HABERTURK.COM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Sayın Başbakan'ı aradım, durumu öğrenmek istedim ama ulaşamadım. Daha sonra darbeye karşı olduğumuz yönünde metni hazırladık gönderdik. Her gazete ve televizyon bunu kendisine göre verdi. 21. yüzyıldayız. Hangi gerekçeyle siz darbe yapıyorsunuz? Bir sorun varsa parlamenter sistem içinde bunu çözmeye hazırız. Parlamentonun iradesi ortaya çıkabilmeli. Demokrasi inancı, görüşü, yaşam tarzı ne olursa olsun ortak paydamız olmak zorunda. Demokasi herkes için geçerlidir. Bu kadar değerlidir. Demokrasiyi askıya alacağız. Niçin, hangi gerekçeyle? Buna açık ve net karşı çıktık. Parlamenter sisteme yönelik darbe girişimi olmuştur. Parlamenter sistemi yaşatmak için çabalarken, bunu çökertmek isteyenler hayal kırıklığına uğramıştır. 

Genel Kurul açılışına katılan, grup başkanvekilleri ve milletvekillerine teşekkür ediyorum. Demokrasiyi savunmak bizim temel görevimiz.

Bu ülkenin Anayasası'na değiştirilemeyecek madde konuldu. Demokrasiyi getirme ve geliştirme sözü verdik. Değerli bir kavramdır demokrasi. Çağdaş uygarlığı yakalayacaksak, bunun tek yolu demokrasiden geçiyor. Demokrasi varsa bunların tamamı var. Demokrasi yoksa bir kişinin sözü geçer, bir kişinin hukuk anlayışı geçer. Demokrasilerde o yüzde çok seslilik esastır. Israrla diyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti 1. sınıf demokrasiye layıktır. 

Demokrasi bir kurallar bütünüdür, ahlaki yapıdır. Kendi düşüncenizi dayatmayacaksınız. Bu ahlaktın temel kuralıdır. Demokrasi seçimde oy kullanmak değildir. Seçimden seçime oy kullanmak demokrasinin bir parçasıdır. Demokrasi hukukun üstünlüğüdür. Evrensel hukuk demektir. Herkesin hukuka yasalara uyması gerekir. Demokrasi düşünce özgürlüğüdür. Fikirleri açıkça ifade özgürlüğüdür. Demokrasi kadın-erkek eşitliğidir. Demokrasi eşit yurttaş demektir. Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün vatandaşlar eşit haklara sahiptir. Demokrasi Anayasa'ya ve ettiğimiz yemine bağlılık demektir. Bunlara bağlı değilsen demokrat sayılamazsın. Medya özgürlüğü demektir demokrasi. Medyanın özgürlüğünün kısıtlandığı yerde demokrasiden söz edilemez. Demokrasi tarafsız ve bağımsız yargı demektir. Demokrasi güçler ayrılığı demektir. Demokrasi din ve vicdan özgürlüğü demektir. Kimsenin inancına müdahale etmeyeceksin demektir. Demokrasi hukuku ve demokrasiyi katledenlere karşı direnme hakkını kullanmaktır. 

Daha önce direnme hakkından söz ettiğimde bazı çevreler itiraz etti. Hukuku, demokrasiyi katledersen, vatandaş direnme hakkını kullanmak için sokaklara çıkar. Bir darbe engellendiyse özgürlükçü demokrasidir. Milletvekillerinin parlamentoyu terketmemeleridir. 

Farklı görüşlerimiz olabilir. Benim görüşlerimi benimsemeyebilirsiniz. Ekonomi ile siyaset ile görüşlerimi beğenmeyebilirsiniz. Ama bu ülke bizim. Biz yaşanacak bir Türkiye bırakmak zorundayız. Bunun tek yolu tam demokrasinin olduğu Türkiye. En büyük arzumuz bu. Biz çocuklarımıza yaşanacak bir Türkiye bırakmak zorundayız, bu bizim namus borcumuz. 

15 Temmuz darbesinin de tarihi yazılacaktır. O tarihi yazanlar bir şeyin altını çizecekler. Medya halkın direnme hakkını kullanması için en büyük unsur olarak ortaya çıktı. Her türlü baskıyı, hakareti yapanlar medyaya el uzattı. Bu özgür medya demokrasinin sesi oldu. Biz medyaya da şükran borçluyuz. Yasama, yargı, yürütme dışında dördüncü güçtür. Sayın Davutoğlu'na teklif etmiştim, 'dördüncü güç olarak medyayı yazalım' demiştim. Medya elbette bizi eleştirecek. Tehlikeli olan övmektir. O zaman doğru olanı bulamaz. Bizim yanlışları, eksiğimizi görmemizdir. Bunu bağımsız ve özgür medya yapabilir. Bir gazeteye milletvekili eşliğinde saldırıyı yapmışlardı. Bugün özeleştiri yapıyorlar mı? 

Türkiye'de yönetim sorunu var. Toplumsal barış, ekonomi, dış politika, eğitim sistemi, hukuk sistemi sorunlu. Bunların çözülmesi lazım. Bunların yolu demokrasiden geçiyor. Özgürce tartışmaktan geçiyor. Uygar dünyayı izlemekten geçiyor. Benim dediğim en doğru dediğimiz an en tehlikeli yönetimi ortaya koymuş olursunuz. Bir adamın tek başıma yöneteceğim demesi en tehlikelisidir.

Türkiye neden bu sorunları yaşadı? Bunların temel nedeni var. Devlet dediğimiz kavramı hepimizin anlaması lazım. Devlet ve siyaset farklıdır. Devlet ahlak ve liyakat üzerine inşa edilir. Bakan olmanız için tek bir şart var, ilkokul diploması. Şef olabilmeniz için üniversite mezunu olmanız lazım. Devlet ile siyasetin farkı budur. Türkiye'nin geldiği nokta budur, liyakat sisteminin çökmesi. 

Devlet yönetiminde kin, öfke, önyargı olmaz. Devlet liyakat ve hukuk üzerine inşa edildiği için bilgili, birikimli olmak lazım. Sağduyunuzla devleti yöneteceksiniz. Şirket yönetimine benzemez, kar esasına göre devlet yönetilmez. Vatandaşları arasında ayrım yapmaz. Belli bir inanç grubunu, cemaate mensup diye devlete alırsanız liyakat sistemini çökertirsiniz. Liyakat sisteminin başlangıcı KPSS'dir. Bunu kim getirdi rahmetli Ecevit. Önüne gelen 'bu bizim partili diye getirmesin' diye. Bu bizim inancımızın da bir gereği. İşi ehline vereceksin. O işi en iyi bilen insana vereceksin.

Liyakat sistemi bilgidir aynı zamanda olgunluk göstergesidir. Bugün memur oldun, ertesi gün müsteşar olmak yoktur. Devlete memur olmak için sınava girmek gerekir. Anayasa Mahkemesi'nde raportör. Anayasa üyesi olması mümkün değil. Ama o kurallara uydurmak için müsteşar yardımcısı yapıyorsunuz. 3-5 gün kalıyor, Anayasa Mahkemesi yedek üyeliğine atıyorsunuz, sonra asıl üye yapıyorsunuz. 43 yaşında bu kişi Anayasa Mahkemesi asil üyesi oluyor. 6 yıl önce bunu eleştirdim. Yargıyla bu kadar uğraşılmaz, liyakat esasıyla bu kadar uğraşılmaz dedik.

Bir darbe girişimi oldu, hepimiz karşı çıktık. Çok güzel bir olay. Ortak metin imzalandı. Buna demokrasi manifestosu diyoruz ve buna sahip çıkacağız. Parlamenter demokratik sisteme sahip çıkacağız. Darbe yapanlar suç işlediler. Yargılanacaklar ama hukuk içinde kalınarak bu yargılamalar yapılmalı. Erler var. Komutan talimat verir, gereğini yapmak zorundasınız. Siz eri ve erbaşı linç edemezsiniz, öldüremezsiniz. Ne günahı var. Bırakıyorsun rütbelileri, gariban askeri linç ediyorsun. Darbecilerden ne farkı var? Böyle bir şey olmaz. Yazıktır, günahtır. Bu aileleri bulun, sahip çıkacağız. Başbakan talimat verdi, linç girişimine katılanlar da adaletin önüne çıkacak. 

Orduya biz peygamber ocağı diyoruz. Bir grup cuntacı için bütün orduyu hedef tahtasına koymak doğru değil. Türkiye'nin bölgede gücü olacaksa, güçlü bir ordu ile olur. Ordumuza, polisimize sahip çıkacağız. Demokrasi mücadelesi verdi onlar. Hepimizin sağduyu ile hareket etmesi lazım. Özellikle ülkeyi yönetenlerin. Birisi 'Vatandaşa silah vereceğiz' diyor. Biz kendi ülkemizin güvenliğini sağlayamıyor muyuz? Sağduyulu kararlar almalıyız. Herhangi bir vatandaş suç işlemiş, alırlar, sorgularla, ifadesini alırlar, mahkemeye çıkarırlar, avukat tutulur. Herkesin savunma hakkı vardır. Hukuk içinde kalarak sorunlar çözülürse Türkiye'nin itibarı korunur. Hukuk dışına çıkılırsa, sizin de darbecilerden ne farkınız kalır? Cezayı kişiler tayin edemez, cezayı mahkelemeler tayin eder. Verecek ki hepimiz onun üzerinden sağlıklı süreci yaşayalım.

Yaralar henüz çok sıcak. Sokağa çıkan vatandaşlarımın sağduyulu hareket etmelerini istirham ediyorum. Bütün siyasi partiler darbeye karşı ortak tavır sergiledi. Bu ideal hepimizin ortak ideali olduğuna göre provakatif olaylardan kaçınmak gerekiyor. Birileri provakasyon yapabilir. Asıl üzerinde durmamız gereken nokta özeleştiri. Bütün partilerin özeleştiri yapmaları gerekiyor. Ne oldu da Türkiye bu noktaya geldi? Yanlışlar neydi?"

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(14)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!