• Türkücü Mahmut Tuncer’in kızı Gizem Tuncer, ‘Aşk Uykusu’ adını verdiği albümüyle müzik piyasasına ilk adımı attı. Ülkemizde ünlü çocuğu olmanın sıkıntılı bir algı yarattığından dert yanan genç popçu, kendisini, ‘vizyon sahibi’ olarak tanımlarken sağlam adımlar atarak pop müzikte kalıcı olacağının altını çiziyor...

  • - ‘Aşk Uykusu’ adlı beş şarkılık albümle müzik dünyasına adım attınız. Nasıl bir albüm oldu? 

    Dört senedir titiz bir çalışma yürüttüğümüz bu albümün prodüktörlüğünü Ayla Çelik ve Erhan Bayrak üstleniyor. Ersay Üner, Murat Güneş ve Ayla Çelik’in besteleri var. Duygu yoğunluğu yüksek içime sinen bir albüm oldu.

  • - Ünlü bir ailenin kızı olarak müzik piyasasına adım atmak sizin için avantaj mı yoksa dezavantaj mı oldu? 

    ‘Şöhret’, benim alışık olmadığım bir terim değil. Çevrem ve ailem sayesinde şöhrete algılarım açık. Bu nedenle içimde şöhret açlığı yok. Ailem bana sonuna kadar destek verdi, elleri sürekli omzumda, üzerime titriyorlar...

  • "Ülkemizde ünlü çocuğu olmak sıkıntılı bir algı tabii. Ailenin gölgesinde kalma ihtimalin var. Şener Şen, Mehmet Ali Erbil ve Derya-Ferhan Şensoy bu algıyı kırmış isimler, ben de onlar gibi kırmak isterim. Referansımın Mahmut Tuncer olmasından gurur duyuyorum."

  • - Sizin için ‘türkücü babanın popçu kızı’ diyorlar. Bu yorumları nasıl karşılıyorsunuz?

    Türkücü babanın popçu kızı olmaktan gurur duyuyorum. Allah’a şükür babam bugüne kadar karakollara düşmedi, kadınlarla basılmadı, ailecek televizyonlarda rezil de olmadık. Çocukken her istediğim de olmadı! Bu yorumların temelinde maalesef, zamanında türkü söyleyenlerin düzgün Türkçe konuşamaması yatıyor.