Bahçeli, Ankara'nın Polatlı ilçesinde Güldeste Konak Düğün Salonu'nda partililerle yapılan toplantının ardından gazeteciler tarafından, CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum'un TSK'ya yönelik sözlerini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, ''CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum'un, TSK ve Türk milletinden özür dilemesi gerektiği kanaatindeyim'' cevabını verdi.

Gazetecilerin, CHP ve AK Parti'nin bu konuyla ilgili tutumlarını nasıl değerlendirildiğinin sorulması üzerine de Bahçeli, ''İki partinin değerlendirmesine herhangi bir şey söylememiz doğru değil. MHP olarak kullanılan cümlelerin yakışıksız olduğunu ve Sayın Batum'un bundan sonraki konuşmalarını gözönüne alarak iyi bir başlangıç yapıp, TSK'dan ve yanlış ifade kullanmaktan dolayı Türk milletinden özür dilemesi lazım'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''Orduyu eleştirmek ancak Genel Başkana düşer'' sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Bahçeli, Türkiye'de siyasi partilerin iç işlerinin siyasi partileri ilgilendirdiğini, bu konuda bir şey söylemenin yanlış olduğunu ifade etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde Kıbrıs'la ilgili yaşanan gelişmelere ilişkin olarak, ''Bir mitingde bazı sapıkların biraz yanlış ve aşağılayıcı pankartlarına kapılarak Kıbrıs Türklerini mahkum edemezsiniz. Kıbrıs, Türkiye için bir yük değildir. Kıbrıs bir milli sorundur ve Türkiye'nin yükü değil, şerefidir'' dedi.

Bahçeli, öğle saatlerinde geldiği Ankara'nın Polatlı ilçesinde pazar yerini gezdi ve esnaf ziyaretinde bulundu.

Daha sonra bir düğün salonunda partililere seslenen Bahçeli, Polatlı'da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Seçimlere yaklaşık 120 gün kaldığını belirten Bahçeli, siyasi partilerin bu süreyi çok iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Bu yıl, 2002 ve 2007 seçimlerine göre daha ağır koşullarda seçime gidildiğini söyleyen Bahçeli, geçen 8 yılın ''AKP yönetiminde heba edildiğini'' ileri sürdü ve bu süreci kayıp yıllar olarak niteledi.

''Ülke 8 yıldır kötü yönetilmiştir'' diyen Bahçeli, iktidarın yıprandığını, tükendiğini öne sürdü. Hükümetin güvenilirliğini kaybettiğini ve ve Türkiye'de istikrarsızlığı, çatışmayı ve kamplaşmayı getirdiğini iddia eden Bahçeli, şöyle devam etti:

''Bu iktidarın bazı anlaşılmayan noktaları da vardır. Şu anki Sayın Başbakan zaman zaman televizyonlarda, zaman zaman TOKİ'nin organize etmiş olduğu açılış bahanesiyle yapılan mitinglerde bunları tekrar etmektedir. Ama bir gerçeği saklamaktadır. MHP olarak biz bu gerçeğin aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Bu gerçek aydınlığa kavuşursa 8 yıllık uygulamanın neden kötü bir yönetim olduğunu, milletimizin menfaatleri doğrultusunda birtakım uygulamaların yapılmadığı daha iyi anlaşılacaktır.

Bu karanlık dönem 116 gündür. Yani bir partinin genel başkanı var. Seçimlerde milletvekili yeterliliğini taşımıyor. Partisi tek başına iktidar oluyor ama başbakan olamıyor. Şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, başbakan olarak değerlendiriliyor ve Adalet ve Kalkınma Partisi de 58. hükümeti kuruyor. Aradan geçen 116 günlük o karanlık dönemde ne olursa oluyor. CHP'nin açık desteğiyle bir yasa değişikliğine gidiliyor. Siirt'ten bir milletvekili istifa ettiriliyor, onun yerine bir ara seçim yapılıyor ve bu seçimde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili adayı olarak gösteriliyor ve tabiatıyla seçiliyor. Ankara'ya döndükten sonra 59. hükümeti kurma görevi üstleniyor. İşte Sayın Başbakan'ın anlatamadığı, anlatmak istemediği, milletimizin kafasında soru olarak kalan bu karanlık odaktan nasıl çıkartıldığıdır veya nasıl çıktığıdır. Burası tam açıklığa kavuşursa Recep Tayyip Erdoğan'ı hepiniz çok daha iyi tanıyacaksınız.''

Bahçeli, ''AKP ile 3. dönemin Türkiye'yi nereye götüreceğinin düşünülmesi'' gerektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın ülkeyi ''sadaka ekonomisi'' ile yönettiğini ileri süren Bahçeli, dün yoksul olanın bugün de yoksul olduğunu, dün orta halli olanın da bugün yoksullaştığını ifade etti.

Erdoğan'ın ''çatışmacı, argoyla süslenmiş gerilim stratejisini yaratan bir üslubu olduğunu'' ileri süren Bahçeli, 2011 seçimlerini ''kader anı'' olarak niteleyerek, AK Parti'ye oy verenlerden vicdan muhasebesi yapmalarını istedi. Bahçeli, ''Bu kardeşlerimizin, 'AKP'yi biraz nadasa alalım, dinlendirelim' demeleri lazım'' diye konuştu.

Amaçlarının sadece MHP'yi iktidara getirmek olmadığını anlatan Bahçeli, 8 yılı iyi incelediklerini, ''AKP'nin verdiği zararı tazmin etmek'', ''ülkeyi daha ileriye götürmek için'' 12 yıla talip olduklarını belirtti. Bahçeli, partisinin seçimlere tek başına gireceğini ve hiçbir partiyle ittifak kurmayacaklarını anlattı.

MISIR'DAKİ OLAYLAR
Konuşmasında, Tunus ve Mısır'daki olayları da anımsatan Bahçeli, Türkiye'nin çevresinin ateşten çember haline geldiğini söyledi. Bahçeli, ''Yarın Ortadoğu'nun hangi ülkesinde ne olacağı bugünden kestirilemiyor. Türkiye'nin sorunlarının bu kadar yığıldığı bir dönemde, etrafının ateş çemberi haline geldiği, yoksulluklarla, yolsuzluklarla mücadele için halkın nasıl direnç gösterdiği bir ortamı iyi görmeliyiz'' dedi.

Bahçeli, şunları söyledi:

''Mısır'da 17 günde ne olduğuna bir bakın. Aynı o 17 gün içerisinde ne olduğuna Türkiye'de bir bakın. Sayın Başbakan, buraya dikkat et. Mısır'a akıl vermekle, Amerika'nın dediğini tekrarlamakla vakit harcama. Türkiye'ye bak. İstanbul'da 17 günde yakılan, yıkılan, molotofkokteyllerle tahrip edilen 80 araca bir bak. 'Halkın sesine kulak vermek lazım' diyerek Mısır'a akıl veriyorsun da Türkiye'deki kendi öz milletinin sesine niye kulak vermiyorsun? Orada memur kardeşim, yanmış arabasının başına toplanmış, 'bütün tasarruflarım gitti, lanet olsun' diyor. 'Evimde oturuyorum, evimin önündeki araba yakılıyor. Bu nasıl bir Türkiye' diye soruyor.''

Erdoğan'ın sürekli koruma kontrolü altında olduğunu, ancak vatandaşın korunmadığını öne süren Bahçeli, İstanbul sokaklarında suça meyilli insan sayısının arttığını iddia etti.

''KIBRIS, YÜK DEĞİL, ŞEREFTİR''
Konuşmasında Kıbrıs'daki son gelişmelere de değinen Bahçeli, şöyle konuştu:

''Yandaş televizyonlara sesleniyorum; Annan planının referanduma sunulma sürecinde Kuzey Kıbrıs'ta yapılmış olan mitinglerin konuşma metinleri, oradaki pankartları, orada atılan sloganları yan yana getirin. Bir de son günlerde onların işbirlikçisi olan ve referanduma 'evet' diyen insanların, 'Türkiye elini çeksin, Türkiye gitsin' sloganları atanların kimler olduğunu bir inceleyin. Referandumda Annan planına Mehmet Ali Talat ve AKP yönetimiyle 'evet' diyenler, o 'evet' haykırışlarını Kıbrıs Lefkoşa'da mitinglerde sergileyenlerle bugün Türkiye'ye hakaret edenlerin aynı olduğunu göreceksiniz.''

''(Bu kadar maaş veriyoruz bunlara) diyerek onları hakir göremezsin. Onları besledim diyerek, onları suçlayamazsın'' diyen Bahçeli, hükümetin 8 yılda Kıbrıs sorununu çözemediğini ileri sürdü. Bahçeli, ''Şimdi bir mitingde bazı sapıkların biraz yanlış ve aşağılayıcı pankartlarına kapılarak Kıbrıs Türklerini mahkum edemezsiniz. Kıbrıs, Türkiye için bir yük değildir. Kıbrıs bir milli sorundur ve Türkiye'nin yükü değil, şerefidir'' dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Annan planının tartışıldığı dönemde MHP'nin de Kıbrıs'a gittiğini anımsatarak, ''(Bahçeli, Kıbrıs senin neyine, dön evine) diyenler, o gün meydanlarda bağıranlar, şimdi Recep Tayyip Erdoğan'a bağırıyor'' diye konuştu.

 

AA

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(13)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!