ARZU ÇEVİKALP / acevikalp@haberturk.com

2007’nin önemli filmlerinden biri olan Hitman, yeniden vizyona giriyor. Bu sefer karşımızda farklı ve bol aksiyonlu bir Hitman var. Eski filmle pek alakası olmadığını bildirelim de izleyecek olanlar şaşırmasınlar. Hitman’in devam filminin gelmesini beklerken, yeni bir filmin geliyor oluşu Hitman severleri biraz üzdü. Farkındaysanız Hollywood şu ara remake filmlere yöneldi. En son Fantastic Four’un remakini izleyip şunu düşündük: “Ne gereği vardı?” Aynısını Hitman için de söylüyoruz. Her zaman ilk filmin yeri ayrıdır. Bu gerçeğin farkında olarak filmleri izlerseniz daha çok keyif alırsınız.

2007 yılında vizyona giren “Hitman” filmini ilk izlediğimizde çok başarılı bulmuş ve ikincisinin geleceğini düşünmüştük. Düşüncemiz doğru çıktı, ama ortada büyük bir karışıklık var. Biz de o karışıklığa ışık tutmak lazım diyerek, altındaki nedeni açıklayalım dedik. 2009-2010 yılında Hitman filminin devamının çekileceğinden bahsedilmişti ve proje büyük süre askıda kaldı. Bir sorun olduğu belliydi, ama bu sorunun ne olduğundan hiç söz açılmadı. Hitman 2 filminin geleceğini beklerken yeniden aynı Hitman filminin vizyona gireceğini öğrendiğimizde çok şaşırdık. Hem de vizyona yeni giren güncellenmiş olanıymış! Yeni film aksiyondan başka izleyiciye farklı ne katabilir ki?

DÜNYANIN EN ÇOK SATAN OYUNU…

Dünyanın en çok satan oyunlarından birinin bu denli heba edilmesine anlam veremediğimiz gibi, başarılı oyuncu Timothy Olyphant hakkında çıkan olumsuz eleştirilere de şaştık kaldık doğrusu! Hitman’in hanesine büyük bir eksi yazdırdığı açıkça ortada… Film için kulağımıza çalınan diğer bir açıklama ise şu yönde:  Filmin başrolü için düşünülen ünlü aktör Paul Walker Kasım 2013'te talihsiz bir şekilde hayata veda etti, o sebeple projede aksamalar meydana geldi. Aslında Paul Walker bu rol için uygun bir isim değildi, çünkü Paul Walker’dan sert bir adam olmazdı. Paul Walker her ne kadar asi ve suçlu rollerini canlandırsa da, duygusal tarafı ağır basıyordu. Hitman karakterinin öyle bir tarafı yok ne yazık ki…

Net konuşmak gerekirse; Hitman’in en önemli özelliği, bazı sahnelerin İstanbul’da geçiyor oluşu… Hitman, gelişen olaylar sebebiyle İstanbul’a gelip Rus başkanının uyuşturucu ve silah kaçakçısı kardeşini öldürme misyonunu üstlenir. Fonda İstanbul’un tarihi dokusu, dar sokakları, virane mekânları ve ezan sesi var. İstanbul’un arka yüzünü bize gösteren film, konuya oldukça hâkim olduğu için, İstanbul sahneleri oldukça dikkatimizi çekti. Yeni film ise Singapur ve Berlin’de çekildi, bu kez hikâye bize Hitman’in, ajan 47 ile ilintili olan durumunu açıklıyor. O yüzden de filmin adı Hitman: Agent 47. Oyunu oynayanlar ne demek istediğimizi iyi biliyorlar. Aslında 47 Hitman'in kafasının arkasındaki sayıların son iki numarasıdır: 640509–040147

Peki, bu Hitman efsanesi, nasıl başladı? Hemen anlatalım. Ajan 47 (Hitman) dünyanın en tehlikeli suçluları tarafından yaratılmış bir klon ve aynı zamanda da profesyonel bir tetikçidir. Amacı da kim olduğunu ele vermeden, karşısındaki hedefi yok etmesidir. Düşmana usulca yaklaşarak fark edilmeme konusundaki ustalığını gösterir. Sert ve kırılmaz olduğunu izleyiciye kanıtlayan Hitman, elinde tabancayla hiç tereddüt etmeden avını öldürmek için türlü türlü numaralar uygular, o kadar korkusuzdur ki, hiçbir şekilde yenilgiye uğramaz. Ayrıca Hitman öldürdüğü ya da etkisiz hale getirdiği insanların kıyafetlerini alarak tanınmamaya çalışır. Hitman bir nevi hayalet gibidir. Sonuçta böyle bir klonu kötüye kullanmak isteyen, bir sürü kötü niyetli insan olduğu için, Hitman her zaman aranan kişi olmuştur.

KLONLARA DAİR…

Hitman’in yaratıcısını ve diğer klonlarını öldürmek isteyişi de cabası! Bu size tanıdık geldi mi? “Orphan Black” dizisinde de benzer bir durum yok muydu? Belki de dizinin yaratıcıları bu oyunu sürekli oynadıkları için Hitman’den etkilenmişlerdir. Kimbilir…

Son filme dönersek… Uzun yıllar süren bir araştırma sürecinin ürünü olan ve müthiş yeteneklere sahip bir ölüm makinesi olarak anılan Hitman ‘vur, öldür ve kaç’ tekniğini kullanarak, hem kendisinin gizemini çözmeye çalışır, hem de aynı formül üzerinden bir katil ordusu yaratmaya çalışan şirkete karşı savaş açar. Kendini er ya da geç keşfedecek olan Hitman, kendini amansız bir mücadelenin içinde bulur. Filmde bol bol kan ve aksiyon var!

Geldik işin ilginç kısmına… Hitman 2; imdb.com’un belirttiği üzere halen yapım aşamasında gözüküyor ve konuyla ilgili net bir bilgi yok. Daha şimdiden Hitman’i Jason Statham oynasa çok iyi olur diye yorumlar yapılıyor. Etrafta bu kadar çok laf dönerken bizim teorimiz şu yönde: Eğer Hitman 2 filmi gerçekten proje aşamasındaysa bizi yeni bir Hitman filmiyle oyalamaya çalışmış olma ihtimalleri yüksek, çünkü aradan koskoca sekiz yıl geçti. Sahnelerin çoğunun unutulmuş oluşuna ise söyleyecek söz yok.

İlk filmin 100 milyon dolar gelir elde etmesi ikinci filmin proje aşamasına geçmesine ön ayak olurken, bazı anlaşmazlıklar filmi geriye doğru çekti. Timothy Olyphant'ın Hitman’i oynaması bazılarını memnun etmedi, ama rivayete göre ikinci filmde de Timothy Olyphant rol alacakmış. Bakın Timothy Olyphant filmdeki İstanbul sahneleri hakkında ne demiş: “İstanbul inanılmazdı! Harika bir şehirdi! Tekrar gelmek isterdim. Çok değişik bir deneyimdi. Rolün gereklerinden biriydi. Daha önce hayal etmediğiniz yerlere gidip oraları görmüş oluyorsunuz bu nedenle paha biçilmezdi!”

İLK FİLMİN BAŞARISI…

Bu kadar bilgi verdikten sonra asıl soruya gelelim. İlk film neden başarılıydı? İlk filmin başarılı oluşundaki en önemli etken hikâyenin doğru bir şekilde akması ve oyunculukların yerinde oluşuydu. Sadece bu kadarla sınırlı değil tabi, yönetmenin aksiyonu gereksiz yere kullanmamış oluşunun yanı sıra, olay örgüsüne ağırlık vermesi doğru bir karardı. Video oyununu oynamayıp direk filmi izleyenler en azından Hitman hakkında bilgiye erişmiş oldular.

 

Bu tarz filmlerde genelde hikâye arka planda kalır ve aksiyon ön plana çıkar. Aksiyon ve hikâye aynı potada güzelce eritildiğinde ise film işlevini yerine getirir. Bir de yönetmenin filmi dengeli bir şekilde yürüttü mü işlem tamamdır.  2.35: 1 teknik formatla çekilen film, görselliğe destek sağlayan özel efektlerle (özellikle makyaj) seyircilere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor, ama başlangıç sahnesinde bazı sıkıntılar var, sanki biraz aceleye getirilmiş gibi… Bu da filmin mavi boncuğu olsa gerek! Filmi izlememiş olanlar önce remake olanını izlerlerse daha iyi kıyas yapma şansını elde edecekler. Böylece hangisinin hedefi tam on ikiden vurduğu net bir şekilde anlaşılacak.

Sonuç olarak; Hitman, video oyununu güzel bir şekilde uyarlayan ve bir karakterin ne kadar acımasız olduğunu göz önüne seren içi dolu bir filmdi. İçini dolduran da Timothy Olyphant’tı. “Damages” dizisindeki üstün performansı ile kendisini bize sevdiren Timothy Olyphant’ı Hitman filminde görmemiz adeta huzur verdi. Tüm bu yazdıklarımızı analiz ederek, eskisi ve yenisi arasındaki farkı kolayca bulabileceğinize inanıyoruz. Herkese iyi seyirler!