Kartvizitinde T.C. Dışişleri Bakanı yazan Ali Babacan Brüksel'den sonra Amerika'da da Türkiye'yi şikayet etti.
Amerika'nın ulusal ölçekte yayın yapan NPR Radyosu'na konuşan Babacan bakın ne demiş:
"Anayasamızda laikliğin açık tanımının olmamasına karşın, Anayasa Mahkemesi'nden AKP'nin eylemlerinin laikliğe uygunluğu konusunda yargıda bulunması isteniyor."
Ali Babacan'ın cümlesi tam olarak bu.
Anayasa'ya bugüne kadar sözlük muamelesi yapmaya kalkan kimse olmamıştı.Şimdi bunu da gördük.
Aslında boşu boşuna Anayasa'daki tanımlamayı konuşmak yerine laiklikten ne anladığını Bakan Babacan'dan yazmasını istesek..
Bu köşe Babacan'ın emrine amade.
Babacan laiklikten ne anladığını yazsın, söz, bir hafta da sayfada durmasını sağlayacağım.
Gelelim işin diğer kısmına...
Bir Dışişleri Bakanı veya bir Baş Müzakereci böyle bir laf edebilir mi?
Üzerine yemin ettiği Anayasa'nın eksik olduğunu iddia eden,ülkesini bir kez daha şikayet eden bir Dışişleri Bakanı?
İşin vahim tarafı Babacan'ın tanımlama takıntısı
Niye diyeceksiniz,sebebi basit...
Babacan 'Laikliğin net bir tanımı yok'tan yola çıkıyor ya,AB ile müzakereleri edilen azınlığın da durumu aynı...
Brüksel'de 2000 yılında AB dersleri görürken Kürt sorunu için habire "azınlık" lafını kullanan Flori'ye müdahale etmiştim:
"Türkiye'nin Lozan'da tanıdığı azınlıklar dinsel azınlıklardır,sizse etnik azınlıktan bahsediyorsunuz.Azınlık olmak bazı haklar tanır ama bazı haklar da kaybettirir.Mesela benim ülkemde
Kürt ya da Ermeni kimseye milletvekilliği kotası konmamıştır.İsteyen istediği yere kadar yükselir" şeklinde uzun bir nutuk çekmiştim.
Yıllar sonra Genişlemeden Sorumlu Üye Sözcüsü sonra da Türkiye Genel Müdürü olan Flori beni büyük bir sabırla dinledi ve şöyle dedi:
"Tüm dünyanın kabul ettiği bir azınlık tanımlaması yok ama farklı hissedenler üzerinde durmak gerekir"
Aynı Flori ile 2005'te Bebek'te balık yiyip,rakı içerken ona geçmişteki konuşmamızı hatırlatıp,"Azınlık tanımlaması tamam mı?" diye sordum.
O da "Hayır hala yok" dedi.
Bakan Babacan açık tanımı olmamasına karşın azınlık haklarını müzakere etmekte bir sakınca görmüyor.
Ama iş laiklik ve Anayasa Mahkemesi olduğu zaman nedense algısı başka türlü çalışıyor.

KÜLOTLU ÇORAPTAN BAŞBAKAN'A...

Bıyıklarımın yeni terlemeye başladığı dönemlerde,Fenerbahçe'de Cafe Tolga diye bir yer vardı.
Galatasaray'ın yüzme takımından bir arkadaşımın gazeteci olan dayısıyla orada tanışmıştım.
Bize saatlerce başından geçenleri anlatırdı.
Bazen Moskova'da takip edildiklerinden söz eder bazen de "Varşova Paktı"
ülkelerindeki kadınların  "külotlu çorap" karşılığında yabancı erkeklerle
yattıklarını anlatırdı.
Bu şehir efsanesini yıllar sonra Fethiye'de bir otobüs şoföründen dinlemiştim.
İngiliz turist kızlara dudak bükerek bakan şoför "Bunlar da kadın mı?" diyerek tır şoförlüğü yaptığı yıllarda Kapıkule'den çıktıktan sonra neler yaşadığını anlattı.
Onun anlattıklarında da sihirli kelime külotlu çoraptı...
Yıllar sonra tüm bunları aklıma getiren şey BBC'de gördüğüm bir haber oldu.
Haber Avrupa'nın dört yanına dağılan Polonyalılar'ın eve dönüş hikayesiyle ilgiliydi.
2004'te ülke nüfusunun yüzde 3'ünü aşan iki milyon kişiyi iş gücü olarak ihraç eden Polonya'da son aylarda ciddi bir sıkıntı yaşanıyor.
Ukrayna ile birlikte Euro 2012'ye ev sahipliği yapacak olan Polonya'da ciddi bir iş gücü açığı var.
Bu açık o kadar büyük ki, kimi siyasiler yol ve stadların yapılması için ordunun görevlendirilmesini önerdi.
Diğer bir grup, inşaatlarda cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin çalışmasını önerdi.
Tartışma Çin ve Hint'ten işçi getirilmesine kadar vardı.
BBC'deki haberin sonunda, sektörde ücretlerin yükselmesinden dolayı şimdilik ciddi bir sıkıntı yaşanmadığı ama gelecekte işçi ihtiyacı doğacağından söz ediliyordu.
Aklıma ilk gelen şey, Başbakan'ın bu aralar Polonya'ya gidip hem inşaat sektörü hem de işçi yollama konusunda görüşmeler yapmasını önermek oldu.
Sonra,kendimi çok kötü hissettim.
Ergenlik yıllarımda benim memleketimden para kazanmak için Almanya,Fransa ya da Belçika'ya gidilirdi.
Şimdi orta yaşlardayım.
Ve ülkemin Başbakan'ının bir zamanlar kadınlarının külotlu çorap karşılığı yabancı erkeklerle birlikte olduğu söylenen bir ülkede iş kovalamasını istiyorum.
Ülkemin nereden nereye geldiğini ve başkalarının nereden nereye gittiklerini anlamak için bundan kötü bir sürpriz olamazdı.
Nefesim daraldı...
Sanki biri başıma külotlu çorap geçirmiş ve beni boğuyormuş gibi hissettim...

ozaysendir@haberturk.com

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(26)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!