X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET

Evde barışı yaşayan çocuklar dünyaya barışı getirebilir

Damla Çeliktaban

Tüm Yazıları »
15 Mart 2017 Çarşamba, 09:42:24

 

Çocuk gelişimi ve eğitim üzerine kitaplara imza atan Sura Hart, “Anne babalar çocukları için ev içinde barışçıl ve saygı dolu bir ortam yaratmayı becerirlerse, bu çocuklar barış becerilerini öğrenerek büyür ve onların ileride barışçıl bir dünya yaratmaları mümkün olabilir” diyor

MART sonunda Şiddetsiz İletişim Derneği ve Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin (BBOM) organizasyonuyla Türkiye’ye gelecek olan Sura Hart, ‘Şiddetsiz İletişim’i okullarda yaygınlaştırma amacı taşıyan bir eğitmen... 2000 yılında Şiddetsiz İletişim’in kurucusu Marshall Rosenberg tarafından eğitim projesinin başına geçmesi istenen Sura Hart’ın ‘Şefkatli Sınıf’, ‘Hata Olmayan Sınıf’ ve ‘Saygı Odaklı Ebeveynlik’ isimli üç kitabı bulunuyor.

- Ebeveynliğe yaklaşımından bahseder misin?

Ebeveynliğe yaklaşımımın temelinde merak ve alçakgönüllülük var. Bu daha önce hiç deneyimlemediğimiz bir alan, içinde yaşarken öğreneceğiz, hatalar yapacağız... Mükemmel ebeveyn diye bir şey yoktur, olduğunu zannederek ebeveynlik yapacak olursak gerçekten zorda kalırız. Niyetin netliği de ayrıca önemli. Benim ebeveynlikle ilgili niyetim karşılıklı saygıya dayanan ilişkiler yaratmak, hem kendi ihtiyaçlarım hem de çocuklarımın ihtiyaçlarına eşit derecede duyarlı olmak, herkes için işe yarayacak çözümler aramak...

- Biz, nedense, ebeveyn çocuk arasındaki en önemli tutumun ‘‘sevgi odaklı olduğuna inanıyoruz, senin kitabında ve konuşmalarında ise ‘saygı’ çok daha fazla geçiyor ve merkezde yer alıyor. Bana bunun sebebini anlatır mısın?

Saygı, benim için, sevginin davranışa dönüşmüş halidir. Saygıyı tanımlarken çocuğuma bakıp onların varoluşuna saygı duyarak davranışlarının arkasındaki asıl ihtiyacı anlamayı kastediyorum. Çocukların davranışlarının arkasındaki ihtiyaçlar yetişkinlerinkinden pek farklı değildir, temelde hepimiz benzer şeyler istiyoruz. Mesela güvenlik, seçme özgürlüğü, empati, dürüstlük, bütünsellik, oyun, öğrenme... Çocuğumuzda şahit olduğumuz davranış zaman zaman hoşumuza gitmese de bunun arkasındaki motivasyonu görerek onu takdir edebiliriz. Yargılamak, suçlamak yerine ihtiyaçlarını daha becerikli bir şekilde tatmin etmesi için ona rehber olabiliriz.

- Günümüz ebeveynlerinin çocuklarla ilgili yaşadıkları en sık rastlanan zorluklar neler?

Bugünlerde insanlar çok hızlılar, aynı anda birçok şey yapmaya çalışıyorlar, kendileriyle ya da çocuklarıyla geçirmek için yeterince zamanları yok. Bu da birkaç soruna yol açıyor. Ebeveynler sürekli çok meşgul olduklarında çocuklarıyla aralarındaki sohbetler hızlı olmak zorunda. Ebeveynler kendilerine zaman ayırmazlarsa yorgunluk, stres ve kendi ihtiyaçlarından kopmuşluğun getirdiği bezginliği hissederler. Bu da onlara kendi ihtiyaçlarını tanımayı, net sınırlar koymayı zorlaştıran bir ruh hali. Ebeveynler çocuklarına karşı polis gibi davranmaya başlarlarsa, onlara bir şeyleri yaptırmaya, disipline etmeye ve yön vermeye çalışırlarsa o zaman çocukla birlikte olmanın keyfini çıkarmaya, onları dinlemeye ya da takdir etmeye zamanları kalmaz.

- Bunları nasıl çözebiliriz?

Ebeveynler eğer biraz yavaşlayabilirlerse ve çocuklarını gerçekten dinlemek için zaman ayırırlarsa hem daha yakından tanırlar, hem de onlardan çok daha fazla keyif alırlar. Aslına bakarsanız ebeveynlerin de empatiye ihtiyacı var ve bu ihtiyaçları pek de sık karşılanmıyor. Onların da takdir edilme, destek görme ihtiyaçları var. Bir yandan da sadece çocuklarıyla değil diğer insanlarla olan iletişimlerini de geliştirecek ve kolaylaştıracak iletişim yöntemlerini öğrenmeleri işe yarayabilir.

- Ebeveynlerin sorunları kültüre göre değişiyor mu yoksa global mi?

Yakın zamanda uzunca bir süre Çin’de kaldım ve anladım ki Çin’deki ebeveynlerin sorunları Amerikalılarınkinden farklı değil. Türk ebeveynlerinde de böyle olup olmadığını merak ediyorum, yakında göreceğim.

- Şiddetin her türüyle dolu bir dünyada barışçıl, ötekilerin ihtiyaçlarına ve dünyaya dair algısı açık, kendini güvenli hissedebilen çocuklar yetiştirmenin bir yolu var mı?

Çocuklar çoğu şeyi evden, anne babalarıyla olan ve onların birbiriyle olan ilişkilerinden öğrenirler. Ancak ebeveynler kendi ilişkilerinde ötekilerin ihtiyaçlarına duyarlı, saygılı, dürüst ve nazikse çocuk bu davranışları modelleyebilir. Anne babalar çocukları için ev içinde barışçıl ve saygı dolu bir ortam yaratmayı becerirlerse, bu çocuklar barış becerilerini öğrenerek büyür ve onların ileride barışçıl bir dünya yaratmaları mümkün olabilir.

Not: Sura Hart, BBOM öğretmenlerine vereceği eğitimin ardından bir de tek günlük ebeveyn eğitimi verecek. 28 Mart günü gerçekleşecek eğitime katılmak isteyenler info@happynest.com.tr adresine e-porta atarak bilgi alabilirler.

 

Şiddetsiz İletişim Derneği Başkanı Vivet Alevi:

“İNSAN yavrusu özündeki şefkatle doğuyor ve daha sonra deneyimlediği, öğrendiği ve şartlandığı pek çok şey nedeniyle bu doğasından uzaklaşıyor. Biz insanın doğasındaki şefkate güveniyoruz. İnsanların bir arada, kendileriyle ve çevreleriyle barış içinde yaşamasının yollarını kolaylaştırmak için iletişim becerilerimizi geliştirmeye destek olmak istiyoruz. Bu amaçla, Sura Hart’ın ebeveynlerle yapacağı çalışmanın aile içi ilişkilere fayda sağlamasını umut ediyoruz. Herkesi kalbimizden gelen sesle, kalbimizden gelen dille selamlıyoruz.”

 

Şiddetsiz iletişim, okul, öğretmenler

BAŞKA Bir Okul Mümkün Derneği (BBOM), “Başka Öğretmenler Mümkün” (BBÖM) adı altında 2015 yılından beri öğretmenlerin katılımcı ve barışçıl öğrenme topluluklarına katkı sunmaları için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaların temelini oluşturan alanlardan biri çocuk katılımı, diğeri ise ‘Şiddetsiz İletişim’. 25-26 Mart tarihinde gerçekleşecek 2 günlük seminerde, BBÖM’ün içinde yer alan 35 öğretmen ve uzman ile çocukların empati ve çatışma çözme becerilerini güçlendirecek bir kart oyunu olan ‘The No-Fault Zone’, tasarımcısı Sura Hart’ın kolaylaştırıcılığı ile deneyimlemek ve Türkiye’de yaygınlaşabilmesine dair yürütülecek pilot çalışmayı planlıyorlar.

Öğretmenlerin edindikleri bilgileri ve oyunu sadece çocuklara değil öğretmen arkadaşlarına da aktaracakları ve bu sayede okulda bir şiddetsizlik kültürünün yaygınlaşması için ilk adımın atılmış olacağı öngörülüyor.

Yorum yaz