B.PAMİR: Peki şimdi, demin Hasan Celal Güzel ile ilgili de bir bölüm yayınladık...

F.ŞENSOY: Burada da bir yanlış var. Birkaç kere düzelttim. Ben Hasan Celal Güzel yaptırttı demedim böyle bir dedikodu var kedisine de sorun Hasan Bey’e de bunu sorun dedim. Nitekim o röportajın yarım sayfası Hasan Bey’in cevaplarıdır. Ben bir kuşkuyu veya dedikoduyu dile getirdim ama orada da başlık o yaktırdı diye olunca yapmadığım bir şekilde bir suçlama oldu. Aslında ben bunu demedim, böyle bir dedikodu var ona da sorun dedim.

B.PAMİR: Sizin biraz dilinizin kemiği mi yok, yoksa hani hep biz mi suçluyuz gazeteciler olarak ?

F.ŞENSOY: Hayır efendim. Dilin diyalektiği kıkırdaksız oluyor.

B.PAMİR: O dönemde o röportajın içinde hatırlıyorum Hasan Celal Güzel yaktırdı ya da neyse o başlık hani ...

F.ŞENSOY:  Benim cümlem bu değil. Böyle bir duyum var. Bir dedikodu.

B.PAMİR:
Olabilir ya da bana biri aktardı diyorsunuz savcı için söylüyorsunuz galiba. O dönemi anlatırken benim oyunlarım diyorsunuz işte genelde. Adnan Hoca'yı oynuyorum diyorsunuz yuhalanıyor bir takım şeyler oluyor diyorsunuz. Yine bir İslam ya da tabiri caizse dincilik ve laiklik tartışması var o dönemde değil mi? Biraz o dönemi anlatır mısınız?

F.ŞENSOY:
O dönemde bu kadar hissedilir biçimde yok ama biz sanatçı sezgisi ile hissettiğimizin altını çiziyoruz. Hatta Muzur Müzikal de böyle  sahneler ama Muzur Müzikal sadece dinci kesim ile uğraşan bir gösteri değildi. Muzur yasası çıkmıştı o zaman örneğin; Playboy ve benzeri dergilerin siyah poşete girmesi. İşte şu muzur bu muzur.. Bakın başka muzur şeylerde var diye altını çizdiğimiz şeylerden biriydi. O zaman, “Sen abartıyorsun biraz Türkiye’de irtica yok ki” deniliyordu. Sonuç olarak kim yaktırdı bilmiyorum, kim yaktı bilmiyorum orası yakıldı, ama orayı irtica yaktı. Yangından sonra irtica olduğu anlaşıldı.

B.PAMİR: Peki şey doğru mu, hakikaten sizi de öldürmek istediler mi orada ?

F.ŞENSOY:
Şimdi aritmetik olarak hesaplanırsa ben her gece duş alıp çıkıyordum fakat o akşam sular kesilmiş, telefonlar kesilmiş. Jöleli saçla oynadığım için oyundan sonra duş alıyordum. Ben herkesten biraz daha geç çıkıyordum. Bu benim 20-25 dakika erken çıkmamı sağladı. Ben çıktıktan hemen sonra yangın başladı. Bu bir tesadüfte olabilir bilmiyorum.

TEHDİT ALIYORUM DİYE MUHALİF OLMAKTAN VAZGEÇMEM!


B.PAMİR: Peki dönüp baktığınızda şimdi o dönemde herhalde hep muhalif çıkışlarınızda var sanatınızda da var, söylemlerinizde de var. Sanatçı da muhalif olmalı kanımca orası ayrı tabi yani.

F.ŞENSOY:
Bende öyle düşünüyorum.

B.PAMİR: Şunu merak ediyorum çok tehdit alıyor muydunuz veya hala da alıyor musunuz çünkü muhalif çıkışlarda devam ediyor yani devam etmiyor değil?

F.ŞENSOY: Yani o dönem çok daha fazla alıyordum. Şimdi öyle çok büyük tehdit almıyorum ama alsam da çok ciddiye almam bunu.

B.PAMİR: Niye? Yani sizinde bir aileniz vardı.Var hala hani...

F.ŞENSOY:  Evet ama ben sanatçı olarak sorumluluklarım var söylediğim şeyler var. Bunları söylemek durumundayım. Tehdit alıyorum diye bundan vazgeçecek değilim.

KAVUK KİME KALACAK?


B.PAMİR: Sizi bulup da şu 'Kavuk' hikayesini sormamakta mümkün değil. Nedir bu 'Kavuk' durumu? 'Kavuk' sizde mi?

F.ŞENSOY: Nerede olabilir?

B.PAMİR: Hayır mesela açıkladılar ki o 'Kavuk' sizde değil de takke sizde.

F.ŞENSOY:
Ne olacak?

B.PAMİR: İşte merak ediliyor.

F.ŞENSOY: Münir Ağabey'in bana verdiği, İsmail Amca'nın Münir Ağabey'e verdiği, Hasan Efendi'nin İsmail Dümbüllü’ye verdiği takke, kavuk, şapka.. Neyse bu bir sembol.. Bu bir anahtar da olabilirdi, bir mendil de olabilirdi. Ama bu daha anlamlı bir şey çünkü kavuklu olduğu için ona sahnede giydiği bir şeyi veriyor Hasan Efendi. Dümbüllü hatıra olarak saklayıp hiç sahnede kullanmıyor onu Münir Ağabey'e veriyor. Münir Ağabey de bana veriyor. O da sahnede kullanmamış ilaçlattım evde duruyor. Bu kime verilecek? Kime ne? Münir ağabeye sorulmamış soru, Dümbüllü’ye ne olacak bu kavuk denilmemiş unutulmuş. Dümbüllü’ye birden bire sahnede demişler ki; ’Münir diye genç bir oyuncu var Kanlı Nigar’ı oynuyor’ Kanlı Nigar, Dümbüllü’nün repertuvarında hayatı boyunca oynadığı en önemli oyunlarından biri. Sadık Şendir’in yeniden yazması versiyonu ile ama oraya sadık kalarak yazmış Sadık Ağabey de.Onu izlemeye gidiyor. Münir Ağabeyi de görüce 'Aaa.. İşte bitmemiş Kavuklu var' diyor. Getiriyor veriyor Takke’yi. Münir Ağabey de çıkarıp bana veriyor. Kimseye bir şey sorulmamış bana şimdi ne olacak kavuk?

B.PAMİR: Niye soruluyor?

F.ŞENSOY: Kime ne? Kimseye sorulmamış ki daha önce. Üstelik burada bir jüri yok, Kavuk hikayesi hararetlendiğinde kamuoyu yoklamasına dönüşüyor. Herkes fikrini söylüyor size ne? Birine vereceğim, vermeyeceğim bu hakkımda var. Kavuk devredilirken anlatılan çok önemli bir şey var. Yine döndüm bunu anlatıyorum Allah kahretsin.

B.PAMİR: Hayır niye anlatmıyorsınız?

F.ŞENSOY: Şimdi şu İsmail Amca, Münir Ağabeye verirken bir şeyler söylemiş Münir usta da bana verirken bir şeyler söyledi. İlla birine vermek zorunda değilsin. Bunu hakeden biri olursa verirsin. İlla birine vermek zorunda değilsin kuralın başında geliyor. Sen vermeden ölürsen ne olacak? Birini de vekil tayin edeceksin diyor İsmail amca, sen bunu birine vermeden başına bir şey gelirse o kavuğu devretme hakkı, senin vekil tayin ettiğin olsun Münir ağabeyinde vekil tayin ettiği kişi Erol Günaydın. Erol diyor; ‘bana bir şey olursa bunu sen devredersin, verirsin birine’ diyor. İsmail amca da devam etsin bu devredilsin istiyor. Devir işini düşünende ilk İsmail amca herhalde. Çünkü Hasan Efendi belki de hatıra diye.. Münir Ağabey de bana mendil vermiştir, tespih vermiştir. Ustalar çıraklarına böyle şeyler verir. Belki  o anlamda vermişti. İsmail Amca geleneği başlatan diyelim. Münir Ağabey de getirdi bana verdi. Şimdi bende bu konuyu düşündüm vekil tayin ettim. Ben Kavuğu kimseye veremeden ölür gidersem o kavuk ortaoyuncularda o gün oynayan bütün oyuncular jüri olmak üzere birinin başına takacaklar .

B.PAMİR: Vekil o bütün oyuncular mı ?


F.ŞENSOY: Bütün oyuncular. Onları bir jüri olarak düşündüm. Ve sanırım aralarından birinin başına takacaklar. Çünkü o geleneksel tiyatroyu sürdüren en azından bunun modern biçimini sürdüren başka bir tiyatro ekibi yok ki Türkiye’de oradan bir Kavuklu çıksın. Artık prodüksiyon tiyatroları var. Evet yetenekli oyuncular var ama böyle bir takım, bir ortaoyun takımı o üsluba yakın, gelenekselden beslenen başka bir tiyatromuz yok şu an Türk tiyatrosunda.

B.PAMİR: Tabi ki çok önemli bu Kavuk ..

F.ŞENSOY: Vekil hikayesini anlatacağım Münir Ağabey ile ilgili.Tamam Münir Ağabey rahatlıyor bana bir şey olursa Erol verir Kavuğu diyor bu bir huzura eriyor. İzmir Fuarı'nda ikisi bir program yapıyorlar. İkisinin de uçak korkusu var. İzmir’e gitmek üzere uçağa biniyorlar havaalanından. Uçak kalkar kalkmaz kavuk akıllarına geliyor. Uçak düşerse kavuk ne olacak? Vekili de yanında ya.. Uçak korkularını falan unutuyorlar bütün korkuları kavuk. İzmir’e inip pisti öpüyorlar. Kavuk kurtuldu Münir diyor Erol Ağabey.

B.PAMİR: Ne hoş ya.. Yani bunları anlatmak lazım galiba... Biz kime Kavuk gidecek, neyin peşindeyiz emin değilim yani?

F.ŞENSOY: Yani bunu tartışan genç gazeteciler falan da oldu yeni kuşak arkadaşlar İsmail Dümbüklü’nün kavuğu diye başlık atıyorlar. Hayır Hasan efendinin. Onun Hasan efendiden haberi yok. Bir de kime verileceği falan ne önemi var ki ? Bir mertebe değil ki bu, sen imparatorsun demek değil.

B.PAMİR:
Demek mertebeymiş Ferhan Bey yani ..

F.ŞENSOY:
Bir mertebe elbette ama onların hiç bilmedikleri geleneksel Türk tiyatrosundan oradan Hasan efendinin adını bilmeden niye ona talip de meraklı oluyor ki?

B.PAMİR: Yani sizinde çok hoşunuza gitmedi mi? Çok hoşunuza gitmiştir onu almak. Müthiş bir şey herhalde?

F.ŞENSOY: Gitmez olur mu benim hayatta aldığım en önemli ödüldür. Ama şimdi bir tiyatrocu için ödüldür. Kavuk talipçilerinin çoğu tiyatrocu değiller.

B.PAMİR: Demek çok önemliymiş, demek herkesin gözü varmış. Demek öyleymiş yani diye düşünüyorum.

F.ŞENSOY: Tabi ki önemli. Bir de beni rahatsız eden şu emekli olunca rahatsız edilen bir şey haftada 8 gün oynuyorum. Buradayım ya ben, ben yokmuşum gibi yapılıyor kavuk ne olacak derken. Buradayım işte oynuyorum. Hafta da 8 gün oynuyorum kavuklu olarak.

B.PAMİR: Bu yani her alanda vardır kıskançlık. Sizin sanat camiasında daha fazla herhalde?


F.ŞENSOY: Tabi sanatta daha çok vardır kıskançlık.

B.PAMİR: Hani bir sürü egonun  barındığı yerde diye düşünüyorum.

F.ŞENSOY: Evet yalnız tiyatroda değil genel anlamda sanatta ciddi kıskançlıklar vardır.

B.PAMİR:
Yani sizde herhalde onlardan birini yaşadınız bu kavuk olayında diye düşünüyorum başka türlü bir anlam veremiyorum yani oynayan birine yani kavuk ne olacak? Ya da tamamen suç bizim, magazin peşinde olan medyanın araya sokuşturması belkide?

F.ŞENSOY: Evet.Yani böyle bir gündeme geliyor ara sıra...

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(4)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!