X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET
Avrupa futbolunda korkutucu tablo
Futbol + Sonra Oku

9 kulübün sultanlığı

13 Ocak 2017 Cuma, 10:56:55

UEFA kulüp karşılaştırma raporuna göre en çok kazanan 9 kulüple diğerleri arasındaki fark kapatılamayacak şekilde açılıyor. En zengin 20 kulübün toplam geliri de diğer 48 ligdeki 597 takıma denk. Kimilerine göre futbolun geleceğinde Şampiyonlar Ligi'ne ilave yeni bir lig oluşması kaçınılmaz.

UEFA, bünyesindeki 55 üye ülkenin liglerindeki 679 takımdan alınan veriler doğrultusunda 2015 yılına ait kulüp değerlendirme raporunu açıkladı. 130 sayfalık rapor, önceki raporlara göre çok daha kapsamlı, verilere meraklı futbolseverler için büyük bir hazine. 

Devrik başkan Michel Platini'den koltuğu devralan Sloven futbol adamı Alexander Ceferin devasa rapor için yazdığı önsözde değerlendirmeyi "futbolun kültürel ve ticari gücünün bir kez daha kendini gösterme başarısı" şeklinde özetliyor. Finansal fair play başarısından, kulüplerin zarardan kâra geçmesinden, yaşanan büyümeden, oluşan şeffaflıktan ve tribünlerdeki seyirci artışından duyulan gurur belirtiliyor.

“"Futbolun başarı hikâyesi kültürel ve ticari olarak gücünü bir kez daha gösterdi. UEFA'nın finansal fair play uygulamasındaki düzenleyici rolü sadece Avrupa futbolunun mali durumunu sarsılmaz hâle getirmekle kalmadı; eşi benzeri görülmemiş büyüme, yatırım ve kârlılık için çerçeve oluşturdu."” Alexander Ceferin - UEFA Başkanı

2009 yılında üzerinde anlaşılan ve 2011-12 sezonundan itibaren uygulanmaya başlayan Finansal Fair Play(FFP) kurallarından bu yana en büyük 20 lig içerisindeki kulüp borçlarının gelirlerine oranı 6 senede % 65 oranından %40 seviyesine geriledi. 6 sene önce 11.7 milyar € olan toplam gelirler 2015 sonu itibarıyla 17 milyara çıktı. FFP öncesi 2 yılda toplam 700 milyon € zarar yazan futbol ekonomisi son 2 iki sezonda 1.5 milyar € kâr açıkladı. 2009 yılında 1.8 milyar €, 2011 yılında ise 3.3 milyar € olan özsermaye toplamı, 4 senede % 84 artarak 6.1 milyar € oldu. Stadyum ve altyapı tesislerine yapılan yatırım 1 milyar € sınırına dayandı.

Habertürk okuyucularının okumaya aşina olduğu üzere UEFA'nın gelişen tablosunda en kötü sicile sahip ülkelerden biri olmaya devam eden ve güncelleme yazısını hakeden Türk futbolu özelinde ise bariz bir iyileşmeden bahsetmek zor. Grafikte görüldüğü üzere sol dipte top bekleyip pas alamayan kanat oyuncusu gibi yapayalnızız. Net borç artışında % 37 ile zirvede ve yine zararın en büyüğünü yazanlardanız.

Küresel Süper Güçler

Rapordaki 130 sayfalık neredeyse pırıl pırıl tablonun içerisindeki madalyonun diğer yüzüne ise bir not düşülmüş ve bizzat UEFA tarafından yaklaşmakta olan soruna bir isim konmuş.

Küresel Süper Güçler

Buna göre; 30 kulüp, toplam 8.2 milyar € ile tüm Avrupa futbolunun ürettiği gelirin % 49'unu elinde tutuyor. Söz konusu 30 kulüp arasında İngiltere'den 14, Almanya'dan 6, İtalya'dan 4, İspanya'dan 3, Fransa, Rusya ve Türkiye'den ise birer kulüp var.

Tabloya biraz daha yakından bakıldığında ise 9 kulüp bir başka sivriliyor. Real Madrid, Barcelona, Manchester United, Paris Saint Germain, Bayern Münih, Manchester City, Arsenal, Chelsea ve Liverpool'un oluşturduğu 9 kulüp ile kalan 21 arasındaki farkın büyüdüğü ifade ediliyor. Dünya genelindeki devasa taraftar tabanlarını hiç görülmemiş bir şekilde paraya dönüştürdüğü belirtilen bu küresel markaların sahip olduğu zenginlik ve refahın arkadan gelenler tarafından yakalanma ihtimali gidişata bakıldığında pek de mümkün görünmüyor.

UEFA yüksek sesle belirtmese de gelirlerin büyüdüğünü fakat daha büyük paylarla dilimlenerek daha kârlı biçimde 'Küresel Süper Güçler' denen bir düzine kulüpte kümelendiğini açıkça ifade ediyor ve bu kulüplerin geçmişteki geleneksel pazarlama metotlarına nazaran sosyal medya sayesinde geniş taraftar kitlelerine ulaşabildiklerini söylüyor.

Futbol dünyası yayın gelirlerine odaklanmışken UEFA'nın ticari gelirlere kafasını çevirmesi es geçilecek bir durum değil. Zira havuz üzerinden pazarlanan yayın gelirlerideki artış 'Küresel Süper Güç' konumundaki kulüpler için % 45 olurken, diğer 700 civarındaki takım için aynı oran % 37. Uçurum yaratacak bir fark değil fakat büyüteç ticari gelirler ve sponsorluklara tutulduğunda büyük balıkların son 6 sezonda yakaladığı artış % 148 ile kulüp başına ortalama 100 milyon € seviyesini aşarken, diğer 700 kulüp % 17 ile ortalama 1 milyon €'yu bile yakalayamıyor.

600 kulübe bedel

Ceferin, bu durum için "UEFA tetikte kalmalı ve sponsorluk ve ticari gelirlerinin bir avuç kulüp etrafında artarak toplanmasını dikkatle izlemeli." diyor ve oluşabilecek dengesizliğin tehlikelerine kaşı uyarıyor.

Tabloya bakıldığında en ürkütücü tabloyu oluşturan ligin İngiltere Premier Lig olduğu görülüyor. Her ne kadar son şampiyonluğa ligin en kalenderlerinden biri olan Leicester City masalsı bir performansla ulaşsa da, 20 takımın toplam geliri Avrupa'nın 48 liginde mücadele eden 597 takıma denk.

Avrupa'da ilk kez bir ligde kulüp başına düşen ortalama yayın geliri 100 milyon € barajını aştı. Premier Lig 108 milyon € ile en yakın takipçisi İtalya ortalamasını ikiye katladı ve biraz da küsürat bıraktı. Üstelik rapor 2015 yılını kapsadığı için yurt içi ve yurt dışı hakları 10.5 milyar € toplam değere ulaşan yeni yayın ihalesini kapsamıyor. Gelecek üç yıllık dönemde Premier Lig kulüpleri ortalama 150 milyon € barajını da aşacak ve 200 milyon €'ya dayanacak.


Premier Lig yönetimi sırf Çin haklarını 700 milyon $ karşılığında Suning Holding'e bağlı PPTV'ye sattı. Bu bedel yarısı TL kuruna sabitleneceği halde Türkiye'de memnuniyetle karşılanan 600 milyon $ tutarındaki son büyük ihaleden fazla. Amerika'da da NBC ile 2022 yılına dek 1 milyar $ tutarında bir anlaşmaları var.

La Liga ve Bundesliga kulüpleri de onları takip ediyor. Bedelin yüksekliği bir tarafa, Asya ve Amerika gibi güçlü pazarlardaki adı geçen yaratacağı bu dominasyon takip eden arkadaki grupla oluşan ticari gelir makasını kuşkusuz daha da açacak.

"Birkaç yıl içerisinde dünya çapında bir futbol turnuvası göreceğiz. Bu, kimsenin önüne geçemeyeceği bir gelişme. Bu yeni süper lig TV piyasası, dev sponsorlar ve markalar tarafından yönlendirilecek." - Jacco Swart | CEO

Hollanda 1. ligi Eredivisie'de CEO görevini yürüten ve aynı zamanda 28 ligin üyesi olduğu Avrupa Profesyonel Ligleri (EPFL) yönetim kurulundaki Jacco Swart için medya ve sponsorluk devlerinin uçuk paralarla finanse edeceği "Dünya Süper Ligi" fikri birkaç sene içerisinde gerçekleşecek.

Swart belli ki pek de haksız değil. Zira FIFA başkanı Gianni Infantino gidişatın farkında olacak ki, geçtiğimiz Kasım ayında 7 takımla düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nın 32 takımla oynanması gerektiğini iddia etmişti. Hatta fikstürün rahatlaması için La Liga gibi 20 takımlı liglerin 18 takıma düşürülmesini tartışmaya açmıştı. 

EPFL'den çok daha etkili bir profesyonel örgüt olan, başkanlığını Karl Heinz Rummenigge ve yardımcılığını da Barcelona eski başkanı Joan Laporta'nın yaptığı Avrupa Kulüpler Birliği (ECA) ise tarih vererek 2023 yılına kadar UEFA ve FIFA'dan kopmanın yaşanmayacağını söylemişti. ECA, resmi olarak 2015 Mart ayında FIFA ve UEFA ile anlaşarak bir takım imtiyazlar elde ettiği için tartışmalar şimdilik duruldu ama çatı kurumların dışındaki bu gibi örgütlerin gitgide güç kazandığı bir ortamda futboldaki taht oyunları önümüzdeki dönemde çok şeylere gebe.

Yorum yaz

  • Misafir 2017-01-13 13:05:20

    Futbol dünyasının ekonomisini çok güzel özetlemiş ve araştırmışsınız emeğinize sağlık