Soli Özel
Soli Özel 29.09.2017 - 06:37 | Güncelleme: Tüm Yazıları »
Kürt referandumu

 

ŞU günlerde Ankara’nın herhangi bir konuda bugün durduğu yerde ne kadar süreyle kalacağı, iç politikadan en az şekilde etkilenerek belli bir mantık içinde dış politika üretmeyi, stratejisini kurmayı ve buna uygun adımlar atabilmeyi becerip beceremeyeceğini tahmin etmek güç.

Bundan daha vahimi, kendine göre zaafları ve güçlü yönleriyle belli bir ekol sayılan Türk diplomasi geleneğinin tecrübelerinin bir kenara atılması. Bunun sonucunda, önündeki tüm sorunları sert dille, hatta tehditle yönetmek ve bunu çözmeye tercih ederek yaklaşmaktan ne zaman vazgeçeceği de belli değil. Bu tutum Türkiye’yi giderek daha irrasyonel bir devlet olarak göstermekle kalmıyor, tehditlerin ardından pek de etkileyici şeyler yapılamaması, denenen siyasetlerin Suriye örneğindeki gibi başarısızlıkla sonuçlanması da ülkenin ciddiyetinin sorgulanmasına yol açıyor.

Son olarak Irak Kürdistan’ında yapılan referandum hakkında izlenen, açıkçası tutarsız bir görüntü veren ve hükümeti de bölmüş gibi gözüken çizgide benzer bir duruma düşüldü. Bugün ülkeye egemen olan milliyetçi görüşün etkisiyle Kürtlerin neredeyse varlığını reddedecek noktaya gelindiğinden, yakın zamana kadar son derece sıcak ilişkiler içinde olunan Kürdistan Bölgesel Yönetimi şeytanlaştırıldı. Ki, bu yönetimin giderek Bağdat’tan daha özerk olmasında, kendi petrolünü merkezi yönetimden izin almadan dünya piyasalarına göndermesinde Türkiye’nin politika tercihlerinin payı yüksekti.

Referandum sürecinde kullanılan dille, bu ülkenin Kürt vatandaşları da rencide edilmiş olabilir. Üstelik, sert milliyetçiler ne derlerse desinler Irak içinde Türkiye’nin en yakın ve anlamlı müttefiki de KBY, daha doğrusu Mesut Barzani’nin partisi ve şahsiyeti idi. Düne kadar Türkiye ile hemen her konuda ters düşen Irak Başbakanı İbadi’nin sertliği anlaşılabilir. Yakında seçimi var ve ensesinde Irak’ı bir Şii militan devletine döndüren eski Başbakan Maliki’nin nefesini hissediyor. Türkiye’nin çıkarı gerçekten de Irak’ın iç politikasının taraflarından bir olmaktan mı geçiyor?

Mesud Barzani’nin referandum kararı belli bir noktadan sonra onun da iradesini aştı. Irak adlı devlete dahil edildiklerinden beri Bağdat’a bağlı olarak yaşamak istemediklerini isyanlarla gündeme getiren bölge Kürtleri ezici çoğunlukla bağımsızlık kararı aldı. Bu referandumun zamanlaması İsrail dışında hemen tüm ülkelerce sorgulandı. Akıllıca bir iş olmadığı söylendi. Hemen tüm büyük devletler referandumu engellemeye çalıştı. KBY’nin kendisine bu kadar husumetle yaklaşan komşular nedeniyle işinin çok zor olacağı vurgulandı. Ancak referandum akabinde İran dahil olmak üzere hiçbir devlet Ankara’nın benimsediği şedit dili, cezalandırma ölçüsünü paylaşmadı.

Konuyla ilgili en ilginç yazılardan birini yazan Galip Dalay, şu soruları gündeme getiriyor: “Türkiye’nin merkezi hükümetin pozisyonunu bu denli katı bir şekilde savunması veya Kürtlerin bağımsızlık referandumunun en sert karşıtı haline gelmesi bizim hangi çıkarımıza hizmet ediyor? Mesela bu siyasetle Sünni marjinalleşmesinin önüne mi geçiyoruz? Irak devletinin mezhepçi karakterini mi yumuşatıyoruz? İran’ın Irak üzerindeki etkisini mi dengeliyoruz? Yoksa Türkmenlerin maruz kaldıkları haksızlıkları mı gideriyoruz?..” Bu soruların hiçbirine olumlu cevap vermek mümkün değil.

Bu noktada olayın insani, etik boyutlarının ötesinde tercih edilen yaklaşımın Türkiye’nin dış politikadaki hedeflerine ya da çıkarlarına ne ölçüde hizmet ettiğini de sorgulamak gerekir. Cezalandırmayla pek bir şey elde edilmesi mümkün değil. Gelecekte, KBY ile Bağdat arasında müzakereler başladığında Ankara’nın da söyleyebilecek sözü olabilmesi için hafiften frene basması ve yapıcı bir proje üretilmesi gerekir. Bunun önşartı da Sadabat Paktı yıllarında olmadığımızı hatırlamak, bugünün gerçeklerine göre siyaset üretmeye çalışmak ve dış politikayı derin bir iç politika ipoteğinden kurtarmaktır.

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ! (4)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2017-11-01 18:13:38 yazar burada Türkiyenin kürt bölgesel yönetiminin referandum kararını sert dille eleştirmensini eleştşrmektedir.Kısaca bunun diplomasi dili ile yapılması gerektiğinden dem varmaktadır.Yazar burada yanılmaktadır.Türkiye belli bir aklın ürünü olan diplomasi dilini kullanmıştır. Zira gelecek için böyle davranmak zorndadır
TÜM YORUMLARI GÖSTER!(4)