X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET
Beşiktaş'ın puan reçetesi
Futbol + Sonra Oku

Taktik Analiz: Napoli vs. Beşiktaş

19 Ekim 2016 Çarşamba, 11:54:11

Napoli ile San Paolo Stadı'nda kritik bir Şampiyonlar Ligi mücadelesine çıkacak olan temsilcimiz Beşiktaş'ı zor ama imkânsız olmayan bir maç bekliyor. Napoli'nin güçlü yönleri törpülenir, zaafları işlenirse Beşiktaş'ın hiç de azımsanmayacak bir şansı var.

Beşiktaş bu gece Şampiyonlar Ligi'nde çok kritik bir maça çıkıyor. Kara Kartal için kaybetmemek çok önemli. Alınacak bir puan sadece gruptaki puan dengesinde makasın açılmasını önlemekle kalmayacak; Beşiktaş iki büyük deplasmanda boyun eğmediğini göstererek gruba güçlü bir mesaj vermiş ve kendi özgüvenini de yükseltmiş olacak.

Beşiktaş medyasında ağırlıklı görüş Şenol Güneş'in takımına kendi oyununu oynatması gerektiğine yönelik fakat bu çok da kolay değil. Beşiktaş'ın geçen sezon ki oyun pratiğinin omurgadaki 4 değişmez isminden Gomez ve Sosa ayrıldı. Oğuzhan ve Rhodolfo ise sakatlık ve formsuzlukla cebelleşiyor. Siyah beyazlılar, yeni transferlerden sonra başka bir futbol oynamaya çalışıyor ve o futbol henüz tam anlamıyla yerleşmiş değil.

Yeni Beşiktaş

Örnek vermek gerekirse, Beşiktaş geçen sezon tüm kupalarda maç başına 1.88 ortalamayla 96 gol atmıştı. Bu yıl, şu ana dek ortalama 1.75 gol atılıyor. Hissedilir bir fark yok fakat goller gelişimine göre kategorize edildiğinde tablo değişiyor. 2015-16 sezonunda çok homojen bir dağılım vardı. Atılan gollerde yerleşik hücum % 40, kontra ataklar % 34 ve duran toplar da % 26 yer tutuyordu. 2016-17 sezonunda ise yerleşik hücum % 52, duran toplar sonrası atılan goller ise % 43.  Kısacası yeni Beşiktaş kontra ataktan üretemiyor. Bir yönünü kaybetmiş durumda.

Temel nedenlerinden biri de Caner geldikten sonra ataklarda merkez kullanımının azalması ve sol kanada ağırlık verilmesi. Buna karşılık hızlı hücumdan da gol yenmedi. Oyun akışında merkez kullanımının azalması ve kanatlara ağırlık verilmesinden dolayı topların daha risksiz bölgelerde kaptırılmasının doğal bir sonucu olarak görülebilir. Detaylar çoğaltılabilir ama gerçek değişmiyor. 

2016-17 model Beşiktaş henüz oturmamış bir takım. Şenol Güneş hem kadro hem de diziliş arayışlarıyla bunu belli ediyor. Napoli gibi takımlar karşısında geçen seneki gibi dümeni eline alan, proaktif bir Beşiktaş'ı - en azından şimdilik - beklemek doğru değil. Geçiş sürecinde Şenol Güneş zaman zaman daha reaksiyonel oynayan, rakibin hatalarını kovalayan ve etkili olmaktan ziyade verimli olan bir takım sunuyor. İtalya deplasmanında da bu alışkanlık sürmeli.

Peki Napoli'nin zaafları neler ? Beşiktaş rakibinin hangi hatalarından faydalanabilir ve bu doğrultuda hangi tercihlerde bulunmalı ?

Napoli nasıl oynuyor ?

İtalyanların gözünden muhtemel onbirler.

İtalyanlar bir kere tempoyu ve topun hakimiyetini rakibine bırakmayı sevmiyor. Kendileri belirlemeye çalışıyor. Geriden uzun çıkmıyor. Chelsea'nin bu yaz döneminde alamadık dediği, stoper Kalidou Koulibaly ile oyunu geriden kurarak topu ileri taşıyorlar. Bunu yaparken yana, düşük tempoda değil dikine, seri, tempolu ve bazen riskli pas tercihleriyle yapıyorlar. Geçen sene forvet arkası oynayan Hamsik, bu yıl sol iç oynamaya başladı. Slovak oyuncu rakip sahaya yerleşirken hücumu çeşitlendiren bir numaralı isim.

İki bekleri Ghoulam ve Hysaj da hücumcu ama oyunları çoğunlukla soldan işlediği için Ghoulam daha öne çıkıyor. Önünde oynayan Dries Mertens, Hamsik ve oraya devrilen Milik ile birlikte rakibin sağından çok kolay çoğalıp, kendi sağ kanatlarında da Callejon'a boş alan yaratıyorlar. Milik'in olmaması zenginliklerini bir nebze törpülese de alışkanlıklarından bir şey kaybetmiş değiller. Tempoları düştü o kadar. Esas oğlan ise Marek Hamsik.

Hamsik ve Callejon

Slovak oyuncu Marek Hamsik, oyuncu kalitesi olarak birinci sınıf ama aynı sınıfta bir kulüpte oynamıyor ve sahadaki rolü çok daha rahat seçiliyor. Napoli orta sahasının en hareketli oyuncusu. Hareket becerisi ve koşuları sayesinde takım arkadaşlarına alan açmakla kalmıyor çok sayıda pas seçeneği ve kanalı da yaratıyor. Kendi pas becerisi zaten kusursuza yakın, uzun mesafeli de atabiliyor ama asıl farkı saha görüşüyle yaratıyor. 

Hamsik, rakibin tercihine göre sahada çok farklı senaryolar uygulayabiliyor. Mesela, rakip kendisine ya da oyunculara odaklı bir takımsa içeri daha fazla giriyor ve adamını da oraya çekiyor. Sol bek Ghoulam da çizgiye açıldığı için oyunu kuran sol stoper Koulibaly ile Mertens arasında boyuna uzun bir pas koridoru açılıyor. Koulibaly topla çıkabildiği için oraya kendisi kat edip aniden depara kalkan Ghoulam'ı görebileceği gibi doğrudan Mertens'e oynayabiliyor. Böylelikle merkezi çok hızlı geçebiliyorlar.

Hamsik, rakipteki eşleniği topa odaklıysa onun arkasında kalıp kör noktasından dışa koşuyla kendini boşa çıkarıyor ve topla buluşuyor. O saatten sonra bek stoper arasındaki iç kulvardan koşu yapan Mertens'e oynayabilir; soldan bindiren beki Ghoulam'a bırakabilir; sağ dıştan ceza sahasına deparlanan Callejon'a atabilir. Fazlasıyla seçeneği var. Dinamo Kiev maçında Mertens'in koşusuyla açtığı alanda Ghoulam'ı topla buluşturmuş ve onun arka direğe ortasıyla Milik'in golü gelmişti (sağdaki resim)

Rakipler alana odaklanıp orta saha ve forvet hattı arasına kümelendiğinde bu kez sağa, Callejon'a dönüyorlar. Napoli merkezindeki üç futbolcu (Allan, Hamsik ve Jorginho) bilerek rakibin forvet ve orta saha hattına kümelenerek dikkatleri üstlerine çekiyor, oyunu dar alana sıkıştırıyor. Callejon da başlangıçta geride kaldığı için rakipler fazla tereddüt etmiyor. Koulibaly o dar alana girip pas istasyonu olarak dar alanda varyasyonu başlattığında ise Callejon boşalmış sağ kulvardan kücuma çıkıyor. Ters top geldiğinde en iyi yaptığı iş olan rakibin üzerine gidebilir ya da her türlü ortayı yapabilir (yukarıda soldaki resim)

Presi kırmak, Jorginho'ya sertlik ve baskı

Beşiktaş bütün bu nedenlerden dolayı savunma çizgisini biraz daha geride kurup alanı daraltmalı. Napoli'nin iki temel tuzağına düşmemeli, bilakis onları kendi sahasının ortasına çekmeyi denemeli. Topu kaptıktan sonra Napoli'nin karşı presi gelecektir. Kaleciye dönüldüğünde bile 5-6 oyuncuyla bu presi sürdürüyorlar ama geri dörtlüden kopuyorlar. Jorginho da ikinci topları kazanmak için öne çıkıyor ve orta sahada bomboş bir alan kalıyor. 

“"Roma'nın çapraz topları karşısında zayıf kaldık."” Maurizio Sarri - Napoli Teknik Direktörü


Beşiktaş bu alanda kendi merkez oyuncularını rakibin arkasına sarkıtıp çabuk top yapar, oyunu ters kanada taşırsa çok rahat kontra bulabilir. Mertens ya da Insigne, kim oynarsa oynasın, sol dış hücumcularının savunma eforu çok düşük. Pres kırılıp ters kanada dönüldüğünde, özellikle Ghoulam'a karşı 2'ye 1 bulma olasılığı da yüksek. Roma bunu son lig maçında çok iyi yaptı. Salah ile sağdan inanılmaz etkili oldular. Beşiktaş'ın o topu kapacak oyuncusu da terse dönecek oyuncusu da, başta Gökhan İnler olmak üzere, var.

"Jorginho oyun kurmada başarılı ama savunma gayreti düşük ve temaslı oynayan rakipler karşısında zorlanıyor."

Jorginho'ya karşı sert ve baskılı oynamak da bir diğer çözüm. Brezilyalı hücuma çıkışlarında çok önemli bir role sahip, karşı pres dönüşlerinde çok top kazanıyor ama fizik olarak yumuşak. Savunmada, özellikle birebirde göründüğü kadar çalışkan değil. Mesajı güçlü alırsa sinebiliyor. Top rakipteyken oyun görüşü geniş değil, dar bir alanı kontrol edebiliyor ve hamle yapmakta gecikebiliyor. Üstelik Napoli'nin merkez üçlüsü prese kendini kaptırıp sonrasında, yeniden oyuncu takibini yapmakta toptan problemli. Talisca başta olmak üzere merkezden destek koşularıyla Beşiktaş etkili olabilir. Napoli bu sezon yediği 13 golün 11'ini yerleşik savunmadayken yedi.

Ceza sahası dışı aksiyonu ve pres özelliği sıfıra yakın olan Cenk yerine Aboubakar oynamalı. Kamerunlu kale önünde formsuz ama enerjisiyle hem Koulibaly'yi hem de Jorginho'yu rahatsız edebilir. Milik'in olmaması Napoli'nin hücuma geçişlerini yavaşlatacak ve yaptığı yalancı koşulardan oluşan alanı da başka şekilde açmaya itecek.

Gabbiadini onun kadar sırtı dönük ve pas oyunu olan bir forvet değil. Koşu ve şuta daha yatkın. Napoli'nin soldaki çoğulcu oyununa karşı Quaresma ile başlamaktansa sağda daha sorumlu bir tercihte bulunmak; Portekizli yıldızı da ikinci yarı opsiyonu olarak değerlendirilmek çok daha mantıklı. Beşiktaş ilk yarıda skoru vermediği takdirde oyun da sahadaki alan da Quaresma'ya daha uygun olur. Hafta sonu Salah'ı biraz izlediyse ne yapacağını çok iyi bildiğine şüphe yok. Beşiktaş'ın doğru kurgu ve oyun içi rötuşlarla San Paolo'dan puanla ihtimali hiç de azımsanacak gibi değil.

Yorum yaz