HT Ekonomi - Para
Dev Türkiye raporu!
Satır aralarında hangi mesajlar verildi?

Japon Kredi Derecelendirme Kuruluşu JCR Eurasia Rating Başkanı Ökmen, ''FED'in tahvil alımını azaltması kademeli olacağı için Türkiye'den ani sermaye çıkışları beklendiği gibi yüksek olmayacak'' dedi.

JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, ABD Merkez Bankası'nın (FED) atacağı her adımın Türkiye dahil her ülke için oldukça önemli olduğuna dikkat çekerek, FED'in tahvil alımını azaltması planının çok net olarak kademeli bir şekilde olacağını, bu nedenle gerek Türkiye'den gerekse diğer yükselen ekonomilerden ani sermaye çıkışlarının beklendiği gibi yüksek olmayacağını ifade etti.

EN TEPEDE O VAR
JCR Eurasia Rating Başkanı Ökmen Foreks'e yaptığı açıklamada, dünya ekonomilerinin genel denge durumunu etkileyen çok sayıda unsurun içinde en öne çıkan ilk kuşak risklerin en tepesinde FED kararlarının bulunduğunu söyledi.

TheLira'nın haberine göre, Ökmen, varlık alımlarına yönelik FED’in alacağı kararların, "belirsizlik",  "yavaşlama", "istikrarsızlık" , "gerginlik"  ve "oynaklık" gibi literatürde var olan bütün olası risk sonuçlarının hepsini üretecek güçte olduğunu vurgulayarak, "FED ’in tahvil alımlarını azaltması durumunda, gelişen her ülkeden ve Türkiye’den de para çıkışı yaşanacaktır. Türkiye’deki mevcut getirilerin devam etmesi halinde -ki devam edeceğini bekliyoruz- Türkiye piyasalarından para çıkışının aynı hızla devam etmememe ihtimali oldukça yüksektir" diye konuştu.

FED kararlarının Türkiye’yi cari açığın finansmanı kanalıyla etkileyeceğine değinen Orhan Ökmen, şunları söyledi: "Kamunun dış borç yükünün özel sektöre göre daha düşük olması nedeniyle, FED‘in tahvil alımlarını azaltmasının Türkiye ülke notu üzerindeki negatif etkileri daha çok özel sektör tarafında hissedilecektir. Ancak, FED ‘in tahvil alımını azaltması planı çok net olarak kademeli bir şekilde olacağı için gerek Türkiye'den gerekse diğer yükselen ekonomilerden ani sermaye çıkışları beklendiği gibi yüksek olmayacaktır. Ayrıca, FED kararlarının negatif etkilerinin uzun vadeli olacağını düşünmüyoruz. Zira Türkiye ekonomisi FED kararlarının olası olumsuz etkilerini büyük ölçüde telafi edecek koruyucu içsel unsurlara sahiptir. Özellikle Türkiye de reform süreci hızlı bir şekilde devam ederse ve mali politikalardaki disiplin seçim atmosferi için bozulmaz ise ve rekabet gücünü artırır ise Türkiye’den önemli bir çıkış beklemiyoruz.

"OLUMSUZ ETKİLERİ HAFİFLETECEKTİR"
Diğer taraftan merkezi bütçe başta olmak üzere tüm kamusal dengelerin yerli yerinde olması, bankaların yabancı para kaynaklara ulaşım imkânlarının aynı güçte devam etmesi FED ‘in parasal politikalarında yapacağı değişikliklere bağlı olarak oluşacak sermaye akımlarının Türkiye’de yaratacağı olumsuz etkileri hafifletecektir. Ancak, Türkiye ekonomisi ve ülke notu açısından sadece FED kararlarına bakmak yeterli değildir. Çin ekonomisinin büyüme
oranlarındaki yavaşlamanın Asya ekonomilerine yansıması, Avrupa ekonomilerinde var olan risklere ilaveten durgunluk riski olasılığının bulunması, artan küresel faizler ve gelişmekte olan ülkelerin yavaşlaması, Japonya’nın zayıf mali yapısı ve Ortadoğu’daki siyasi gerilimler Türkiye açısından dikkatle izlenmektedir. Sonuç olarak, bize göre Türkiye 2014 yılında da yatırım yapılabilir kategoride yer alan risklilik düzeyini ve dinamik gücünü
sürdürecektir."

SEÇİMLERİN TÜRKİYE NOTU ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, seçimlerin Türkiye notu üzerinde etkisi olup olmayacağına ilişkin soruya şu şekilde yanıt verdi: "Yaklaşan Mart yerel seçimlerinin ve devamındaki parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Ülke notu üzerinde yaratacağı etkiler açısından, döviz piyasaları politik ve ekonomik sorunların ilk uç verdiği alan olarak karşımıza çıkmış ise de mevcut durumda,  sıkı maliye politikası Türk ekonomisinin istikrarını ve notun devamlılığını koruyan temel bileşendir.

Genişlemeci maliye politikalarına başlanması seçim gelenekleri arasında bulunmakla birlikte Türkiye’de mali disiplini aşağı doğru zorlayacak büyüklükte bir disiplin bozulmasını bu seçimlerde beklemiyoruz. Türkiye'nin cari açığının neredeyse tamamının kısa vadeli sermaye girişlerinden finanse ediliyor olmasına rağmen Türk ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda biz artık dışsal kaynaklı büyük bir faiz şoku beklemiyoruz. Türkiye faiz şoku riskini büyük ölçüde atlatmıştır. İyi yönetilen ve iyi sermayeleşen finansal sektör, esnek para politikaları ve düşük kamu borç dengeleri yatırım yapılabilir seviyedeki ratingi hala desteklemeye devam etmektedir. Türkiye’nin enerji ithalat ihtiyacının başka şekillere ikame edilmesi veya enerji maliyetlerinin düşmesi Türkiye nin notunu artıracak en önemli etkendir. Bütçe disiplinini koruması kaydıyla, Türkiye "yatırım yapılabilir" ülke konumunda olmasının olumlu etkilerini esasen 2014 de daha fazla hissedecektir."