X
Son dakika gelişmelerin de anında haberdar olmak için, anlık bildirim almak ister misiniz?
ANIMSAT
EVET

Biri Nurcu biri komünist iki Hikmet'in öyküsü

Ahmet Tezcan yeni kitabı Kâfirûn'da, "Gündemde olan barış sürecine en somut örnek" dediği Said-i Nursi öğrencisi olan babası Hikmet Tezcan ile komünist hareketin liderlerinden Hikmet Kıvılcımlı'nın yaşadıklarını kaleme aldı

Biri Nurcu biri komünist iki Hikmet'in öyküsü
30 Nisan 2013 Salı, 11:18:13

Ümran Avcı, uavci@htgazete.com.tr

Fotoğraf: Ayhan Yıldız

Gazeteci Yazar Ahmet Tezcan, yeni kitabı Kafirun'da Said-i Nursi'nin öğrencilerinden olan babası Hikmet Tezcan ile sosyalist hareketin liderlerinden Hikmet Kıvılcımlı'nın kesişen yollarını yazdı. Ahmet Tezcan ile aile hikayesinden yola çıkarak kaleme aldığı romanını ve romanın kahramanlarını konuştuk. Tezcan romanı ile ilgili olarak, "İdeolojileri birbirlerinden tamamen farklı da olsa birbirlerini anlayabilen, sevebilen iki insan arasındaki muhabbeti anlattım. Şu günlerde üzerine konuştuğumuz gündeme de somut bir örnek oldu" dedi.

- Romanda iki Hikmet'in buluşmasını, Nurcu babanız Hikmet Bey ile komünist Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın kesişen hayatlarını anlatıyorsunuz. İki Hikmet'in yolları nasıl kesişti?

Babam Nurcu. Said- i Nursi öldüğünde höyküre höyküre ağlamıştı. Neyse, kamyon şoförü babam şehre ayda bir geliyor. Geldiğinde bir kadını perişan bir halde çöpleri karıştırırken görüyor. Soruyor, Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın annesi Münire Hanım olduğunu öğreniyor. Kırşehir Cezaevi'nde yatan oğlu için gelmiş İstanbul'dan. Kahvehanedekilerle ‘Bu kadına niye kimse yardım etmiyor?' diye kavga etmiş. "Evimize alırsak komünist damgası vururlar" cevabını alınca "Size komünist damgası vuracaklar diye bu kadın ölecek mi?" diye çıkışıp kadıncağızı evine davet ediyor.

- Sonra?

Münire Hanım çok fakirdi. Mevsimlik işçi ama farklı cezaevlerine gönderilen oğlunun yakınında olmak için onun peşi sıra Anadolu'da sürüklenen bir kadıncağız. Evimiz hapishaneye çok yakındı. Yürüme mesafesinde olduğu için o bakımdan da Münire Hanım için çok iyi olmuş. Misafirlik teklifini hemen kabul etmiş.



GÖZLEMELERDEN KİTAP ÇIKTI

- Babanız, ‘komünist Doktor Hikmet Kıvılcımlı' ile nasıl tanışıyor?

Şoför Hikmet, annesini evimize aldığını söylemek için hapishaneye gidince Doktor Hikmet ile tanışıyorlar. Bu arada yanında gözleme getirmiş ama ‘Başka bir şey ister misiniz?" diye soruyor. O da "Nasıl sokarsınız bilemem ama yazı kağıdı getirirseniz iyi olur" diyor. Şoför Hikmet, Said-i Nursi'nin cezaevinde yaşadığı günleri hatırlayıp duygulanıyor. Gözlemeler arasına yazı kağıtları sokuyor. Bir de, Nur risalelerinden pasajlar koyuyor. Propaganda maksatlı tabi. Doktor Hikmet de buna karşılık ama Said-i Nursi'nin neredeyse aynadaki aksi gibi metinlerle cevap veriyor. Romanda komünist Doktor, Nur risalelerini görünce ‘misyoner deli!' diyor babam için ve gülüyor. İki Hikmet çok da sohbet etmiyorlar aslında. Birbirlerini bu metinler üzerinden tanıyorlar ve seviyorlar. İşin bu kısım önemli. Gün geliyor o gözlemelerden kitaplar çıkıyor.

- Nurcu Hikmet ile komünist Hikmet'in birbirlerine çok benzediğini ima ediyorsunuz romanda?

2000 yılında başladım yazmaya. Soğutmalarla 13 yılda bitti. Yazmaya başladıktan sonra sekiz sene bekledi. Sonra İki Hikmet kısmına kadar olan bölüm bitti. İki Hikmet bölümünde söz konusu olan babam olunca birkaç şey yazdıktan sonra bir baktım, yazar gibi değil, evlat gibi yazıyorum. Duygular ön plana çıkıyor. Hemen bıraktım. Dört yıl daha bekledi. Bir anlamda babama yabancılaşmaya çalıştım. Babamı kayırmamak, Hikmet Kıvılcımlı'ya haksızlık yapmamak gibi bir hassasiyetim de vardı. Bu geciktirdi. Hikmet Kıvılcımlı'yı ben bu roman çalışması ile tanıdım ve babama ne kadar çok benzediğini o zaman fark ettim. Müthiş heyecanlandım. Sadece isimleri değil, karakterleri de babamla çok benziyor.



- Romanı yazarken nasıl bir Hikmet Kıvılcımlı çıktı karşınıza?

Babam, Doktor Hikmet Kıvılcımlı için "En dürüst komünistti" derdi. TKP ile Sovyet rejimi ile ters düştüğü için bir anlamda komünistler tarafından da dışlanmış bir insan. En fazla hapis yatmış, en fazla eser vermiş komünist. Gerçekte Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın Kırşehir Cezaevi'nden tahliye olduğu tarih 1951. Ben bunu kasten, isteyerek 1961'e taşıdım. 9 yıl yatmış Kırşehir Cezaevi'nde. Son 2,5 yılında annesi bizde kalmış. 1954'te Vatan Partisi'ni kuruyor, 56'da partinin Eyüp'te bir miting konuşmasını yapıyor. Konuşma Hz. Muhammed ve dört halife üzerine kurgulanmış bir konuşma olduğu için 1958'de irtica suçlamasıyla iki yıl hapse mahkum oluyor. Komünist Doktor Hikmet Kıvılcımlı irtica suçlamasıyla hapse atılmış tek komünist. 1960'da yine hapiste. Yani ben bu zaman atlatmasıyla şunu demek istedim; hangi dönem olursa olsun, hangi zihniyet iş başında olursa olsun hem Nurcu Hikmet açısından, hem komünist Hikmet açısından kader değişmiyor. Ya hapishanedeler, ya evlerine baskınlar yapılıyor, ya kitapları yakılıyor, ya kitapları toprağa gömülmek zorunda bırakılıyor. Bunun altını kalınca çizmek için tarih zıplaması yaptım.

- Babanız evde bir komünistin annesini misafir ettiği için karakola ihbar bile ediliyor.

Birkaç densiz babamı bu nedenle ihbar ediyor ama ciddiye alan olmuyor. Tanımış bir insan babam, karakteri, ideolojisi, bakışı bilinen bir insan. Ama Nurcu baskınlar evimize de olmuştu. Risalelerle birlikte Rıfat Ilgaz'ın kitaplarını da babam toprağa gömmüştü.Annem Kadiri dervişi oldu için evde zikir meclisleri olurdu. Dışarıya ses gitmesin diye dikkat edilirdi.

- Münire Hanım tanıklık ediyor mu bu zikirlere?

Tabi. Münire Hanım inançlı, namaz kılan bir insan. İlahiler öğretiyor ablamlara. Sanıyorum Doktor Hikmet'in annesinin bir Bektaşi kökeni var. Hikmet Bey'in adına "Ali" ilave edilmesinin nedeni de bir rüya üzerine. Doktor Hikmet Bey'in teyzesi, bir Bektaşi dedesini rüyasında gördükten sonra Ali ismini veriyorlar ki çocuk yaşasın. Hikmet Kıvılcımlı'nın herhangi bir tarikata mensup olduğuna dair bir işaret yok ama Bektaşi meşrep, tasavvufi şiirleri var. Yine hatıratında tıbbiye öğrencisiyken 'İmamın arkasındaki tek sadık cemaat' der kendisi için. İftardan sahura kadar sürekli ibadette. Yani kaç rekat kıldığını unutacak kadar kendisini kaptırıp, ibadet ettiği günler var. İki Hikmet'ten, komünist Hikmet'in içinde de iki Hikmet var.

YEŞİL KİTABI YAZAN İMAM DA EVİMİZDE KALIRDI

- Babanız ilme saygı duyuyor ve evinize bu nedenle çok değişik insanlar girip çıkıyor.

Evimize sık sık gelen bir komünist müftü de vardı. Komünist diye sürgün edilmiş ve şehir şehir dolaştırılıyor. Her gittiği şehirde şikayet ediyorlar. İnanmış bir sosyalist adam. Müftü. Çok alim bir adam. Bir de Çerkes. Çerkesliğini de babam tutardı. Eve alırdı. Annemle bazen bü yüzden tartışırlardı. "Kimin ağzından çıkarsa çıksın doğru her zaman doğrudur" derdi babam. Bu komünist müftüyü de şikayet edip sürecekler diye korkardı. Hakikaten korktuğu oldu. Adam Türkiye'yi terk etti, Libya'ya gitti. Kaddafi'nin yakınında, İslam ve Sosyalizm'i birleştirmeye çalışan, İslam sosyalizmi denilen teorinin, Yeşil Kitabın arkasındaki adam olduğu söylenmişti. Ben onu gördüm.

- Kıvılcımlı Ailesi ile kitaptan sonra görüştünüz mü?

Aileden kimseyle tanışmak nasip olmadı. Aileden çok fazla kimse yok galiba. Bir uzak akrabaları var. Bir ara onların izini bulmuştuk. Sonra kaybettim.

Yorum yaz