“Çünkü Gördüğün En Güzel Kadın Sensin…” Bu cümleyi Okan Bayülgen’in ağzından duymak için çırpınan pek çok genç kız olduğu bir gerçek. Belki de bu nedenle Bayülgen, yeni sergisine bu adı vermiş. Ama sergideki fotoğraflar, onun deyimi ile “müdahelesiz” yani doğal portreler. Kısaca soyunun genlerine ihanet etmeyen kadınları sergiliyor Bayülgen. 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Duvarlarda 70’e yakın ünlü ünsüz kadın portresi. Okan Bayülgen yeni sergisi ile fotoğrafçılığı artık hobi olarak yapmadığnı kanıtlıyor. Sıradanlığın ve doğallığın güzelliğini kanıtlamak için modellerini makyajsız, olduğu gibi görüntülemiş Bayülgen.

“Benim gibi bütün hayatını sıradan olmaya çalışarak geçiren bir adam için bu sıradanlık, “Kendi ruh dünyama bir bunge jumping yapmaktı”diyor. Fotoğraf şimdilik onun dünyası olmuş, ama yakında yepyeni bir programla ekranlara dönmeye hazırlanıyor.

TEMPO: Yeni serginiz “Çünkü Gördüğüm En Güzel Kadın Sensin” adını taşıyor. 70’e yakın ünlü ünsüz kadın doğal halleriyle sergileniyor. Nedir bu serginin amacı?

OKAN BAYÜLGEN: Ben müdahelesiz kadınların daha güzel olduğunu düşünüyorum. Aşık olduğum kadınlara bakıyorum da hepsi müdaheleli. Serginin amacı müdahelesiz, kendine güvenen, kendi aile genlerini koruyan soyunun genlerine ihanet etmeyen kadınları göstermek.

T: Bu yüzden mi makyajsız çekildi fotoğraflar?

O.B: Makyajsız derken, evden çıktıkları gibi geldiler.Ben stüdyoda onları makyajla, kuaförle uğraştırmadım. Daha doğal, daha sıradan görünen hallerini göstermek istedim. Bütün dünyada insanlara bir klişe enjekte edilmeye çalışılıyor. Yeni elbiseleri, yeni ayakkabıları satmak için dergilerde gördüğümüz model kızlar, sinemada gördüğümüz yıldızların dünyası sürekli bir değişim içeriyor. Yaz sezonu, bahar sezonu derken, sürekli yeni hareketler sunuluyor. Halbuki o paketlerdeki kızlar, aslında Türkiye’nin herhangi bir köyünde okuyan kızdan daha mı güzel? Onlar müdahele edilmemiş. İnsanların, onların gerçeklerini görmesi lazım.

T: Bu kızları nasıl seçtiniz?

O. B: Prodüksiyon ekibime, “”Bana farklı özelliklerde kızlar bulun” dedim. Nur Sürer de var, Meral Çetinkaya da…Hiç tanımadığımız yüzler de var. Ayrıca, “Bir sergi yapıyorum” diye ilan verdim. Sergiyi görmeye gelen kızların fotoğraflarını çektim. Ortada bir sergi yoktu.

T: Yani bu kızların sizin için özel bir hikayesi yok…

O:B:  Hayır. Ama sonradan oldu. Aslında bir tür psikiyatrik seans yaşadık fotoğrafları çekerken. Çünkü makyajsızdılar.” Böyle güzel mi çıkacağım?”, “Photoshop yapmayacak mısınız?” gibi endişeli sorunları vardı. Güzel kız dediklerimiz bile, o medya baskısını, klişe güzellik baskısını üzerinde taşıyordu. Onlar kendilerine güvenmeye çalışıyorlardı, ben de sıradan fotoğraflar çekeceğim için, sıradanlıktan kaybolmama derdindeydim. Benim gibi bütün hayatını sıradan olmamaya çalışarak geçiren bir adam için bu sıradanlık, kendi ruh dünyama bir bungee jumping yapmaktı.

T: Neden fotoğraflar siyah-beyaz?

O.B: Siyah beyaz, dramatik ifadeyi çok güzel aktaran bir yoldur.Vietnam fotoğraflarının yüzde 90’ı siyah beyazdır. Savaşın gerçeklerini çok iyi anlatırlar. Irak fotoğraflarını hatırlayın, dijitaldir, renklidir ve çok kötüdür. Vahşetin izleri silinmiştir.

T: Siz klasik fotoğraf makinelerinden yanasınız. Dijitalcilerle zaman zaman birbirinize giriyorsunuz.

O.B:Evet…Ben onların çalışma yöntemlerini “hötöröflük”le itham ediyorum. Tabii mecazi anlamda. Aralarında biri çıkıp “Biz “hötöröf değiliz” diyor. “Yahu onu kasdetmedim, yöntem olaraksöyledim” filan diyorum. Böyle geçinip gidiyoruz.

T: Ara Güler, Photoshop için “fahişelik” tabirini kullanmış.

O.B: Bence fahişelik Photoshop’a göre daha değerli ve saygıdeğer.

T: Ara Güler, “ Fotoğraf bir sanat değildir, ben foto muhabiriyim” diyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

O.B: Doğrudur. Ara Bey’in bu cümleyi fotoğrafın temel prensiplerinden uzaklaşan fotoğrafçılar için söylediğini düşünüyorum. İsminin önündeki sanatçı tanımını kaldırıp, muhabir sözcüğünü koyarak, güya kendini alçaltıyor. Halbuki bu yüceltmedir. Muhabir olarak kendisini yüceltir. “Ben gördüğümü çekerim, gerçeği gerçeği çekerim, size yıllar sonra bile unutamayacağınız fotoğraflar koyarım ortaya” der. Bugün Ara Güler fotoğraflarının Türkiye’de en değerli fotoğraflar olmasının nedeni budur.

T: Fotoğraf makinelerine bir servet yatırdınız. Maddi karşılığnı alabildiniz mi?

O.B: Fazlasıyla aldım. Dünyadaki çok özel makinelerden sıradan makinelere kadar uzanan, profesyonel olarak kullandığım bir makine hazinem var. Bunlara yatırdığım paranın hepsini kazandım.

T: Yani bu iş bir hobi değil sizin için…

O.B: Katiyen değil. Bir bu kadar daha makine alacak para kazanmış durumdayım. Üstelik televizyon lirası kazanmadım. “Tiyatro da az mı para kazanıyorsunuz?” diyorlar.” Hayır, tiyatro lirası kazanıyorum.” Diyorum. Televizyon lirası farklı tiyatro lirası farklı.

Arda Uskan- Tempo Dergisi


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!