Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde 222’ncisi düzenlenen Ünivesitelerarası Kurul (ÜAK) toplantısına katılan Yüseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof.Dr. Gökhan Çetinsaya, ’Büyüme, Kalite, Uluslararasılaşma: Türkiye yükseköğretimi için bir yol haritası’ başlıklı raporunu toplantıda paylaştı.

Üniversitelerde 45 bin öğretim elemanına ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Prof. Dr. Çetinsaya, her yıl 18 bin 500 öğretim elemanının üniversitelere kazandırılması gerektiğini söyledi.

Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi’nde yapılan 222’nci Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) toplantısına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Vali Ahmet Altıparmak, Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Mehmet Sekmen, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hikmet Koçak, 165 üniversite rektörü, ÜAK Dönem Başkanı Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ile akademisyenler katıldı. Toplantıda önce Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü öğrencileri Erzurum yöresine ait türküleri koro eşliğinde seslendirdi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı ’Büyüme, kalite, uluslararasılaşma: Türkiye yükseköğretimi için bir yol haritası’ başlıklı raporunu toplantıda paylaştı.

Türkiye yükseköğretim sisteminin son 30 yılı ile bugünkü yapısının analiz edildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Çetinsaya, "Yükseköğretimde okullaşma oranı 1980’de yüzde 6’dan 2013 yılı itibariyle resmi istatistiklere göre bu oran yüzde 75’e ulaşmıştır. Türkiye son yılda yükseköğretimdeki büyümeyle Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin okullaşma oranını yakaladı. Türkiye’nin yükseköğretim çağ nüfusu 2050’lere kadar 1 milyon 250 bin olacaktır. 12 yıllık zorunlu eğitimle 2016 yılından sonra her yıl liseden mezun olan öğrenci sayısı bugünkü 850 binden 1 milyon 200 bin düzeyine yaklaşacaktır. Böyleyece yükseköğretime olan talep artacak, büyüme gereksinimi devam edecek" diye konuştu.

"TOPLAM ÖĞENCİ SAYISININ YÜZDE 47’SİNİN AÇIKÖĞRETİM OLUŞTURUYOR"

Açıköğretimdeki öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısının yüzde 47’sini oluşturduğunu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), ülkelerinin baz alınarak bu sayının yüzde 20’lere çekilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Çetinsaya, "Açıköğretimdeki öğrenci payının sürekli büyümesinin sebeplerinden birisi 2011’de çıkarılan 6111 sayılı kanunla birlikte öğrencilik statüsünün süresiz devam edebilmesidir. Açıköğretim programlarına kayıtlı olduğu halde kayıt yenilememe veya kayıt dondurma gibi farklı nedenlerle aktif kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon öğrenci bulunuyor. Bu da sistemin yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır" dedi

"ÖĞRETİM ÜYESİ BAŞINA 48 ÖĞRENCİ DÜŞÜYOR"

Türkiye’de 133 bin öğretim elemanı çalıştığını bunların yüzde 45’inin akademisyen olduğunu anımsatan Prof. Dr. Çetinsaya, öğrenci sayısındaki artış hızının öğretim elemanı ve üyesi sayılarındaki artıştan daha fazla olduğuna dikkati çekti. Prof.Dr. Çetinsaya "2013’te açıköğretim hariç öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 48, öğretim elemanına düşen öğrenci sayısı ise 21’dir. Türkiye’nin diğer OECD ülkeleriyle karşılaştırmalı durumu incelendiğinde, önemli bir öğretim elemanı açığı olduğu görülmektedir" diye konuştu

"45 BİN ÖĞRETİM ELEMANINA İHTİYAÇ VAR"

Türkiye’de 20 bini doktoralı olmak üzere 45 bin öğretim elemanına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çetinsaya şöyle devam etti:

"Her yıl yaklaşık 18 bin 500 öğretim elemanı sisteme dahil edilmelidir. Öğretim üyesi açığını telafi etmenin yolu nitelikli doktora mezunu yetiştirmekten geçiyor. Türkiye’de her yıl 4 bin 500 civarında doktora mezunu veriliyor. Bu sayı Amerika’da 61 bin, Rusya’da 27 bin, Almanya’da ise 25 bindir. İster nitelikli doktora sayısını artırmaya çalışalım, ister daha çok araştırma görevlisi istihdam etmeye çalışalım sistemin önündeki en büyük handikaplardan biri Türkiye’de şu anda öğretim elemanlarının özlük haklarının son derece dezavantajlı bir durumda olmasıdır. Akademisyenlik mesleğinin cazibesinin artırılması ve onların yüksek motivasyonla çalışabilmesi için eğitim öğretim yükünün makul düzeye çekilmesi araştırmaya ayrılan zamanın artırılması ve maaşların tatmin edici düzeye yükselmesi gerekmektedir."

ÜAK dönem Başkanı olan Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ise üniversitelerde çalışan akademisyenlerin özlük hak, maaş ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesinin ülkenin geleceği açısından son derece önemli olduğunu bildirdi. Üniversitelerin Türkiye’de yapılan araştırma ve geliştirmenin yüzde 40’ını gerçekleştirildiğine vurgu yapan Prof. Dr. İbicioğlu, üniversitelerin önündeki bürokratik engellerin kalkması gerektiğine işaret ederek "Üniversiteler bir bakanlıktan proje alacağı zaman aynı özel sektördeki gibi ihalelere katılıyor" diye konuştu.

Toplantıda Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak, 57 yaşındaki Atatürk Üniversitesi’nin Türkiye’nin ilklerinden biri olduğunu 110 bini aşkın öğrenci ve 3 bine yakın akademisyeni bulunduğunu anımsattı. Rektör Prof. Dr. Koçak "Çağdaş eğitimin gerektirdiği yapı ve donanıma sahip Atatürk Üniversitesi ülkemizin eğitim sisteminde her zaman önemli bir rol oynamıştır" dedi.

Vali Ahmet Altıparmak, katılımcılara ikincisi Çanakkale’de bulunan Erzurum’da tabyaları ziyaret etmelerini önererek, "Ahmet Hamdi Tanpınar, ’Erzurum 52 cami, 32 medresedir’ diyor. Ortaçağda burada 32 medresenin olduğunu düşünebiliyor musunuz? Devasa üniversite demek. Bugün de yarım yüzyılın üzerindeki geçmişiyle Atatürk Üniversitesi bu boşluğu dolduruyor" diye konuştu.

DHA

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!