin olmayacağı izlenimi verdiler. Sultanahmet'te, Taksim'de ve Ankara'nın göbeğinde bombanın patlaması, insanları bırakın yurtdışında gelmesi, yurtiçinde de mecburi olmadığı zaman seyahatte çıkmasını önledi. Ankara ve İstanbul'da patlayan bombalar her yeri etkiledi. Taksim'deki bomba Bitlis'i de etkiler, Hakkari'nin bir köyünü de etkiler" ifadelerini kullandı.
FETÖ örgütünün 160 ülkede yapılanması olduğuna değinen BTSO Başkanı Davut Tezcan, "Bu 160 ülkede mevcut olan basınında 'Türkiye'ye gitmeyin', oranın devlet başkanları konuşuyor. Rusya kapılarını kapattı. Bu Türkiye üzerinde oynanan bir oyundur. Hâlbuki Türkiye turizm cenneti olan bir yer. Hele hele bizim bölgemiz inanç turizmde olmazsa olmaz bir bölgedir. Buralarda huzur olursa Marmaris'ten daha çok turizm alır. Van Gölünün yüzde 65'i Bitlis sınırlarını içindedir. Burada birçok medeniyet yaşamıştır. Bilim ve ilim adamları yetişmiş bir yerdir. Yaz ve kış turizmi için hiçbir engelimiz yok ama bir tek engelimiz var havaalanımız yok. Başbakanımız bu eksikliği görüp, teşvik paketinin içine dahil edip burayı hareketlendirmesi lazım" dedi.
(VO-MSA-Y)

05.09.2016 15:17:05 TSI
NNNN
İLGİLİ HABERLER
İLGİLİ HABERLER
Habertürk Web Sürümüne Geç