Murat BARDAKÇI/ GAZETE HABERTÜRK

Terör, hükümetin kurulması yahut erken seçim tartışmaları ile meşgul olduğumuz için, dışarıda bir aydan buyana yaşanan büyük endişeden, bir meteorun Amerika’ya çarpacağı korkusundan ve NASA’nın yalanlamalarından pek haberdar olamadık. Avrupa ve Amerikan basınında günlerden buyana yeralan meteor korkusu, bana bundan 105 sene önce yaşadığımız Halley kuyrukluyıldızının macerasını hatırlattı...

Norman İstilâsı’nı tasvir eden Bayeux Gobleni’nin üst kısmında, 1066’da geçen Halley görülüyor.

Haftalardan buyana terör belâsı, hükümet kurma meselesi ve erken seçim işi ile meşgulken Batı dünyasında, özellikle de Amerika’da yaşanan bir panikten pek haberimiz olmadı...

Bir göktaşının dünyaya çarpıp Amerika kıt’asının orta ve güney kısımlarını dümdüz edeceği endişesinden sözediyorum.

Korkulu beklenti, bundan bir ay önce, sosyal medyada başladı. Dünyaya gittikçe yaklaşmakta olan bir göktaşının ABD’nin güneyi ile Meksika arasındaki bir yere, yahut Porto Riko’ya düşeceğinin kesinlik kazandığı yolundaki mesajlar üzerine bölgede hafiften bir panik başladı ve panik günler geçtikte daha da büyüdü. Göktaşının önümüzdeki Eylül’ün ortalarında dünyaya çarpacağı yolundaki mesajların ve ardından da endişelerin artması üzerine NASA önceki gün bir açıklama yaparak iddiaları yalanladı ve önümüzdeki yüz sene içerisinde böyle bir tehlikenin vârolmadığını açıkladı.

2061’DE YENİDEN GELİYOR

Amerika benzer bir korkuya ama çok daha büyüğüne geçtiğimiz yüzyılda da kapılmış, yaşanan bir “kuyrukluyıldız” paniği Amerika’dan o senelerin İstanbul’una kadar uzanmış, hattâ romanlara da konu olmuştu...

Dünyaya çarpması beklenen kuyrukluyıldızın ismi “Halley” idi, 1680, 1682 ve 1683 yıllarında görülen kuyrukluyıldızları tasvir eden Alman gravürü. Saatin kadranında mahşerin atlıları var.

ilk defa Milattan Önce 240’ta görünmüştü ve dünyaya yaklaşma periyodlarını ilk hesaplayan kişi olan 18. yüzyılın İngiliz astronomu Edmond Halley’in ismini taşıyordu. Kuyrukluyıldızın rotasını 1705’te belirleyen Edmond Halley yıldızın dünyaya 1758’de yeniden yaklaşacağını da söylemiş, tahmini doğu çıkmıştı ama bu tarihten 16 sene önce hayata veda etmiş, adını verdiği Halley’in yeniden gelişini görememişti..

Halley, tarihteki seyir periyoduna sadık kaldığı takdirde 2061’de yeniden güneş sistemimizden geçecek.

Bir zamanlar büyük korkulara sebep olan bu kuyrukluyıldıza, tarih boyunca neler atfedilmedi ki!

PAPA’NIN DUASI

Dinozorların neslinin, onun yüzünden tükendiği söylendi... Kimilerine göre Hazreti İsa’nın doğumunu müjdeleyen Beytüllahim yıldızı da Halley idi... Sezar’ın katlinde bile Halley’in parmağı vardı, veba salgınlarına da o sebep olmuştu. Fatih Sultan Mehmed’in ordusu Belgrad’ı kuşattığı sırada Halley gökyüzündeydi ve 1456’da kılıca benzettiği Halley’i “Şeytan’ın uşağı” ilân eden Papa Üçüncü Callixtus, Ave Maria duasına “Tanrım, bizi Şeytan’dan, Türkler’den ve kuyrukluyıldızdan koru” ilâvesini yaptı.

Johannes Hevelius’un 1668’de yaptığı kılıç şeklindeki kuyrukluyıldız desenleri

Ama, asıl korku 1910’da yaşandı... Fransız astronom Camille Flammarion, dünyaya yaklaşacak olan Halley’in kuyruğundaki gaz kütlesinin insanları boğup hayatı yokedeceği kehanetini yumurtladı ve Flammarion’un iddiası New York Times Gazetesi’nde birinci sayfadan yayınlanınca da ortalık birbirine girdi.

Derken, Şikago’daki Yerkes Rasathanesi, Halley’in kozmik tozdan meydana gelen ve dünyaya yaklaşacak olan 40 milyon kilometre uzunluğundaki kuyruğunun hakikaten zehirli gaz ihtiva ettiğini açıklayınca ortalık daha da karıştı ve panik büyüdü. Batı dünyasında, evlerde hava geçirmez odalar inşa edildi, anahtar deliklerine kâğıtlar tıkandı, kadınlar evlerine kapandılar ve uyanıklar da “gazdan koruyucu” diye millete haplar, sözde panzehirler, onbinlerce şemsiye ve gaz maskesi sattı.

Felâket tellâllığı dışında da para kazanmanın usulleri bulundu. Kuyrukluyıldız şeklinde kravat iğnelerinden broşa kadar hatıra eşyaları pazarlandı, otellerde Halley partileri tertip edildi.

ALTI SAAT DUA ETTİLER

Halley histerisi, Amerika’da 14 Mayıs 1910’da zirveye tırmandı. Haberlere göre yıldız tam 19 Mayıs günü dünyanın yakınından geçecek, geçiş altı saat sürecek ve kuyruğu rahatça görülebilecekti. Amerika’daki kiliseler o altı saat boyunca ayinler düzenlediler, kötülükleri kovmak için cemaate dualar ettirdiler, dualar işe yaradı, dünyanın sonu gelmedi ve 19 Mayıs 1910 tarihli The Chicago Tribune Gazetesi “Hâlâ buradayız” manşeti ile çıktı!

Halley hakkındaki bu bilgilerin çoğunu Ayşe Özek’in bundan seneler önce çıkarttığımız Tarih dergisindeki yazısından aldım. Ama, Halley’in bizimle asıl alâkasını merak ediyorsanız, Hüseyin Rahmi’nin bu konudaki meşhur kitabından yaptığım alıntının yeraldığı bu sayfadaki kutuyu okuyun...

1910'da yayınlanan bir Amerikan gazetesinin manşetinde Halley korkusu.

KUYRUKLU GELİYOR HUUU!

HALLEY kuyrukluyıldızı 1910 sonbaharında dünyayı selâmladı, geçip gitti ama ardında bunalıma girmiş onbinlerce İstanbullu bıraktı..

Halkı sakinleştirme işi, Kandilli Rasathanesi’nin o zaman başında bulunan astronom Fatin Hoca’ya düşmüştü. Sonraları “Gökmen” soyadını alacak olan büyük âlimin defalarca yaptığı açıklamaları pek kimse dinlemedi, “Halley’in dünyaya çarpacağı falan yok, sadece bundan iki sene sonra dünyanın biraz yakınından geçecek” gibisinden ifadelerine kulak asılmadı ve Amerika’daki kadar büyük olmasa da İstanbul’da da bir Halley krizi yaşandı...

Derken iş döndü, dolaştı, mizahçılara malzeme oldu, Halley hakkında bir “Kuyrukluyıldız Destanı” ile “Halley-Pera” adında bir operet bile yazıldı. Halley, romancılara da ilham verdi, Hüseyin Rahmi 1912’de yayınladığı ve ilk dönem Türk romanının en meşhur örneklerinden olan “Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç” isimli eserinde Halley’in İstanbullular’a çektirdiği korkuyu eğlenceli bir üslûpla tarihe nakletti.

Hüseyin Rahmi Gürpınar.

İşte, Hüseyin Rahmi’nin “Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç”ının en samimi bölümlerinden biri, Bedriye Hanım’ın komşusu Emine Hanım’ı Halley’in geleceğinden haberdar etmesi bahsi:

“ Emine hanım, azıcık pencereye gel. Bak, neler olacakmış neler. Dünyaya yıldız çarpacakmış. Merakımdan bir yerlerde duramıyorum.

Aman, ben de korkacak birşey sandım. Ne kadar telâşçısın kardeş. Çarpacaksa çarpsın, ne var? Kapımı kapar, evceğizimde otururum. Bir yere çıkmam. Şimdi karılar “Nasıl çarpacakmış bakalım” diye sürü sürü seyre giderler. A gitmem, gitmem. İt-köpek arasında çiğnenmeye vaktim yok. 

mine kardeş, sen ne kadar aptalmışsın. Hiç o koca meret, o saçaklı Raziye bu dünyaya çarpar da senin evin kalır mı ki, kapını kapayıp da içinde oturacaksın? 

Hanım, benim evime birşeycik olmaz. O, helâl parayla yapıldı. Kazasker Efendi’nin Çarşamba’daki konağı yıkıldığı vakit onun kerestesiyle kuruldu. İçine kullandıkları yağhane direklerini sen görseydin, şaşardın. Bu dünya yıkılır, gene bizim evimiz yerinde durur. Büyük zelzelede ne kârgir yapılar göçtü de evimizin bir kıymığı yerinden oynamadı. Tevekkülün gemisi batmaz, sen merak etme. n

Emine, sen ne kayıtsız kadınsın? Vallahi korkudan bu gece gözüme uyku girmedi.

Korkma, hepsi yalan. “Kulli muneccimun hezzâr” (Bütün müneccimler yalancıdır). Hacıbabam daima öyle söylemez mi? Geçenlerde de öyle dediler. Gene bir kuyruklu görünmedi miydi? Çarpacak dediler, gökten ateş yağacak dediler. Bilmem daha ne haltlar ettiler. Hiçbirinin aslı çıktı mı? Hay, söyleyenin kemikleri çarpılsın inşaallah.”

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(2)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!