Bütün filmi aynı bayağı makyajla geçiren, dışadönük (external) oyunculuklarla ‘Gods of Carnage’ adlı vodvil eserine ayak uydurmaya çabalayan ve tek mekanda çocuklarının gösterdiği şiddet eğilimi sebebiyle kendi ruhlarını sorgulayan dört karakter. Roman Polanski, acı çektirdiği karakter skalasına bir tutam daha eklemiş burada belki. Ancak halihazırdaki bütünün, kült korku filmlerinden kopma 80 senelik şablon-tek boyutlu karakterler ve onların ağzından dökülen yapay diyaloglarla ilerlediği çok açık. Bu da karşımıza konformist burjuva eleştirisinden ziyade, ‘yanlış oyuncularla yürümeye çalışan’ ve camp (bayağılık) patlaması yapan bir vodvil uyarlaması çıkarıyor. Waltz ile Foster şimdiden Altın Ahududu adaylığı için yeşil ışık yakarken, bu çiğ komediye tek uyum sağlayan isim ilginçtir C. Reilly. Bu da Polanski’nin 20 senelik düşüş ivmesini bir ‘katliam’ ile yerde tamamlamasını sağlamış. “Carnage”ı Jodie Foster ve Kate Winslet’ın da katıldığı 49. New York Film Festivali’nin dünkü açılış gecesinde gerçekleşen Amerika prömiyerinde izledim.

keremakca@haberturk.com

80’lerde film çekmeyerek sinema alışkanlığını kaybeden ve tuvalde kişisel kinlerine odaklanmaya başlayan Roman Polanski’nin o zamandan beri bir düşüş ivmesinde olduğu çok açık. Bu da onun yönetmenlik gözünü kaybetmesine ve ‘duygusal’ yaklaştığı hikayelere daha teatral bir dokunuşla odaklanmasına yol açtı. Politik-gerilim, casusluk gerilimi gibi alanlarda tonu tutmamış filmlerin yanında şeytan filmi ve biyografi türlerinde ise tabiri caizse idare ettiğini izledik.

 

Temel alınan oyunun vodvil olması sonunu hazırlamış

 

Ancak onun için kanımca esas tehlikeli olan “Ölü ve Bakire”de (“The Death and The Maiden”, 1994) içine düştüğü tiyatro uyarlaması açmazından demode mizansen ve karakter algısı çıkarmasıydı. “Carnage” da işte öyle bir film. Hem de onun uç noktasına gidip camp karakterler, kitsch aksesuarlar ve bunlara kapılan yönetmenliğiyle öne çıkıyor ne yazık ki.

 

Daha önce yapıtları sinemaya uyarlanmayan Yasmina Reza’nın ‘vodvil’ kaynaklı olduğu net olan eserinden de bu sefer böylesi bir proje için beslenilmiş. Proje aşamasında Jodie Foster, Kate Winslet, Christoph Waltz, John C. Reilly gibilerinin ikna edilmesi aslında olumlu bir hareket gibi gözüküyor.

 

Fakat işin garibi burada ‘komedi’ oyuncularıyla yürüyebilecek bir konformist burjuva ailesi eleştirisi var. Jim Carrey, Tina Fey, Steve Carell, Steve Martin, Chevy Chase gibi durum komedisine hakim isimler özellikle Waltz, Winslet ve Foster’ın ‘şaklaban’ duran hallerini bertaraf edebilirmiş. Zira böylesi bir açmazın içinde bunların her birinin kalıplara uygun köşeli karakterleri çok trajik ve gülünç hale gelmiş.

 

Kendinizi kült bir korku filminin içinde hissederseniz şaşırmayın!

 

Zaten açılış karesinde Foster’ın seyirciye ‘çocuklar arasında şiddet eğilimi sebebiyle yaşanan durum’a yorum yapmak için dönüp gülümseyerek trajikomik bir hava yaratmayı denemesi, kendimizi kült bir korku filminin orta yerinde hissetmemizi sağlıyor. Onun devamında da bütün karakterler böylesi bir eğilim içinde ‘felaket’i, ‘kıyım’ı, ‘kıyamet’i ya da ‘cinayetler’i beklemeye koyuluyor gibi sanki. Ancak ortada öyle bir şey de yok işin garip tarafı. Kendisine uygulanan işkenceleri sinemaya yapmaya karar veren Polanski’nin bu düşmüşlüğü perdeye HD’den en acemi yönetmenin bile aldığı sinemaskop oranında yansımış.

 

Waltz’un sürekli cep telefonu ile konuşan yozlaşmış iş adamı, Winslet’ın elinden makyaj seti eksik olmayan kadın figürü, Foster’ın korumacı anne karakteri ile C. Reilly’nin rahat baba figürleri sanki 100 sene öncesinin köşeli prototiplerinden kopmuş gibiler. Lafın özü bu ciddi oyuncuların böylesi bir uçurumdan aşağı yuvarlanması; ‘tekrar’, ‘klişe’ ve ‘yabancılaşma’yı beraberinde getirince ‘God of Carnage’ eserinin omurgası tersine işlemiş.

 

Polanski Jr. olmasın?

 

Polanski’nin açılışta birbirine sataşan iki çocuğu alaycı Desplat ezgisini arkasına alan bir plan sekansla çekip, filmin sonunu da böyle bağlaması ‘klişe şablon’ meselesini daha da doldurmuş sanki. “Carnage”ın tamamını orta plan ile halleden yönetmenin de Oliver Parker gibi ikinci sınıf İngiliz tiyatro uyarlaması yönetmenlerinin işlerinden, hatta Mustafa Altıoklar’ın “Banyo”sundan (2005) bile sinemasal olarak geride kaldığı çok açık.

 

Bu vahim durumu trajik hale çeviren; bütün filmi aynı makyajla sahnedeymişçesine geçiren ve dışadönük performanslarla gülünç duruma düşen oyuncular. Sinema sanatının katledilmesi de aslında bu doğrultuda aksesuar, kostüm ve sanat yönetiminin çapsızlığı ile desteklenmiş gibi. Polanski de adeta ‘günümüze ayak uydurdum!’ çığlığını duyabileceğiniz bir genç yönetmen gibi hareket etmiş. Karakterleri ana mekandan koparıp iki kere asansöre binme aşamasına getirip sonra yeniden daireye sokarak bir ‘yenilik’ ya da ‘ferahlama’ getirdiğini düşünmüş. Adeta bunu yapmak için özel bir senaryo planlaması hazırlamış gibi. Bu duruma gülelim mi ağlayalım işte ondan emin değiliz.

 

Ya 80 sene önce çekilmiş ya da Z tipi bir korku filmi

 

“Carnage”, her şeyi o kadar şablonuna uydurmuş ki iş adamı karakterinin de makyaj patlaması yapan kadının da ne zaman hikayesel ruhsal terapiye tabi tutulacağını biliyoruz. Bu da karşımıza René Clair’in 1930’larda kullandığı tiyatro estetiğinin bile altında seyreden bir eser getiriyor. 80’lerden itibaren Bergman’ın bu alana yenilikçi yaklaşımını ‘TV’ seviyesine indirdiğini bildiğimizden çok da şaşırmıyoruz aslında. Ancak buradaki metin bile Tennessee Wiliams’ın ‘aile’ odaklı, 1960’ların Hollywood dokulu uyarlamalarının dahi uzağında.

 

Yani karşımızdaki 80 sene geriye gidince anca sinema filmi olabilecek bir ürün. Bu haliyle ise Z sınıf (mübalağa ediyoruz) korku filmlerinin karakterlerini, üçüncü sınıf oyuncularını, olay akışı kurma geleneklerini, diyaloglarını ve yönetmenlik biçimlerini getiriyor akla. Polanski’nin geçmişinde böyle bir şey görmemiştik belki. Ama ‘artık olmuş oldu’ demekten başka yapacak bir şey yok!

 

Künye:

 

Carnage

Yönetmen: Roman Polanski

Oyuncular: Jodie Foster, Kate Winslet, Christoph Waltz, John C. Reilly

Süre: 79 dk.

Yapım Yılı: 2011

 


 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!