Ömer Dinçer
Ömer Dinçer 09 Ekim 2017 Pazartesi, 06:36:4706:57:50 Tüm Yazıları »
OVP’nin satır araları ne söylüyor?

 

GEÇTİĞİMİZ hafta hükümet Orta Vadeli Program’ı açıkladı. Eğitim konularının gündemde ağırlık kazanması nedeniyle yazma fırsatı bulamadım. Bugün OVP’nin amaçları ve araçlarını birlikte değerlendirmeye çalışacağım.

OVP’nin temel amaçları şu şekilde sıralanmış:

- Cari açığı artırmadan istikrarlı, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir büyüme patikası oluşturmak,

- İstihdamı artırmak,

- Makroekonomik istikrarı ve mali disiplini koruyarak enflasyonu aşağı çekmek.

Bu amaçla program döneminde, yurtiçi tasarruflar artırılacak, özel yatırımlar ve ihracat kaynaklı büyüme sağlanacak, sanayide yapısal dönüşüm hızlandırılacak, teknoloji ve verimlilik düzeyini artırarak uluslararası piyasalarda daha rekabetçi olunacak.

BÜYÜME

2017-2020 yılları arasında yıllık yüzde 5.5 büyüme öngörülüyor.

Bu öngörü, milli gelirin ESA 2010 standartlarına uygun hesaplanmaya başlanmasından sonra, büyüme potansiyelinin 0.5 puan arttığını gösteriyor.

Halbuki milli gelir revizyonundan sonra yüksek büyüme hızına ulaşmak daha da zorlaştı. Çünkü milli gelir miktarı arttıkça, aynı miktar büyüme daha düşük orana karşılık gelecek.

Bu büyüme oranına özel tüketim, yatırım ve ihracattaki reel artışlar yoluyla ulaşılması hedeflenmiş. Bu hedef gerçekte doğru bir tercihtir.

Son yıllarda özel sektör yatırımı neredeyse yok denecek kadar azdı. İhracat toplam faktör verimliliğinin ve kapasite kullanım oranının yükselmesi (yüzde 79) nedeniyle artıyordu. Şimdi bu alanın sınırına gelinmiş görünüyor, dolayısıyla özel sektörün yatırım yapma ihtiyacı doğdu.

Ancak özel sektör yatırımı kesin olarak güven ortamı arar.

Kamu ihalelerinde tarafsız ve adil olmak, adaleti ve yargı sistemini tartışılır olmaktan çıkarmak, bürokratik engelleri ve önyargıları kaldırmak, özel sektör yatırımları için teşvik uygulamalarından önce gelir.

Program bu konularda herhangi bir tedbir öngörmediği gibi, yapısal reformlar için somut hedefler koymuyor. Gerçekte YOİK (Yatırım Ortamını İyileştirme Kurulu), bankacılık dışı finans sektörünün geliştirilmesi, çalışma hayatının esnekliğinin artırılması, kıdem tazminatı fonu gibi bazı yapısal reformların yapılması, orta vadede olumlu sonuç verirken, kısa vadede beklentileri olumlu yönde etkileyecektir.

Diğer yandan, büyüme hedefi için kamu açığının düşürülmesi amacıyla kamunun sabit sermaye yatırımında reel olarak hızlı bir düşüş öngörülmüş. Öyle ki programın son yılı olan 2020’de kamu sabit sermayesinde reel olarak yüzde 1.8’lik azalma hedefleniyor.

Bu yaklaşım son yıllardaki trendin aksine bir durum. Çünkü son 3 yıldır neredeyse sadece kamu harcamalarıyla büyüme gerçekleşti. Ayrıca önümüzdeki yıllarda olabilecek yurtiçi ve yurtdışı gelişmeler düşünüldüğünde, kamu harcamalarının bu kadar azaltılması doğru bir varsayım gibi görünmüyor.

Dönem boyunca, büyümenin temel dinamiği olan ihracatın reel olarak yüzde 5.8, ithalatın ise reel olarak yüzde 4.7 artması bekleniyor. İhracattaki artış makul görülse bile, ithalattaki düşüş gerçekçi değil.

Üstelik, bu tahminler reel olarak değerlenen bir kura rağmen yapılmış. Zira dönem boyunca ortalama kurun yüzde 3 artması öngörülüyor. Dönem boyunca ortalama enflasyonun iyimser bir tahminle yüzde 6 olacağı düşünüldüğünde, TL dolar karşısında değer kazanacaktır. Ve bu durumda ithalat ihracattan daha hızlı artacaktır.

Büyüme hedeflerinin gerçekleşmesi için gereken mali kaynak temininde sorunlar var. Gerçi dış sermaye akışı gelişmekte olan ülkeler yönüne kayıyor. 2017 yılında, Türkiye’ye yaklaşık 10.5 milyar dolar dış sermaye geldi. Bu, olumlu bir gelişme olmakla birlikte yeterli olmaz. Yerli sermaye çıkışını da önlemek gerek.

Ayrıca ulusal tasarrufların artırılması yönünde düşünülen tedbirler çok sınırlı. Yurtiçi tasarruf çokça tekrar edilmesine rağmen, somut stratejilerden bahsedilmemiş. Yıllardır sonuç alınamayan, birikimlerin uzun vadeli finansal araçlara yönlendirilmesine ve altın olarak tutulan tasarrufların finansal sisteme çekilmesinin daha cazip hale getirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılacağı tekrarlanıyor.

Bütün bunlar göz önüne alındığında, dönem boyunca azalacağı ve 2020’de milli gelirin yüzde 3.9’una düşeceği varsayılan cari açık hedeflerinin gerçekleşmesi çok zor.

Sonuç olarak, yüzde 5.5 büyüme gerçekleştirilebilir bir hedef gibi görünüyor. Ancak bu, hükümetin kararlarıyla doğrudan kontrol edemeyeceği özel sektör motivasyonuna bağlı. Ayrıca gerçekleşmesi halinde diğer varsayım ve dengelerin kâğıt üstünde kalma ihtimali yükseliyor.

Bugün maalesef enflasyon ve faiz, istihdam ve işsizlik konularına değinme fırsatım olamadı.

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ! (1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2017-10-09 11:43:39 SGK da 2010 yılındaki uygulamalarla yılda 120 ton kağıt tasarrufu yapıldığı saptanmış. bir çok belgenin elektronik ortama aktarılması ve gereksiz evrakların kaldırılması ile de Maliyede daha çok tasarruf sağlanacağına ve hataların en aza indirileceğine inanıyorum. Kamunun gereksiz uygulamalardan arındırılarak israftan kurtarılması şarttır.