İzmir'de sonuçları tüm Türkiye'ye önerilmek üzere gerçekleştirilen 'Anne ve Bebek Sağlığı Çalıştayı'nda hamile kalmaları halinde ciddi ölüm riski taşıyan kadınların çocuk sahibi olmak için bu riski göze aldıkları ancak, anneliği tadamadan hayatlarını kaybettikleri bildirildi. 

İzmir'de Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Kuzey ve Güney Genel Sekreterlikleri işbirliğinde, anne ve bebek ölümlerini azaltmak, sezaryen doğum oranlarını düşürmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 'Anne ve Bebek Sağlığı Çalıştayı' yapıldı. 15 Temmuz'daki çalıştaya çeşitli meslek gruplarından uzman, akademisyen ve profesyoneller ile kurum temsilci ve yöneticileri katıldı. Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Müdürlüğü görevlileri tarafından 81 ilde anne ve bebek ölümlerinin durumu, doğumların dağılımı, kadın- çocuk sağlığı programları, proje ve çalışmalar ile ilgili sunumlar gerçekleştirildi. Bu sunumlardan gündeme getirilen rakam ve durumlar ise gruplara ayrılan katılımcılar tarafından ele alınıp, öneri paketleri hazırlandı. 

İYİLEŞME VAR, YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR

İzmir Halk Sağlığı Müdür Yardımcısı Dr. Neşe Nohutçu, çalıştay sonrasında DHA'ya yaptığı açıklamada anne bebek ölüm oranları hakkında bilgi verdi, Sağlık Bakanlığı'na iletilen, Türkiye genelinde uygulanması önerilen rapordan örnekler verdi. Dr. Nohutçu şunları söyledi:

"Ülkemizde her yıl 1 milyon 300 bin bebek dünyaya geliyor. Bu bebekler ve anneleri gebelik, doğum ve lohusa sırasında ve sonrasında çeşitli risklere maruz kalabiliyor, çeşitli hastalıklar ve kayıplar yaşanıyor. Yıllara göre azalmakla birlikte 2015 yılında ülkemizde gebelik, doğum ve lohusalık sırasında 100 binde 13.7 kadını kaybettik. Aynı yıl aynı nedenlerle İzmir'de yüz binde 10.7 kadın kaybedildi. İlimizde ölen kadınların aynı zamanda gebe ve lohusa olup olmadıkları Halk Sağlığı Müdürlüğümüzce hastane kayıtları, aile hekimleri bildirimleri, gazete- tv haberleri gibi bir çok kanaldan titizlikle araştırılıyor. Araştırma sonucu anne ölümü olarak tespit edilen kadınların, gebeliği süresince gittigi her türlü sağlık kuruluşundan (resmi-özel) dosya, tetkik vb. gibi kayıtları istenerek çeşitli uzmanlardan ve annenin aile hekiminden oluşan uzmanlar komisyonu ile bilgiler değerlendiriliyor." 

ÖNLENEBİLİR BİR ÖLÜM MÜ?

Dr. Nohutçu bu değerlendirmenin neden yapıldığını da şöyle aktardı: "Amacımız tarafsız olarak ölen annenin gebeliği, doğumu veya lohusalık sırasında tıbben eksik, yanlış herhangi bir müdahale yapılıp yapılmadığını, önlenebilir bir ölüm mü, tesadüfi bir ölüm mü, herhangi bir gecikme yaşanmış mıdır, bunları tespit etmektir. Bu değerlendirme sonuçları ve dosyaları Ankara'da toplanan Ulusal Anne Ölüm Komisyonu'nca tekrar değerlendirilmektedir. Herhangi bir eksik tespitinde il, ilgili kuruluşlar ve ilgili hekimler uyarılmakta ve bu il düzeyinde tekrarlanmayacak şekilde önlemlerin ve derslerin alınmasını sağlamaktadır. Örneğin 2015'te İzmir'de gerçekleşen 6 ölümün yüzde 17'si önlenemez, yüzde 83'ü önlenebilir ölümlerdir. Ancak dikkat çekmek isterim ki bu önlenebilir ölümlerin yüzde 60'ı 1. gecikme modeli dediğimiz kişiye veya aileye bağlı nedenledir. gebe kalmaması gereken kadınlar (kalp hastallığı, kronik hastalık, metabolik hastalık, morbit obezite, çok fazla gebeliğin neden olduğu rahim yorgunluğu, ileri yaş gebelikleri vb) zamanında önerilen tedaviye gitmemek veya götürülmemek gibi nedenler olarak önümüze çıkmaktadır. İlimizde 7 yıllık bir değerlendirme yapıldığında anne ölümlerinin yarısından fazlasının lohusalık döneminde gerçekleştiğini ve bu annelerin yüzde 80'ninden fazlasında en az bir risk görmekteyiz."

1000 BEBEKTEN 7'Sİ KAYBEDİLDİ

Dr. Nohutçu, 1 yaşına kadar olan bütün bebek ölümlerini aynı şekilde tespit ederek önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasının sağlandığını söyledi. Geçen yıl ülkemizde doğan bin bebekten 7.6'sının öldüğünü kaydeden Dr. Nohutçu, şöyle devam etti: "İzmir'de ise bu rakam binde 5.5 idi. Bebeklerimiz en çok doğumdan sonraki ilk 28 günde ölüyor. Bu ölümlerin yüzde 70'I de yaşamın ilk haftasında oluyor. 2015'te bebeklerin ölüm nedenlerini; prematürelik (32 haftadan önce doğum), doğumsal anomali, akut solunum yolu enfeksiyonları olarak sıralayabiliriz. Ölen bebeklerin annelerinin risk durumlarına bakacak olursak büyük çoğunluğunun 35 yaş üstü gebelik, sık gebelik aralığı ve akraba evliliği olduğu görülmektedir."

ÇALIŞTAY SONUCU ÇIKAN ÖNERİLER 

Anne ölümlerinde en çok 1'inci gecikme modeli (Kadının veya ailesinin hizmet talebi olmaması, riskli olduğunu bilmesine rağmen çeşitli nedenlerle gebeliği sürdürme kararı, risklerini hafife alması veya hizmetin reddi vb durumlar) görülmesi nedeniyle üreme çağındaki (15- 49 yaş kadınlar) kadınların tespiti, izlemleri, gebelik tespiti veya herhangi bir hastalığı olup gebelik isteyen veya gebe olan kadınları sık aralıklarla izlemek, tanı ve tedavisi için uygun yerlere yönlendirilmesi hedeflendi.

Sağlık personelinin bu konudaki eğitimlerinin aktif halde sürdürülmesi ve duyarlılıklarının artırılması hedeflendi. Aile hekimleri ile hastaneler arasında iletişimin güçlendirilmesi, bilgi paylaşılması önerildi. 

Sağlık açısından gebeliği riskli olanların üreme sağlığı/aile planlaması hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanmalarının sağlanması, 18 yaş altında 35 yaş üstü gebeliklerin riskleri konusunda halkı bilgilendirmek, diğer kamu ve özel kurumlarla işbirliği yapmak, aile sağlığı merkezlerinde ve hastanelerde gebe sınıflarını yaygınlaştırmak, ebelik mesleğini daha etkili ve etkin hale getirmek, kamu spotları vb duyurularının olumlu etkilerinden yararlanmak öne çıkan anne ölümlerini azaltmaya yönelik tedbirler olarak saptandı.

Bebek ölümlerini azaltmak için İzmir bebek ölüm hızı, ülke ortalamasının altındadır, bebek ölüm hızımız, düşme trendinde olup prematürite (erken doğum) ve kongenital anomali en sık bebek ölüm nedenleridir. Bu tespitler doğrultusunda bebek ölümlerini önlemek için gebelik izlemlerinin uygun yapılması, standart tedavi prosedürlerinin uygulanması, yeni doğan bakım ekiplerinin ve ekipmanlarının güçlendirilmesi, akraba evliliklerinin azaltılması, kurumlar arası işbirliği gibi kararlar alındı.

DHA

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!