Eskişehir'deki Gezi Parkı odaklı eylemde darbedilerek, hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz davasının ikinci duruşması, bugün Kayseri'de yapıldı. Davada, tutuklu sanıkların tahliye talepleri reddedilirken, duruşma 14 Temmuz'a ertelendi.

Ali İsmail Korkmaz'ın darp edildikten sonra arkadaşıyla beraber hastaneye gidiş anını gösteren mobese görüntüleri ortaya çıktı.  Görüntüler mahkemeye delil olarak sunuldu.





ŞOK İFADELER!

Duruşmada dinlenilen tanık S.K, olayın yaşandığı gün saat 23.00 civarında eve geldiklerini, caddedeki karışıklıkları ağabeyi ve kardeşi ile izlediklerini söyledi. S.K, saat 23.30 civarında da adının Serkan Kavak olduğunu öğrendiği kişinin Sanayi Sokağa doğru geldiğini, elinde sopa olduğunu ve bir süre ekmek fırının sahibi ile konuştuğunu belirtti.

"BU SOKAĞIN CUMHURBAŞKANI BENİM"

Fırıncının Kavak'a, "Sopayla burada ne işin var, hayırdır" diye sorduğunu anlatan S.K, "Serkan Kavak, fırıncıya 'Bir gün önce benim masum bebeğim gazdan etkilendi, ben o yüzden buraya geldim, eylemcileri buraya almayacağım, döveceğim. Bu sokağın cumhurbaşkanı benim' dedi. Sokağa gelenlere de 'Ne işiniz var, gidin buradan' diyordu. Elinde sopa vardı" diye konuştu.

Fırıncı ve beraberindeki bir kişinin sokakta birini yakalamak için çalıştıklarını anlatan S.K, "Bu kişi mağazalar tarafına kaçmaya başladı. Ben şahsı yerde gördüm, 'eyvah, çocuğu dövüyorlar' dedim. Bir refleksle camı açtım, aşağıya baktım. Hareketsiz yatıyordu, sonra canı yandığı için küfür etti. Karşıdan biri çok sinirli geldi, kafasına tekmeyle birkaç kez vurdu. Şahıs oradan nasıl uzaklaştı göremedim. Zaten sonra olaylar yatışmaya başladı. Serkan bölgedeydi, onu gördüm. Polisler ona hiçbir şey söylemiyordu" şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, önceki ifadelerini hatırlatıp, çelişkinin nedenini sorması üzerine S.K, "İki cadde var ve paralel, pek görünmüyordu. O yüzden" dedi. Yerdeki şahsın üstündeki kıyafetin renginin sorulması üzerine ise S.K, "Önce mavi demiştim ama yeşil de olabilir, mavi-yeşil arası bir renge çalıyordu" ifadesini kullandı. Tanık S.K, olaylar sırasında 35 saniyelik bir görüntü kaydettiğini ve bunu savcılığa verdiğini dile getirdi.

Korkmaz ailesinin avukatı Esra Başbakkal Kara da sanığa, mahkeme heyetinden bu görüntülerin makinesiyle alınarak saat tespitinin yapılmasını istediklerini belirtti.

SALONDA GERGİNLİK


Bu sırada sanık avukatının, "İfadende çelişkiler var niye düzeltmiyorsun" demesi üzerine S.K, "3-4 kişi bir yere, diğer 3-4 kişi başka yere gitti, anladınız mı, matematik bu kadar basit" diye cevap verdi. Bunun üzerine sanık avukatı, "Tanık şımardı, kontrol altına alın' dedi. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ile salondaki bazı kişiler, bu sırada sanık avukatına tepki gösterdi. Avukatın talebi üzerine salondaki izleyicilerden H.K hakkında tutanak tutuldu.

Duruşmada sanıklar tek tek ayağa kalkarak, sağ ve sola döndüler. Tanıkların bu şekilde sanıkları teşhis etmeleri sağlanmaya çalışıldı. Tanık K, fırıncı İsmail Koyuncu'yu teşhis etti. Fırıncıya yardım eden sanık Ebubekir Harlar'ı da olaya karışanlardan birine benzettiğini belirtti.

S.K'nın kardeşi O.K de evlerinin fırının tam karşısında olduğunu söyledi.

O.K, Serkan Kavak adındaki şahsın elinde sopayla sokağa girdiğini, kimseyi sokağa sokmamak için 'Gidin, buradan' diye bağırdığını anlattı. O.K de fırıncı ile ona yardım eden Harlar'ı teşhis etti.

TANIK İFADELERİ

Duruşmada dinlenen tanık B.G, olayları evinin camından izlediğini, ertesi gün konuşulanları duyduğunu söyledi.

B.G, "Ertesi gün 'Serkan ağabey şöyle yaptı" diye konuşuyorlardı. Serkan isimli şahıs polislere "Siz beni dövdünüz ama biz sizden yanayım" dedi. Çocuğunu hastaneye götürmüş, gazdan fenalaşmış. Bunları anlatıyordu" diye konuştu.

Sanıkları teşhis edilmesi istenilen Tanık G, salondaki sanıklardan sadece fırıncı İsmail Koyuncu'yu tanıdığını belirtti. Dinlenen tanıkların çoğunun olaylara karıştığını ve elinde sopa olduğunu iddia ettikleri Serkan Kavak da tanık olarak dinlendi.

Arkadaşlarıyla bir müzikholden çıkıp evine gitmeye çalıştığını anlatan Kavak, "Yunus Emre Caddesi'nde bir grup vardı. Burada bir eylem olduğunu gördüm, polise taşla sopalı saldırı olduğunu, onların da gazla suyla karşılık verdiğini gördüm. Yerde bir bayan yatıyordu, ona yardım etmek için ambulans geliyordu. Bu arada eylemciler ambulansa saldırdı. Ben de tepki gösterdim. Bana 'Sen AK partili misin, sanane' dediler. Ben de 'akı karayı karıştırmayın' dedim. Bana müdahalede bulundular. Korunmak için çevik kuvvete doğru koştum, onlar da 'hayırdır' dedi ben de eylemcilerden kaçtığımı anlattım. Polisler 'burada durma git' dediler. Hastane mevkisine giderken karşıdan 10-15 kişilik grubun sokağa geldiğini gördüm. İçimden bir his 'Bunların içinden girme' dedi. Bu sırada bana gruptan biri 'Sen buraya gel' diyerek sırtıma sopayla vurdu" şeklinde konuştu.

Eline sopa aldığını ancak kimseye vurmadığını aktaran Kavak, daha sonra aracına binerek uzaklaştığına değindi. Kavak'ın daha önce verdiği ifade yeniden okundu. Müşteki avukatları Kavak'a olayın ardından sağlık raporu alıp almadığını sordular. Kavak, bir rapor almadığını dile getirdi.

Müşteki avukatı Ayhan Erdoğan'ın 'Polis muhbiri misiniz, siyasi bir organizasyonda mı görevlisiniz" diye sorması üzerine Kavak, "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetiştirdiği bir evladım" şeklinde cevap verdi.

Avukat Erdoğan ise Kavak'a "Öbür ağır ceza mahkemesinde karşılaşırız" dedi.

"O KİŞİ BEN DEĞİLİM"

Müşteki avukatlarının talebi üzerine dinlenen tanık T.C.E, aktivist olduğunu ve yürüyüşe katıldığını bildirdi.

Yunus Emre Caddesi'nde o gün TOMA'larla su sıkılıp gaz atıldığını anlatan Ertay, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 00.30 sıralarında caddenin ön tarafına gittim çevik kuvvet üzerimize gelmeye başladı. Otopark diye bilinen bir yere girdim. Çevik kuvvet tarafından darp edildim. Orada saklandım gece 02.00'ye doğru ellerinde cop olan sivil polisler bana küfür ettiler. Beni yerde sürüklediler, işkenceye maruz kaldım. Burnum kırıldı, vücudumda morluklar oluştu. İki hafta boyunca ayağa kalkamadım, raporlarım var. Sanıklar beni dövdüklerini, görüntülerdekinin ben olduğumu iddia ediyorlar ancak kamera kayıtlarındaki ben değilim. O saatlerde dövülmedim. Ayrıca kayıttaki kişiden daha iriyim."

Tanık E, kendisini döven polislerin salonda olduğunu belirterek, bu polisleri teşhis etti.

"HİÇBİR ŞEY GÖRMEDİM"

İlk kez ifade veren tanık polis S.B ise TEM'de görev yaptığını, olay günü Yunus Emre Caddesi'nde görevli olduğunu dile getirdi.

Çevik kuvvetin ileri çıktığı esnada caddenin sağından solundan saldırılar olduğunu ve bu sırada vatandaşları koruduklarını anlatan S.B, "Sokağa girmelerini engellemek için kalabalığa 'dağılın' dedim. Bir kısmı sokağa girdi, sağımdan solumdan birer kişi geçti. Birine müdahale ettim, bu sonradan adını öğrendiğim Doğukan Bilir'di. Ali İsmail Korkmaz'ı hiç görmedim, yüzümde gaz maskesi vardı, kimsenin yüzünü net göremedim" ifadelerini kullandı.

Müşteki avukatların 'Size verilen talimatları aynen uyguladınız mı' sorusu üzerine B, "Söylenenleri harfien uyguladım desem yalan olur, amirimiz yanımızda yoktu. Polis olduğum için sokağa girmelerini engellemek istedim. Bize yakın olan bir büyüğümüz, amirimiz emir verdiği zaman uygularız. İlla kendi amirimiz olması gerekmiyor. Birçok amir vardı, şu desem yalan söylemiş olurum. Doğukan Bilir'in arkasından ben de sokaktan çıktığım için bir şey görmedim" dedi.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI


Korkmaz'ın, Eskişehir'deki Gezi Parkı odaklı eylemde darbedilerek, hayatını kaybettiği iddiasıyla açılan davanın ikinci duruşmasının yapılacağı Kayseri Adliyesinin çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Güvenlik gerekçesiyle Kayseri'ye alınan ve ilk duruşması eski Adliye binasında yapılan davanın ikinci duruşması yeni Adliye binasında gerçekleştirildi. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının 2. duruşması Yeni Adliye binası zemin kat konferans salonunda yapıldı.

Duruşma dolayısıyla Adliye binasına çıkan Kocasinan Bulvarı Sümer Üst Geçit'ten itibaren, Erkilet Bulvarı Kaldırım Caddesi ve Barış Manço Caddesi'nin kesiştiği ışıklı kavşak arası saat 07.00'den itibaren araç ve yaya trafiğine kapatıldı.

+75
Kayseri'de Ali İsmail Korkmaz davasında Ankara ve Mersin'den gelen çevik kuvvet polisleri yedekte bekletildi.



İKİ KADEMELİ GÜVENLİK BÖLGESİ OLUŞTURULDU

Adliye çevresi de bariyerlerle kapatılarak iki kademeli güvenlik bölgesi oluşturuldu. Davayı takip etmek için gelen gruplar, Kaldırım Caddesi'ndeki spor tesisleri önünde oluşturulan güvenlik noktasında aranarak birinci güvenlik alanına alındı.

Duruşma salonuna girecek kişiler ise bu noktadan sonra ikinci bir arama noktasından geçerek Adliye binasına ulaşabiliyor.

Önlemler çerçevesinde Ankara, Mersin, Aksaray gibi çeşitli illerden gelen takviye çevik kuvvet polisleri ve TOMA da Adliye çevresinde görevlendirildi.

"BUNU SORMAYA GELDİM"

Öte yandan, Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz ve yakınları da Adliye binasına geldi.

Elinde oğlunun fotoğrafını taşıyan Emel Korkmaz ile yakınlarının üzgün olduğu gözlendi. Anne Korkmaz'a yanında bulunanlar ağlamaması yönünde telkinlerde bulundu.

Anne Korkmaz Adliyeye girmeden önce gazetecilere, "Acaba (sanıkların) çocukları babalarına 'neredesin' diye sorduklarında ne cevap veriyorlar ? Biz '19 yaşında bir çocuğa kıydık, o yüzden hapiste miyiz' diyorlar. Bunu çok merak ediyorum, sormaya geldim" diye konuştu.

ADLİYE ÖNÜNDE ARBEDE

Ali İsmail Korkmaz'ın ailesine destek olmak için gelen yaklaşık 2 bin kişilik grup, polis aleyhine sloganlar attı. Grup, kontrol noktasında arama yapılmasına itiraz etti. Bu sırada polis ile grup arasında arbedeyaşandı. Kısa süre sonra sorun çözüldü ve grup Adliye binası önüne geldi.  

BERKİN VE AHMET'İN YAKINLARI İLE 7 AYLIK YEĞEN İÇİN MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Duruşmada sanık Ramazan Koyuncu'nun avukatı davadan çekildi. Koyuncu bunun üzerine duruşmaya katılmadı. Duruşmaya katılan Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan, "Berkin de polisler tarafından katledildi. O nedenle duruşmaya katılmak istiyorum" dedi. Gezi olayları esnasında Hatay'da ölen Ahmet Atakan'ın ağabeyi Zafer Atakan da katılma talebinde bulundu. Ali İsmail'in ağabeyi Gürkan Kormaz, "Oğlum amcasının bayrağını taşıyacaktır. O'nun adına müdahillik talep ediyorum" diyerek 7 aylık oğlu Ali Yusuf için müdahillik talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, direkt zarar görmedikleri gerekçesiyle tüm katılma taleplerini reddetti. 

Mahkeme heyeti, TÜBİTAK'tan istenen görüntülerdeki kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığının belirlenmesiyle ilgili belgenin mahkemeye ulaşmadığını açıkladı. TİB'den istenen ve sanıkların olay saatinde cep telefonlarının hangi baz istasyonundan sinyal verdiğine ilişkin raporun ise ellerine ulaşarak dava dosyasına girdiği ifade edildi. 


TANIK: "ÇELME TAKIP DÜŞÜRDÜLER, HERKES DARP ETTİ"

Tanık Semih Berkay Yapıcı, Ali İsmail'in fırıncılar tarafından çelme takılarak düşürüldüğünü ve sonrasında orada bulunan herkes tarafından darp edildiğini söyledi. Sokağın girişinden elinde copla bir polisin geldiğini gördüğünü belirten Yapıcı, "Ali İsmail'in, Mevlüt Saldoğan, fırıncı ve polis tarafından dövüldüğünü gördüm. Çok sayıda tekme darbesi aldı. Kafasını kaldırım taşına vurdu. Orada bilincini kaybetti. Yüzüne iyice baktım. Sakallıydı. Yüzünü kafama kazıdım. Bir müddet sonra Ali'nin kendisine geldiğini gördüm. Ali İsmail kendine gelmeye çalışırken Mevlüt Saldoğan tarafından ikinci defa darp edildi. Kafasına çok sert darbeler aldı. Seslerini duyuyordum. Arkasında bir hamleyle Ali oradan kaçtı. Arkasından Hüseyin ismindeki polis ve gaz maskeli başka bir polis tarafından yine darp edildi. Ardından Ali İsmail sağ solundan gözden kayboldu. Daha sonra polislerin sanıyorum Serkan Kavak'a 'başımıza iş açacaksın, sakin ol' dediğini duydum" dedi. Yapıcı, olayı anlatırken duygulanınca sandalyeye oturtulup su verildi. Ali İsmail'in yakınları ve mahkeme salonundaki bazı kişiler de ağladı. Yapıcı, sanık fotoğraflarından olaya karışanları teşhis etti. 

MAHKEMEDE GERGİNLİK

İfadesi esnasında olay anını yaşayıp gözyaşı döken tanık Semih Berkay Yapıcı, ifadesinin ardından sanıkları önce dosyadaki fotoğraflarından, ardından yüzlerinden teşhis etti. Yapıcı, sanıklardan polis memurları Mevlüt Saldoğan, Hüseyin Engin, Şaban Gökpınar ile fırıncılar İsmail ve Ramazan Koyuncu'nun Ali İsmail'i darp ettiğini, Ebubekir Harlar'ın Ali'yi yere düşürdüğünü söyledi. 

Yapıcı'nın Ekşi Sözlük'ten paylaştığı olay gününü anlattığı sözleri okunurken ortalık birden karıştı. Polislerin, olay anında Ali İsmail Korkmaz için "Sen hala burada mısın o.... ç..." şeklinde küfür ettiği yönündeki cümlenin okunduğu sırada Korkmaz'ın avukat ağabeyi Gürkan Korkmaz, ayağa kalkıp sanıklara dönerek "Kim o... ç....?" diye bağırdı. Korkmaz daha sonra kısa süreliğine salondan çıkartıldı. 

Duruşmada Mevlüt Saldoğan, kaçan şahsın arkasından gitmediğini belirterek, "Herhangi bir kimseye de talimat vermedim" diye konuştu. Müdahil avukatların talebi üzerine, ekmek fırınının güvenlik kamerasından alınan ve cihaza format atılmadan önce yedeklenen görüntüler izlettirildi. Tanık Yapıcı, teşhislerini görüntüler üzerinden tekrarladı. Daha sonra duruşmaya 45 dakika ara verildi.

Duruşma sırasında sürekli sanıklara bakan Ali İsmail'in annesi Emel Korkmaz, ara verildiğinde gözyaşları içerisinde dışarı çıktı.

GEZİ OLAYLARINA KATILAN BİRİNİN TANIKLIĞI

Aradan sonra bir süre daha Semir Berkay Yapıcı'nın dinlenmesine devam edildi. Tutuksuz sanıklardan polis memuru Şaban Gökpınar'ın "Gezi olaylarına katılan birinin tanıklığına ne kadar itibar edilebilir" sözü üzerine salondakiler tepki gösterdi. 

DOKTOR ALİ İSMAİL'E "İKİ GÜNE BİR ŞEYİN KALMAZ' DEMİŞ

Ali İsmail Korkmaz'ın davasında arkadaşları tanık olarak dinlendi. Duruşmada tanıklardan Turhan Güler, "3 kişiydik. Fırat, Ben ve Ali İsmail. Fırat bizden ayrıldı daha sonra. Yunus Emre Caddesi üzerinde İsmail ile beraberdik. Işıklarda bir ara ayrıldık. O an olanlar oldu. Yarım saat sonra tekrar tramvay durağında Ali İsmail'i gördüm. Üzerinde kırmızı montu vardı. Yüzü falan darp edilmiş şekildeydi. Kanlar vardı. Polislerin kendisini dövdüğünü ve kafasına darbe aldığını söyledi. Bilinci yerinde değildi. Sürekli aynı şeyleri tekrarlıyordu. Hastaneye götürmeye çalıştım. Sürekli 'neredeyiz, nereye gidiyoruz?' diye soruyordu.

Daha sonra Fırat, Ahmet ve Okan'ı da arayarak buluştuk. Birlikte hastaneye gittik daha sonra başka bir hastaneye sevk ettiler. Ali İsmail ambulansla gitti. Hastanede Ali İsmail'i beklemeye başladık. Hastanede sıra aldık, ortopedi servisinde adli vaka olduğu için ifade verilmesi gerektiğini ve ondan sonra muayeneye gelmesini söylediler. Daha sonra ben Ali İsmail'i evine bıraktım ben de eve döndüm" diyerek ifade verdi.

Tanık Fırat Köse, "Ben Ali İsmail'in ev arkadaşıyım. Yeni bir ev bakmıştık ve kira kontratı imzalayacaktık. Kontratı imzaladıktan sonra beraber evden çıktık. Çarşıya geldik. Oradaki gruplarla birlikte Yunus Emre Caddesi'ne ilerledik. Dersim olduğu için ben erken ayrıldım. Eve gittikten sonra Ali İsmail'i aradım. Benimle daha Önce konuşmadığı şekilde konuştu.

Tersler şekilde konuşuyordu. Bir gariplik vardı. 5-10 dakika sonra Turhan aradı ve darp edildiğini söyledi. Evden çıktık ve Yenibağlar'da buluştuk. Gittiğimizde kaldırımda oturuyorlardı. İlk başta konuşmadı ama Turhan polisler ve sivillerin dövdüğünü söyledi. Üzerine gitmedik ve hastaneye gittik. Burada filmi çekildi, tomografi cihazı olmadığı için bizi başka bir hastaneye sevk ettiler. Yunus Emre Hastanesi'nde doktor bize Ali İsmail'in bir şey olmadığını ve iki güne geçeceğini söyledi. Ali İsmail bize sınavlarına girip giremeyeceğini sordu. Doktor sınavlara kadar iyileşeceğini söyledi. Dişinde ve kolunda sıkıntılar vardı. Doktor, dinlenebilir deyince biz de Ali İsmail'i eve götürdük. Ali İsmailsızlanarak kalkmış bizden önce. Hastaneye götürme kararı aldık. İlk başta ifade vermesi gerektiği için karakola gittik, 3 karakola gittik. Daha sonra kendini kaybediyor. Hastaneye gidiyorlar ve Ali İsmail'in beyin kanaması geçirdiğini öğrendik. Oradan da Tıp Fakültesine yönlendirdiler" diyerek olayı göz yaşları içinde anlattı.

'KATİLLER İNŞALLAH CEZALARINI BULUR'

Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz, duruşmaya verilen arada adliye önünde bekleyen gruba DİSK Genel-İş Sendikası otobüsü üzerinden seslendi. 'Ağlama anne, evlatların burada' sloganı atan grup karşısında duygulandığını söyleyen ve "Merhaba evlatlarım hoş geldiniz" diyen Korkmaz, "Sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğim. Hep dimdik ayakta duracağım" dedi. Baba Şahap Korkmaz da, "Biz hiçbir şeye hiçbir yere zarar vermeye gelmedik. Katiller inşallah cezalarını bulurlar. Ancak onları savunan yüzsüz insanlar var, onları kınıyorum" diye konuştu. 

ALİ İSMAİL VE BERKİN'İN BÜSTLERİ

Daha sonra Kayseri Hacı Bektaş-ı Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Feyzullah Keskin, heykeltraş ve resim sanatçısı Uygur Orhan'ın yaptığı Ali İsmail Korkmaz'ın büstünü anne Emel Korkmaz'a, Berkin Elvan'ın büstünü de baba Sami Elvan'a ellerini öperek hediye etti.


BABA ELVAN: ONLAR GEZİ ŞEHİDİ, BİZİMLE YAŞAYACAK

Ali İsmail Korkmaz duruşması davasına müdahil olmak için Kayseri’ye gelen Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, ara verilen duruşmada kalabalığa seslendi. Eylemlerde hayatını kaybedenleri ’Gezi Şehidi’ olarak tanımlayan baba Elvan, "Benim çocuğum da onlardan bir tanesi. Onların ismi unutulmamalıdır. Tek dileğimiz bu. Onlar bizimle yaşıyorlar, yaşayacaklar. Sizler onları yaşatacaksınız" dedi.

MOBESE GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Ali İsmail Korkmaz'ın darp edildikten sonra arkadaşıyla beraber hastaneye gidiş anını gösteren mobese görüntüleri ortaya çıktı.  Korkmaz ile aynı sokakta dövüldüğü iddia edilen Doğukan Bilir adlı gencin birlikte hastaneye gittiği görülüyor. Dava dosyasına giren görüntülerde hastaneye giderken kolunu tutan Korkmaz'ın üzerinde yeşil tişört ve kırmızı mont giydiği görülüyor. Görüntüler Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ali İsmail Korkmaz davasında mahkemeye delil olarak sunuldu.

 

AJANSLAR

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!