Röportaj: Ece SARUHAN

Kadın-erkek ilişkileri, sohbet masalarındaki başrolü değişmeyen sayılı konulardan biri. Şimdi bu konu Yeşim Salkım ve Metin Uca tarafından sahneye taşınıyor. İkili, ‘Ve Kadınlar Ve Adamlar’ adlı gösteriyle, kadın-erkek ilişkilerini, kendi deneyimlerinden hareketle, eğlenceli bir dille masaya yatırıyor. İlk gösterilerini 7 Mayıs’ta Adana’da yaptılar ve Artı Özel Eğitim Gönülleri Derneği’nin Adana’ya kazandırmayı hedeflediği Engelli Danışma Evi projesine destek oldular. 24 Mayıs’ta Moda Deniz Kulübü’nde seyirciyle buluşacak, ardından da Türkiye turnesine çıkacaklar. Birkaç gün önce ‘Ve Kadınlar Ve Adamlar’ı konuşmak için buluştum ikiliyle. Hemen söyleyeyim; aralarında onlarla bir araya gelir gelmez sizi de sarıp sarmayalacağından emin olduğum bir sinerji var. Sohbetimiz çok eğlenceli geçti. Gönül işleriyle ilgili deneyimlerini şarkılarla, şiirlerle, mektuplarla, doğaçlamalarla süsledikleri gösterilerinin başrolünde de eğlence var. Anlattıkları hikâyeler hepimizden izler taşıyan Salkım ve Uca, “Seyirciye ruhumuzu açarak, hep birlikte eğlenerek, hepimizin hikâyesini anlatacağız. Umarım anlattıklarımız insanların birbirlerine daha sıkı sarılmasını sağlar” diyor...

‘Ve Kadınlar Ve Adamlar’ aracılığıyla kadın-erkek ilişkilerini masaya yatırma fikri nasıl doğdu?

Metin Uca: Yeşim benim çok sevdiğim, izlemekten çok keyif aldığım bir arkadaşım. Bugüne kadar birlikte çalışma fırsatımız olmamıştı. Menajerimiz ortak, onun sayesinde yakınlaştık. Çok farklı noktalardan baksak da, kadın-erkek ilişkisi üzerine konuştuğumuz ve güldüğümüz her şeyin ortak olduğunu fark ettik. İkimizin de hınzır bir bakışı var, o hınzır bakışın kadın ve erkek tarafını bulup ortaya koyalım dedik. Yeşim bir şeyler yazdı, ben bir şeyler ekledim; böylece bir iskelet oluşturduk. Bu iskeletin üzerine sahnede doğaçlamalar da yapacağız. Hepimizin farkında olduğu ama üzerinde konuşmadığı ya da konuşamadığı şeyleri hep beraber konuşacağız. Bu arada, Yeşim’in olağanüstü sesinden konuya uygun şarkılar da dinleyeceğiz.

‘ÖZEL HAYATLARIMIZI KENDI AĞZIMIZDAN ANLATACAĞIZ’

İlhan Şeşen ve Kürşat Başar ile birlikte imza attığınız ‘Kadınlar Matinesi’nde siz de şarkı söylemiştiniz Metin Bey. Bu kez olmayacak mı böyle bir sürpriziniz?

M.U.: Orada ‘Ah O Gemide Ben de Olsaydım’ dedim ve jübilemi yaptım. Ben en fazla Yeşim’e vokal yaparım. Şan eğitimi almış olsaydım sahnede şarkı da söylerdim ama eğitimim yok.

Pek çok insan değil eğitimi sesi bile yokken, şarkı söylemeyi geçtim albüm çıkarıyor bu ülkede...

M.U.: Haklısınız; çıplak sesim bazılarından daha iyi, sesim çıplak değil en azından!

Yeşim Salkım: Belki finalde düet yapabiliriz, kimbilir? Doğaçlamalarla süsleyeceğimiz akışın içinde şiirler ve mektuplar da var. Onları Metin okuyacak. Söyleyeceğim şarkılar arasında benden hiç dinlemediğiniz İngilizce bir parça var. Sürprizlerimiz olacak. Ben biraz taklit yeteneğimi de kullanacağım. Hepimizin içinde küçük kadınlar vardır; biraz o yanımı göstermeye, kadınlara o yanımızı hatırlatmaya çalışacağım. Metin ve ben bilindiği zannedilen özel hayatlarımızı, ilk kez kendi ağzımızdan anlatacağız. Biz yaşadıklarımızı paylaşıp eğlenirken, insanlar da eğlensin istiyoruz.

M.U.: Şu an toplum olarak en çok ihtiyacımız olan şey gülmek. Kadın-erkek ilişkileri, kentli insanın en çok konuştuğu konulardan biri. Bizim anlatacaklarımız günümüzde bütün masalarda konuşuluyor. Kendimizden yola çıkıp yakındığımız her şeye ayna tutacağız. O ayna içbükey ya da dışbükey olacağı için insanlar da hem gülecek hem de umarız kendi halleri üzerine düşünecek. Biz bu konuda otorite değiliz, çözüm de sunmuyoruz, sadece kendi içimizdeki fırtınaları anlatıyoruz. Anlattığımız aslında hepimizin öyküsü. Bu öyküyü anlatırken ruhumuz striptiz yapıyor. Biz şeffaflaştıkça insanlar izlediklerinin bizim öykümüz gibi görünse de aslında kendi öyküleri olduğunu anlayacak. Yani gösterimizi izleyen herkes içinde kendinden bir şeyler bulacak.

 

 

‘GÜZELLEŞME YAŞAM HEDEFINE DÖNÜŞMEMELI’

Ruhumuzu açmak en başarısız olduğumuz konulardan biri bence. Sadece kadın-erkek ilişkilerinde değil, her türlü ikili ilişkide bu böyle maalesef...

M.U.: Kadınlar genelde kankalarına açar ruhlarını, erkekler açmaz. Erkekler cinselliği, cinsel sorunlarını anlatmaz mesela. Sürekli cinsel hayatını anlatanda da mutlaka sorun vardır.

Y.S.: Bir kadın dış görünüşüne çok taktıysa onda da sorun vardır bence. Bu şekilde bir açığını kapatıyordur.

M.U.: Güzelleşme kadın için bir yaşam hedefi haline dönüştüyse, bence de mutaka bir sorun vardır.

Dış görünüşe, paraya yüklenen değerin zirve yaptığı bir dönemde, ilişkiler de bu çerçevede yaşanıyor. Kendimizi bulamadan aşkı aramamız büyük çelişki değil mi?

Y.S.: Toplum olarak kişilik problemimiz var, mahalle baskısıyla yetişen çocukların torunlarıyız. Her şeyimizde abartı var. Kendimiz olmamız ve biraz sadeleşmemiz gerekiyor. Kadınlar yüzleriyle gözleriyle bu kadar oynamamalı. Erkekler de biraz para kazanınca önce arabayı, sonra hatunu değiştirmemeli. Mutlu olmak için kim olduğumuzu ve ne aradığımızı bilmeliyiz.

'Her haltı bilen biri değilim'

“Sanıldığı gibi her haltı bilen bir kadın değilim” diyen Salkım, ekliyor: Ben de ağladım, ben de güldüm, ben de ‘Arayacak mı?’ diye telefon başında bekledim, ben de düştüm, ben de kalktım. Aileme karşı sorumluluklarım vardı; ‘Ben flört edemem’ diyerek 4 kez nikâh masasına oturdum. Şu an mutlu bir evliliğim var, anneyim ve ‘Çok şükür’ diyorum. Bazı insanların ‘Aşk için çok geç’ dediklerini görüyorum. Asla geç değil! Bu bakış açısı değişmeli. Bir de aşkı bulduktan sonra, ‘Yine mi maç seyrediyorsun?’ diye isyan etmek yerine, ‘Yanımda olsun da maç seyretsin’ diyebilmeliyiz. Beni bu noktaya deneyimlerim getirdi.”

‘Evlilik anlamında benden ne köy olur ne de kasaba’

Siz evlenmeyi hiç düşünmediniz mi Metin Bey?

M.U.: Ben işim gereği insanlara hayal satmak zorundaydım, hep değişik şeyler yapmaya çalıştım. Zor, meşakkatli yollardan geçtim. Hayatın diğer alanlarındaki kavgalardan ve bir yerlere gelme çabasından evlenmeye vaktim olmadı. Biraz da kaçtım galiba. 

Nedir bu kaçışın nedeni?

Bir dönem evde bir dişi papağanla yaşıyordum. Sorumluluğu çok ciddi üzerimdeydi. Tutkulu bir ilişkimiz vardı, sırtıma çıkıp masaj yapardı mesela. Onu kaybettiğimde çok büyük acı yaşadım. O günden beri hayvan besleyemiyorum. Benim kaybetme korkum var. Bir de televizyonda görünmek insanı hastalıklı hale getiriyor. İstediği kadınların elde edilmesi kolaylaşınca, insana aşırı özgüven geliyor. Öyle bir dönemden de geçtim. 50 yaşına gelince de kendine “Evlenmeme gerek var mı?” diye soruyorsun. Büyük konuşmuyorum ama evliliğe yakın ve yatkın bir adam değilim. Sadece kadınları anlamaya çalışan biriyim. Özgür yaşamaya çok alıştım. Bundan kastım her gün başka biriyle olmak değil, bir kadını hayatımın merkezine oturtmayı başarabilir miyim bilmiyorum ve kimseye haksızlık yapmak istemiyorum. Kadınlar da benden bu anlamda ne köy ne de kasaba olmayacağını anladılar. En azından hiç “Allah kahretsin seni” diye terk edilmedim.

'Aşk küçük kadınların içindeki kadar saf kalmalı'

 İçimizdeki küçük kadınlardan bahsettiniz. En çok bastırdığımız yanımız o çocuk yanımız değil mi?

Y.S.: Aynen öyle. Seksi görüneceğiz diye çocuk yanımızı bastırıyoruz. Aşk ve cinsellik bence küçük kadınların içindeki kadar saf ve temiz kalmalı. İlk öpüş diye bir şey, okuldayken ‘Ay şu çocuk sana bakıyor’ diye omuz omuza dürtüşmeler vardır. Yaşımız büyüdükçe aşkı gözümüzde büyütüyoruz ve bu çocuksu heyecanları kaybediyoruz. Büyümekten hep korkarız ama büyümekten korkmamız ve içimizdeki çocukla birlikte yaş almak lazım. Ben bunu başardım. Hayat bana, güzel şeylerin insanın başına beklemediği anda geldiğini öğretti. Birini beklemek, yokluğu için dertlenmek yerine içimize dönmeliyiz. Kendimize vakit ayırıp kendimizi gerçekleştirdiğimizde güzel şeyler bizi bulacaktır.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!