Sayın Başbakan'ı kendim aradım. Telefona özel basın danışmanı çıktı. Kendisini Hülya Avşar Stüdyosu'na konuk olarak davet etmek istediğimi söyledim. Bu konuşmadan iki saat sonra kendisi beni aradı. Programıma davet ettim. Bir başbakanın bir talk şova konuk olarak katılmasının Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk kez olacağını, bu ilki de kendisinin gerçekleştireceğini söyledim. Sayın Başbakan 'Peki tamam. Davetinizi kabul ediyorum. Daha sonra da gün için sizi arayacaklar' dedi. Ben kendisinin aramasından dolayı programa katılacağını düşündüm ama açıkcası bu kadar çabuk olacağını düşünmedim. En erken eylül ayında katılabileceğini sanıyordum. Davetimi bu kadar çabuk kabul etmesi beni oldukça şaşırttı. Bir hafta sonra telefon geldi. Çekim günü ve yeri söylendi. Bana söylenen saatten bir saniye bile şaşılmadı. Çekimden sonra Sayın Başbakan, büyük bir nezaket göstererek beni ve Türkmax Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Karaca'yı kahve içmeye davet etti.

ŞERİAT GELECEK Mİ?

Gelelim programa. Özel olarak hiçbir hazırlık yapmadım. Çünkü ben zaten programı bir röportaj havasına büründürmüyorum. Konuklarımı bir sohbet havasıyla ağırlıyorum. Karşılıklı sohbet ediyoruz. Sayın Başbakan ile de böyle bir sohbette bulunmak istediğim için özel bir hazırlık yapmadım. Benim amacım siyasi değil, Sayın Başbakan'ın günlük yaşamı üzerine sohbet etmekti. Elbette kafamda benim ve halkın merak ettiği sorular vardı. Onları sordum. Örneğin 'Şeriat gelecek mi, gelmeyecek mi?' diye bir soru sordum. Bu soruyu da evire çevire değil, direkt olarak sordum. Direkt olarak da cevap aldım. Sayın Başbakan'ın bana verdiği cevaplarla şeriat konusunda korkulacak bir durum olmadığını anladım. Tayyip Bey de korkulacak biri değil. Hatta şeriatı getireceği yönünde düşüncelerin oluşmasına oldukça şaşırıyor. Bence yapmak istediklerini yerine getirmesi için biraz zaman verilmeli. Ben isteyenin türban takabileceğinden, türban özgürlüğünden yanayım. Bu düşüncem Sayın Başbakan'la tanışmadan, konuşmadan önce de vardı. Ne var ki kara çarşaftan yana değilim. Kara çarşaflıların çoğalmaması gerektiğini düşünüyorum.

ZEHRA NASIL?

Sayın Başbakan'ın bir ışığı ve karizması var. Sakin ve soğukkanlı. Çok kuvvetli bir kişiliğe sahip. Kendisini yeterince ifade edemediğini açık açık gördüm. Kendisini ifade edememesinin nedeninin kendisiyle ilgili bir durumdan değil sorulan sorulardan kaynaklandığına inanıyorum. Programdan sonra birlikte kahve içip, sohbet ettik. Mutlu olup olmadığımı sordu. Zehra'nın ve Sadettin Bey'in halini hatırını sordu. Zehra'yı çok sevdiğini anladım. Bu nedenle de çok mutlu oldum. Bu sohbet sırasında Sayın Başbakan'dan bana sıcak bir elektrik geçti. Sayın Başbakanımız, programıma katılarak bana olan güvenini gösterdiği için oldukça mutlu oldum. Bana olan güvenini hissettim. Emine Hanım'ın beni sevdiğini biliyorum. Sayın Başbakan'ın programıma katılmasında Emine Hanım'ın da etkisi olduğuna inanıyorum. Benim programıma katılması gerçekten akıllıca, zekice bir davranıştı. Çünkü Sayın Başbakan'ın kendisini en iyi ifade edebileceği plartformlardan biri benim programımdı. Halka ulaşmak için iyi bir yol olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık mitinglerin ve halka seslenişlerin yeterince dinlendiğini sanmıyorum. Bu da bir ifade zorluğu yaratıyor.

* (Siyasi gerilimi kastederek) Ama artık halkta değil galiba top...
- Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyerek yola çıktık. Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en zor anlarında bile gelip dayandığı kapı, Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur. Oradan çıkarmıştır kararı. Ve burada da halkın verdiği yetkiyi ancak halk alır.

* Kapatılmaya geldiğimiz zaman halkın yapabileceği bir şey...
- Bunların hepsi ayrı ayrı konular ama. Ben bunu biliyorsunuz çok farklı yaşayan insanım. Biliyorsunuz, şiir okudum, ki bu şiir Talim Terbiye Kurulu'nun Milli Eğitim Bakanlığı'nın tavsiye ettiği kitaplarda olan bir şiirdi. Bununla hakkımda çıkarılan suçlama belliydi. İçeri girdim, çıktım ve gazetelerin o zaman attığı başlık. Muhtar bile olamaz demişlerdi. Ama biz kararlı bir şekilde yolumuza devam ettik. Muhtar bile olamaz dedikleri insan, geldi bu ülkede başbakan oldu.

* Bence sizin iki tarafınız var. Gerçekten bu detaylar var. Bu tarafa dönüyoruz, gerçekten helal olsun... Bu tarafa dönüyoruz. Bu sefer hani, o meseleye gelmek için söylemiyorum. Artık hepimiz sıkıldık. Başörtüsü meselesi çıkıyor. Hayda.. Şimdi başbakanımız bunu niye yaptı diyoruz...
- Şimdi Hülya hanım bakın bu konu, öyle zannediyorum ki sizler için de bir özgürlükler konusu.

* Evet.
- Bizim nezdimizde açık kapalı ayrımı diye bir şey söz konusu değil. Fakat başbakanlık konumuna gelmiş bir insan olarak. Size bu konuda bir soru, hele hele yurtdışında yabancı gazeteci tarafından sorulduğunda, siz hayır ben bunun cevabını vermiyorum diyemezsiniz. Kaldı ki bunun cevabı ilk defa orada verilmedi. Bunu çok kez konuştuk.

* Simge olarak...
- Daha önce verilmiş olan bir cevap. Bu konuda bu kelimelere takılıp kalma olayı, ne yazık ki bazı niyet itibariyla dürüst davranmayan bir anlayışın gereğidir.

* Evet ama, çok açıksınız. O yüzden diyorum.
- Şimdi bu noktada bir defa ben ülkemde, hiçbir zaman böyle bir ayrımın tarafı olmadım ki. Benim için ülkemde başı açık hanım kardeşimle, başı örtülü hanım kardeşimin hiçbir zaman, böyle bir sıkıntısı olmasını istemem. Bunun da teminatıyız. Nerede teminatıyız? Partimin bir defa bütün kadın kollarının içerisinde çalışan başörtülü bayanlar da var, başı açık b a - yanlar da var.

* Bilmiyoruz... Herkes adına soruyorum.
- Ne demek. Siz bilmiyorsanız ben buna iyice üzülürüm. Hele hele bir medya mensubu olarak çok üzülürüm.

* Ben biliyorum.
- Aynı şekilde ailemde de var.

* Öyle mi?
- Örtülüsü de var, açığı da var...

SABAH

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(27)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!