X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET

Japon mini SUV yaratıcısından iddialı dönüş

Fatih Altaylı

Tüm Yazıları »
19 Mart 2017 Pazar, 07:39:25

 

Suzuki, 1985 yılında Samurai adında bir 4x4 aracı piyasaya verirken aslında yepyeni bir sınıfı da otomotiv endüstrisine getiriyordu: Mini SUV.

Küçük motorlu, küçük gövdeli ama boyundan öte kabiliyetli bir arazi aracıydı Samurai. Özellikle gençler bu aracı bir anda popüler hale getirdiler. Suzuki, Amerikan piyasasına Samurai yetiştiremiyordu. Çok başarılı bir araçtı Samurai. Sağlam, arazi yetenekleri yüksek, sorun çıkarmayan ve ucuz. Öyle ki, Çin’de 6688 metreye tırmanarak en yükseğe çıkan otomobil unvanını bile ele geçirdi. Samurai’ın başarısından cesaretlenen Suzuki, 1989 yılında biraz daha büyük, biraz daha donanımlı ve biraz daha lüks bir SUV’u piyasaya verdi: Vitara’yı. Vitara da çok başarılıydı. Samurai’dan çok daha konforlu, arazide yetenekli, şehir içinde kullanışlıydı.

TÜRKİYE’DE POPÜLERDİ

Vitara, Türkiye pazarına girer girmez büyük başarı elde etti. Suzuki’yi o güne kadar görmediği satış rakamlarına taşıdı. Birkaç yıl sonra Suzuki, Vitara’nın yeni modelini piyasaya verdi. Ancak yeni Vitara eskisi kadar güzel değildi. Etkisi satışlara yansıdı. Vitara popülaritesini kaybetmeye başladı. Ardından Grand Vitara ile yeniden kafayı kaldırdı ama özellikle Türkiye pazarında kan kaybetmişti. En önemli sorun ise arkasında güçlü bir distribütörün olmamasıydı. Ancak bu yıl bir sürpriz gerçekleşti; Doğan Grubu, Suzuki’nin Türkiye distribütörlüğünü aldı.

Doğan Grubu, ticarete otomobil bayiliğiyle başlamıştı ve otomotiv distribütörlüğüne geri dönüyordu. Suzuki şimdi Doğan Grubu’nun gücünü arkasına alarak Türkiye’de yeniden güçlü olma hesapları yapıyor ve görünen o ki, bunda da başarılı olacak. Ve tabii ki, bu yeniden güçlenme planının en önemli parçası, yine Suzuki Vitara. Suzuki, Türkiye piyasasında iki farklı Vitara ile boy gösteriyor; Vitara ve Vitara S. Vitara 1.6 litre benzinli motorla 4 tekerden ve 2 tekerden çekişli modellerle getirilirken, Vitara S’lerin tamamı 1.4 benzinli turbo motorlu ve AWD. Yani 4 tekerlekten çekişli. İki aracın dış görünümlerindeki en belirgin fark, ön panjurlarında ve S’in metalik aynalarında göze çarpıyor.

Benim denediğim otomobil ise Vitara’nın 1.4 turbo motorlu olan S modeli. Vitara S’in dış görünümü son derece sade. Eski Vitara’ları andıran hatlara sahip. Led farlar, led gündüz farları ve alt tarafta yer alan sis farları Vitara’ya oldukça kaliteli bir görünüm veriyor. Panjurda abartılı olmayan krom görüntüsü bence olumlu bir puan. Alttaki koruma sacı da otomobilin arazi yeteneğini vurguluyor ve güçlü bir hava katıyor. Araçta bulunan ve opsiyon olarak sunulan siyah tavan ise Vitara’ya çok yakışmış.

Arkadan görünüm ise pek çok SUV’da olduğu gibi biraz zayıf. Arka lambaları biraz daha modern olabilirdi ama otomobilin fiyatını düşününce bu durumu normal karşılamak lazım. Vitara’lar 85 bin TL’den başlıyor. 4 tekerden çekişli olanları ise 95 bin TL’den başlayan fiyatlara sahip. Vitara S ise 110 bin TL civarında bir fiyata satılıyor. Doğrusunu isterseniz fiyat-kalite orantısında SUV segmentinde öne çıkan iki otomobil var. Bunlardan biri Dacia Duster’ın 4x4’ü, diğeri ise Suzuki’nin Vitara’sı. Benden söylemesi.

KÖTÜ LASTİK TERCİHİNE RAĞMEN YOL TUTUŞ İYİ

Vitara S’in yol performansına gelirsek. Yeterli güç, otomobile iyi bir kalkış ve iyi bir hızlanma sağlıyor. Yüksek devirler dışında motor oldukça sessiz. Otomobilin içinde fazla bir rüzgâr ve yol gürültüsü de yok. Otomobilin lastik seçimi ise çok yerinde değil. Kötü lastikler yol tutuşu negatif etkiliyor olsa da yine de kötü değil. Viraj kabiliyeti yüksek ama doğru bir lastik seçimiyle daha da iyi olacağı kuşkusuz. Açık söylemek gerekirse lastiklerine güvenmediğim ve zaten araziye uygun lastikler olmadığı için Vitara’yı gerçek arazi koşullarında kullanmadım. Ancak geçmiş tecrübelerimden Vitara’ların uygun lastiklerle arazide çok başarılı olduğunu biliyorum. Otomobilin son sürati kâğıt üzerinde 200 kms görünüyor. Yağmurlu havalarda denediğim Vitara ile benim ulaşabildiğim en yüksek sürat 195 kms oldu. Vitara 100 kilometrede 8 litre yakıt tüketti ama otomobili biraz sert kullanarak denediğimi söylemem lazım. Normal bir kullanımda bunun 7 litreye düşeceğini tahmin ediyorum.

VİTARA'NIN ASIL SÜRPRİZİ İÇİNDE GİZLİ

Suzuki Vitara S’in asıl sürprizi ise içeride. Gerçekten şahane bir iç mekân hazırlamışlar. Sade ama hoş görünen analog göstergelerin ortasında otomobilin bilgisayarını gösteren bir mini ekran yer alıyor. Havalandırma kanallarının metal ve renkli çerçeveleri oldukça şık. Vitara S’in donanım seviyesi ise lüks otomobillerle yarışacak hatta bazılarını geçecek nitelikte. Tahmin edebileceğiniz gibi otomobil anahtarsız çalışıyor. Alcantara ve kumaş karışımı koltuklar ısıtmalı ancak elektrik kumandalı değil. Dijital klima tek bölgeli ancak bence hiç sorun değil, çift bölgeli klimaların ne işe yaradığını bunca yıldır anlayabilmiş değilim zaten. Adaptive cruise control çok başarılı ve üst sınıflara layık. Otomatik farlar, kısa uzun seçeneklerini de otomatik olarak yapıyor. Deri direksiyon ve deri vites topuzu güzel. Camlar ise haliyle elektrikli. Fren destek sistemi, eğim iniş sistemi, radar destekli fren uyarı sistemi de cabası. Donanım seviyesi 10 numara. Metalik fren ve gaz pedalları ise havalı. Vitara S’in 1.4 litre turbo benzinli motoru 140 beygir güç, 220 nm tork sağlıyor ve bu güç oldukça yeterli. Fren uyarı sistemi genelde başarılı gibi görünse de zaman zaman gereksiz uyarılarda bulunuyor, bazen de gerekli uyarılarda bulunmuyor.

Konsolun ortasındaki 10.1 inçlik dev bilgi ekranının daha büyüğü Tesla’larda var. Ekrandaki radyo görüntüsü ise çok şık ve kullanışlı. Yazılımı çok başarılı.

Tüm Yazıları »

Yorum yaz