Canko, internet medyası ekonomi editörleri ile bir araya geldiği sohbet toplantısında, Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) 1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankası ile öncelikle bankalar arasındaki işlemlere kolaylık sağlamak amacıyla kurulduğunu, ancak aradan geçen dönemde kurumun bir ödeme teknolojileri şirketi haline dönüştüğünü söyledi.

Tüm dünyada internet üzerinden yapılan finansal işlemlerin hızla arttığına ve dijital ortamdaki ödemelerin çoğaldığına işaret eden Canko, "5 senedir internet üzerinden alışveriş her sene ortalama yüzde 30-35 büyüyor. Türkiye’de hiçbir segment bu kadar reel büyümüyor. Bir trend de her şeyin mobile kayması" dedi.

NEDEN HEP YABANCI MARKALAR VAR AMA BİZİM YOK

Dünyanın giderek nakitsiz bir topluma döndüğünü söyleyen Canko, BKM'nin de bankalararası işlemleri düzenleyen bir kurumken bu trendi görerek dijital cüzdan BKM Express ile ilk kez son kullanıcıya ulaştığını belirterek, buradan yerel ve milli ödeme sistemi TROY'a gidişi şu sözlerle anlattı:

"Bunu yapınca kendimize güvenimiz geldi ve önemli bir eksikliğe odaklandık. O da kartların sağ alt köşesi. Neden burada hep yabancı markalar var ama bizim markamız yok? 2012’de başladığımız bu konuşmaların ardından 2016’da da Türkiye'nin ilk milli ödeme sistemi olarak TROY markasını yarattık. Şu an 900 bin kart cüzdanlara girdi. Bütün bankalarla anlaşmamız var, imzalar atıldı. Şimdilik 17 tanesi kart çıkardı, geri kalan bankalar da projeler üzerinde çalışıyor. TROY ve BKM Express ile birlikte 40 çalışandan 140 çalışana ulaştık. Adımız bankalararası kaldı ama artık bir ödeme teknolojileri şirketi konumundayız."

HEDEF BANKACILIĞA ERİŞİMİ KISITLI 23 MİLYON KİŞİ

TROY logolu banka kartları ile öncelikli hedeflerinin Türkiye'de bankacılığa erişimi kısıtlı ve çiftçiler gibi düzensiz geliri olan kitleler ile gençler olduğunu kaydeden Canko, şunları anlattı:

"Bizim hedefimiz yüzde 100 nakitsiz ödemeler toplumuna giden bu yolda tüm bankaların milli ödeme sistemimizi kullanıcılara sunması ve her cüzdanda en az bir kartın olması. Visa veya Mastercard ile rekabet halinde değiliz. Biz bankacılığa erişimi kısıtlı olan 23 milyon kişiyi hedefliyoruz. D, E sosyal sınıfında hala bankacılık yapmayan, kartla ödeme yapmayan kesime ulaşmak istiyoruz. Bu kapsamda hedefimiz 12 yaşından itibaren gençler, düzensiz geliri olanlar ve kırsal alanda banka ile temas edemeyenler. Biz TROY Türkiye’nin ödeme modeli olsun, 80 milyona eşit imkan sağlasın diye yola çıktık. "

Canko, mikro ödemeler denilen küçük ödemelerin kartla yapılmasının ekonominin kayıt altına alınması için önemli olduğunu belirterek, "Göze büyük görünmüyor ama hepimiz günde 5 liralık mikro ödeme yapsak 80 milyon nüfus üzerinden hesaplarsak 400 milyon TL yapıyor. Bunlar kartla ödendiği zaman her şey gösterge paneline girmiş oluyor. Biz hepimiz yüzde 30-35 vergi veriyoruz. Ama kartla harcamayınca bu kayıt dışına giriyor" dedi.

ORTA VADELİ PROGRAMA DA GİRDİ

Yerli ödeme sistemi konusunun Orta Vadeli Program'da da yer aldığını hatırlatan Canko, hükümetin bunu neden önemsediğini şu sözlerle anlattı:

"5 babayiğiti neden destekliyorlarsa o yüzden olmalı. Biz OVP’ye girmesi için özel bir şey yapmadık. Ama demek ki işimizi iyi yapmışız. Sektörlerden de çok destek aldık. Benim en çok duygulandığım an, TÜRSAB-TÜROFED’in üyelerine otellerde Troy kartın geçmesi ile ilgili tüm düzenlemeleri yapma çağrısıydı. Hükümet OVP’de buna yer verdiğine göre yagınlaşması hükümetin de isteği. Mili ödeme sistemine ilginin artacağına yürekten inanıyoruz."

Milli ödeme sistemleri konusunun diğer ülkelerde de yaygınlaşmaya başladığına işaret eden Canko, "Birçok ülkede benzeri var. Hatta geçtiğimiz günlerde Hindistan’dan buraya bir konuğumuzu getirdik. Sıralamak gerekirse Hindistan’da Rupay, Brezilya’da Elo, İtalya’da Bancomat önde gelen örnekler" diye konuştu.

"BITCOIN'İM YOK, ALMIYORUM"

Son dönemde çok gündemde olan dijital para ile ilgili de görüşlerini paylaşan Canko, şunları anlattı:

"Benim Bitcoin’im yok. İlk duyduğumda 12 dolardı. Duydum almadım, hala da almıyorum.

Şu anda Türk dijital parası yok fakat üzerinde çalışan var. Bu konuda mevzuat yok ama yaparsanız sizi engelleyecek bir düzenleme de yok. Boşluk olan şeylerde risk vardır ve almak lazım. Türkiye’de ilk kredi kartı 1986’da çıktı, Kredi Kartları ve Banka Kartları Kanunu ise 2006 yılında çıktı, 20 sene sonra. O zamana kadar illegal çalışmadık elbette. Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu gibi ana kanunları esas olarak çıkardık. Dolayısıyla Türk kanunlarına uyarak kripto para çıkarabilirsiniz. Ben kripto paralara alerjisi olan biriyim. Blockchain bir teknoloji olarak incelenmelidir."

BANKA KARTLARI ÇOK DAHA HIZLI BÜYÜYOR

Son dönemde banka kartları pazarının kredi kartlarına göre daha hızlı büyüdüğüne işaret eden Canko, şunları anlattı:

"Bunun birinci nedeni maaş müşterileri. İkinci neden olarak 18 yaşını dolduran gençler ekonomiye katıldığında daha çok banka kartı istiyor, çünkü hesaplarını biliyorlar. Şimdiki gençler ayağını yorganına göre uzatma konusunda bizlerden daha dikkatliler. Finansal tecrübelerini çok daha erken öğreniyor ve çok daha iyi kullanıyorlar.

Eskiden enflasyonist dönemde her bir alışverişimizi küçük dahi olsa kredi kartları ile alıp 30-40 gün geç ödemek gibi bir alışkanlığımız vardı. Dolayısıyla 40 TL’lik bir alışveriş de yapsak 400 TL’lik bir alışveriş de yapsak kartla ödeyelim hem puan kazanırız hem de geç öderiz deniyordu. Artık bu alışkanlıklar kalmadı. Ayrıca enflasyonun düşmesiyle birlikte kredi kartından çok banka kartı tercih edilmeye başladı. Kredi kartları hız kesmiyor, pozitif büyümeye devam ediyor ama banka kartları kredi kartlarının 3 katı kadar hızlı büyüyor.

Bugün ülkemizde yaklaşık 127 milyon banka kartı ve 61 milyon kredi kartı olmak üzere toplam 188 milyon kart bulunuyor. BKM verilerine göre üç yıl içerisinde bu rakam 210 milyon civarına ulaşabilir."

BANKA ŞUBELERİ KÜÇÜLECEK

Canko, bankacılıkta yaşanan dijital dönüşümün şube tarafını nasıl etkileyeceği ile ilgili olarak şunları söyledi:

"Özellikle otonom araçlar, yapay zekâlar ile insan emeğinin yoğun olduğu yerlerde değişim etkileşim olacak. Bu insanlar işsiz kalacak değil ama, tam tersine profiller ve görev yerleri değişecek.

Mesela önceden dijital iletişimden sorumlu insanlar ve uzmanlar yoktu. Şimdi bankalarda iletişim birimlerinden daha büyük dijital iletişim birimleri var. Twitter’dan yazanlara cevap verenler var. Facebook’tan yapılan yorumlara geri dönüş yapanlar var. Telefonda çağrı merkezlerinde 20 dakika beklemeyi sevmiyoruz ama twitter’dan ve chatbot’un başında birileri ile iletişime geçebiliyorsunuz. Bugün yapılan iş modellerindeki insan modelleri olmayabilir ama yeni iş modellerinde yeni insanlara ihtiyaç olacaktır.

Klasik anlamda bildiğimiz şube bankacılığı başka bir tarafa doğru evrilecek. Belki evinden çalışacak emlakçı gibi randevu ile çalışan satış temsilcileri olacak. Benim hayalimdir, 3 kişiyle banka şubesi olmalı. İçinde hiç nakit olmamalı bir kere. Nakit mi? ATM’ye yatır ATM’den çek. Basitlik ve ucuzluk iş modeli yürüdü gitti. Bence bankacılıkta da benzer eğilimler olacak. Banka şubelerinin azalmasına, banka çalışanlarının azalmasına gerek yok. İş modelinin değişmesine ve verimleşmesine gerek var. Robot teknolojisi de gelse chatbot’ta gelse Türkiye’de yaklaşık 200 bine aşkın bankacı var. Yine 200 bine aşkın bankacı olur ama yaptığı iş şubedeki adam olmaktan çıkar teknolojinin getirdiği yeni bir iş kolunda olur."

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!