ARZU ÇEVİKALP/ acevikalp@haberturk.com

Marco Berger’in yeni filmi “Hawaii”, 33.İstanbul Film Festivalinde, izleyicilerle buluştu. Eğer filmi henüz izlemediyseniz, film hakkındaki tüm bilgilere Manuel Vignau ile yaptığımız söyleşiden erişmeniz mümkün. Bizi kırmayıp sorularımıza yanıt veren Manuel Vignau’ya teşekkürü borç biliriz.

33. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen “Hawaii”, Marco Berger’in beşinci filmi. “Plan B” ile dikkatleri üzerine çeken Marco Berger, yine aynı teknik olan ‘gözetleme’yi filminin merkezine oturtuyor. Alfred Hitchcock’tan beslenen Marco Berger, Hitchcock-vari röntgenciliği ve duygusal ilişkiyi hassasiyet üzerinden aktarıyor. İki karakterin gözünden gören kamera, bu karakterlerin içsel dönüşümlerini dostluk kavramı üzerinden irdeliyor. Hayattan kazık yiyen, iki karakterin birbirlerine olan bağlılığı bazen kafa karışıklığına neden oluyor. Birbirleriyle temas kurmak isteyen karakterler biraz ürkek oldukları için birbirlerine hem yakın, hem uzaklar. Bu durum başta izleyicilere farklı şeyler anımsatıyor olabilir, ama burada önemli olan hipotezlerin filmi çok farklı bir noktaya taşıyor oluşu.

Çocukluğa dair mesajlar veren ve seyirciyi baştan çıkartan film, geçmiş ve bugün arasında çok önemli bir bağ kuruyor. Bu bağ, karakterlerin bastırılmış duygularını harekete geçiriyor. Örneğin roman yazan Euginio’nun içinde yaşadığı duygularla tanışmasını vurgulan Hawaii, fiziksel tasvirleri ve samimi sinema diliyle, farklı bir tür filme dönüşüyor.

 “MARCO İLE ÇALIŞMAK KEYİFLİ” 

Marco Berger ile çalışmak sizi memnun etti mi? Marco Berger’i yönetmen olarak nasıl buluyorsunuz, iyi ve kötü tarafları neler? 

 Marco ile çalışmak çok keyifli,  genellikle filmin bir sonraki sahnelerinde neler olacağına dair direktif vermesi çok önemli. Çünkü bu durum çekimin kolaylıkla yapılabilmesi için olanak sağlar.  

 

“PLAN B FİLMİ ÇIKIŞ NOKTAMIZDI”

 Bir yazarı canlandırmak zor muydu? Neler hissettiniz?

 Yazar karakteri için ekstra bir durum söz konusu değildi. Biz, ilk filmimiz olan “Plan B” deki karakteri ortaya koymak için fiziksel bir dış görünüş inşa ettik ve bütün bu durumların gerçekleşmesini sağlamak adına iç mantık aramaya başladık.

 

 “MARTÍN KARAKTERİNİ CANLANDIRIRKEN ZORLANMADIM”

 Martín gibi biri ile oynamak ve ona yakın olmak sizi zorladı mı, yoksa rolü hiç düşünmeden mi kabul ettiniz?

Herhangi bir zorluk yaşamadım ve önyargılı olmadım.  Oyunun parçası olan bir aktör olarak her zaman oyuna ait bağlantıları bulmayı, oyunculuğa nazaran daha fazla sevmişimdir.

 

“HAYAT ONLARI FARKLI YERLERE TAŞIDI”

  Size göre daha önceden Euginio ile Martín arasında herhangi bir yakınlaşma var mıydı, yoksa bu durum zaman içerisinde mi değişti?

Biz, hayalimizde onların çocukluk arkadaşı olduklarını düşündük, ama onların öncesinde böyle bir yakınlaşma akıllarından bile geçmezdi. Çocukluklarında arkadaşlarından biri olan Erande onlarla oynamak istiyordu ama sonra hayat onları hem çevrelerindeki koşullara hem de aldıkları kararlara göre farklı yerlere taşıdı.

 

“NİYETİM TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK”

 Hiç Türk filminde yer almayı düşündünüz mü?

Türkiye’yi tanımak ve orada çalışmak isterim. Türk Sinemasını iyi tanımıyorum ama bu Türk sinemasını tanımam için mantıklı bir yol bence.  Böylece Türk filmlerini daha iyi tanımış olurum. Hatta bana hangi Türk filmlerini izlemem gerektiği konusunda öneride bulunur ve bilgi verirseniz sevinirim. Buna istinaden aklıma sansasyonel bir Türk-Alman yapımı olan “Duvara Karşı” geldi.

 

TANINMAK İSTERİM”

Ülkenizde mi popüler olmak istersiniz yoksa tüm dünyada mı? Belki de popüler olmayı hiç düşünmüyorsunuz…

Kendini tamamlayabilmenin sonu yoktur.  Ben bu işte bir mantık göremiyorum. Eğer işler açılırsa tanınmışlık da hoş bir şekilde gelir ardından.  Gelsin tabi…

 

“BÖYLE BİR FİLMDE OYNAMAYI DÜŞÜNMEMİŞTİM”

 Böyle bir filmde rol almayı hayal ettiniz mi?

Hiç düşünmemiştim böyle özel bir filmde oynayacağımı. Epik karakterlere bürünmek isterim ve her şeyden öte oynayacağım filmin hikâyesi latinlerle ilgili olmalı.

 Rol arkadaşınızdan memnun muydunuz? Rol arkadaşınız Mateo Chiarino ile başka bir Marco Berger filminde rol almak ister misiniz? Ya da başka bir yönetmenin filminde? 

Rol arkadaşım Mateo Chiarino filmdeki planlar/sahneler hakkında daha fazla duyarlılığa sahip. Yeniden çalışmak isterim. Ve eminim ki bunu yeniden gerçekleştireceğiz. 

 “ANA KAYNAK ALFRED HİTCHCOCK”

 Hawaii bize röntgenciliği anlatan bir filmdi. Bu tekniği genelde Alfred Hitchcock kullanırdı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Film, marazi röntgencilik uyandırıyor.  Bu, yabancılaşma (uzaklaşma) aracılığıyla üretilir ya da belli bir gizlenme yerinde uzaktan gözetleyerek… Röntgenci için çıplaklık kendi gizliliğinde gerçekleşir. Bir bakıma Alfred Hitchcock ana kaynaktır.

Alfred Hitchcock filmlerini sever misiniz? Acaba Marco Berger de Hitchcock’un tekniğini kullanmış olabilir mi?

Hitchcock’un bazı filmlerini izledim ve François Truffaut’un bir röportajında Hitchcok hakkında şöyle yazıyordu: Bunun adı; “Hitchcok’ a göre sinema…” 

 

“UCU AÇIK METAFORLAR ÖNEMLİYDİ”

Filmde ne tarz bir roman yazıyordunuz? Sizce Marco Berger neden bize bunu göstermek istemedi?

Filmdeki romanın adı “Mikrop” (bakteri)’tu…  Özel mülkiyet ve başkent ile ilintili olan hikâye hem iyi, hem de kötüydü. Hikâye Arjantin’deki toprak imtiyazlarının nasıl kazanıldığını anlatıyordu.  Sanırım Marco roman üzerinden karakterler arasında yaşanan olayları anlamlandırmak için bazı ucu açık metaforlar bulmaya çalışıyordu. Güç, aidiyet ve “herhangi biri olabilmek…”

Roman okumayı sever misiniz? İleride belki roman yazarsınız?

Tiyatro metni ve kısa hikâyeler yazıyorum. Roman yazmayı düşünmüyorum ama yönetmenlik olabilir.

 Roman yazmak için Martín ile yakın bir ilişki içinde olmanız şart mıydı?

Hayır, gerekli değildi, ama bana göre bu dünyanın bir parçası olan Marco hem sanatsal süreç hem de,  özel yaşam hakkında konuşmak istiyordu.  Zaten sanatsal sürecin inşa edilmesi için herkesin kendine özgü formu olması gerekiyor. 

 

“FİLM HALEN ARJANTİNDE GÖSTERİME GİRMEDİ”

Filme dair tepkiler nasıl, izleyenler beğendi mi?

Film, halen Arjantin’de gösterime girmedi.  Küreselleşmenin etkisi yavaş yavaş ortaya çıkıyor, ama asıl beklentimiz prömiyerin burada yapılacak oluşu.

 

“DELTA ÇOK YAKINDA GÖSTERİME GİRECEK”

Yakında yapacağınız başka projeleriniz var mı, eğer varsa paylaşır mısınız lütfen…

Evet, çok yakında gösterime girecek olan bir film var adı da “Delta”. Delta, uyuşturucu kaçakçılığı, konusunda dişe dokunur bir hikâye anlatıyor… Diğeri de çekimlerini yeni tamamladığım Luján Loico imzalı “Sarı Topuklu Kız”… Güzel bir hikâyesi olan “Sarı Topuklu Kız”, Arjantin’in kuzeyindeki Jujuy’da çekildi. Film, büyük bir otel ve turizm girişimcisinin ufak bir köye gelmesiyle, yaşanılacak darbeyi konu alıyor. Hayata geçirilmesi gereken hâlihazırda başka projeler de var ve konuları da oldukça ilginç…

 

Röportaj: ARZU ÇEVİKALP

Cevaplayan: MANUEL VİGNAU

 NOT: Röportajın aslı İspanyolcadır. Röportaj, İspanyolca aslından Arzu Çevikalp tarafından çevrilmiştir.  

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!