Kendinizi tanıdığınızı mı düşünüyorsunuz? Hangi film ve dizileri beğendiğinizi, hangi türden hoşlandığınızı… Komedilere veya gerilim filmlerine bayılıyorsunuz. Ya da mutlaka aksiyon filmi olsun diyenlerdensiniz ama çizgi roman kahramanları kesinlikle size göre değil diye mi düşünüyorsunuz? Tüm bu sorulara Netflix büyük veri ve yapay zeka işbirliği ile beklenmedik bir cevap veriyor.

Kullanıcı deneyimini daha iyi hale getirmek için sürekli çalışan Netflix, 190’dan fazla ülkede 104 milyon kullanıcısının izleme alışkanlıklarını analiz ederek, her birine kişiselleştirilmiş önerilerde bulunuyor. Bu şekilde kullanıcıların, seveceği yeni film ve dizileri keşfetmesi her zamankinden kolaylaşıyor.

Netflix’te içeriklerin yüzde 80’den fazlası, bu şekilde kullanıcılar tarafından öneri sayfasında görüldükten sonra izleniyor. Netflix öneri algoritması, yepyeni türlerin keşfedilmesi mümkün kılıyor ve sadece türe göre seçim yapma alışkanlığının da ortadan kalkmasını sağlıyor.

İZLEYİCİLER HİÇ BEKLEMEDİKLERİ TÜRDEN FİLM VE DİZİLERE BAYILABİLİYOR

Örneğin, bugüne kadar Netflix - Marvel işbirliğinden çıkan Marvel’s Daredevil, Marvel’s Luke Cage, Marvel’s Jessica ve Marvel’s Iron Fist dizilerini izleyen her sekiz kişiden biri, daha önce hiç çizgi roman dizisi izlemediğini söylüyor. Üstelik türlere yönelik kırılan önyargı sadece çizgi roman uyarlamalarında görülmüyor. 

Benzeri şekilde her beş Stranger Things hayranından biri, ilk defa bu diziyle korku türüne giriş yaptıklarını söylüyor. Yine her yedi Black Mirror izleyicisinden biri, bu diziyi izlemeden önce bilim kurguyu seveceklerini düşünmediğini belirtiyor.

“Netflix olarak türlerin aslında sadece başlıklardan ibaret olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de üyelerimizin kalıplarını kırıp hoşlarına gidecek yeni hikayeler keşfetmelerine yardımcı olacak gelişmiş algoritmalar kullanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki izleyiciler hiç beklemedikleri türden film ve dizilere de bayılabiliyorlar” diyen Netflix Ürün İnovasyonu Başkan Yardımcısı Todd Yellin ile bu konuya dair özel bir röportaj yaptık ve farklı sorulara cevaplar aradık.

Röportajımızda Breaking Bad, Better Call Saul, Black Mirror, Orange is the New Black, Narcos, Death Note, Jessica Jones, Daredevil, Iron Fist ve Luke Cage gibi yapımların evi olan Netflix'in Silikon Vadisi'nde 1000 kişinin üzerindeki ekibiyle neler üzerine çalıştığına ve ne gibi farklılıklar aradıklarına odaklandık. 

İyi biliyoruz ki Netflix sadece bir video kaset çalar gibi çalışan veya daha gelişmiş anlamıyla klasik bir VOD (Video on Demand - İsteğe bağlı video) hizmetinden ötede bir hizmet. Bu açıdan Netflix'te inovasyon adına ne gibi teknolojik çalışmalar yapılıyor? Bir süre önce açtığınız film indirebilme özelliğiyle ilgili geri dönüşlere dair bilgi verir misiniz?

Netflix'te üyelerin maksimum keyif alacakları bir kullanıcı deneyimi yaşamasını taahhüt ediyoruz. Kendimizi önde gelen bir eğlence ve teknoloji şirketinin harmanlanmış hali olarak tanımlıyoruz. Sadece bu yıl sonunda Netflix’e 1000 saatin üzerinde içerik yüklenmesi planlanıyor. Dolayısıyla bizim için doğru zamanda doğru kullanıcıya doğru içeriğin sunulması çok önemli. Bunu da gelişmiş öneri algoritmalarımız sayesinde yapabiliyoruz.

Üyelere kişiselleştirilmiş içerik önerileri sunarak kullanıcı deneyimlerini geliştiriyor, kendilerine en uygun içeriğe daha hızlı ve daha kolay bir şekilde erişebilmelerini sağlıyoruz. İndirme özelliği ise üyelerin kablosuz internet bağlantısı olmayan yerler dahil dünyanın herhangi bir yerinde istedikleri içeriği sorunsuzca izlemelerine olanak veriyor. Bu benzersiz özellik sayesinde sunduğumuz hizmeti daha da kullanışlı hale getirdiğimizi, aldığımız geri bildirimlerden de görüyoruz.

Dünya genelinde 100 milyondan fazla kullanıcınız var. Elinizdeki bu veriye bakarak farklı ülkeler ve topluluklar arasındaki kalıplar ve değişkenliklerden bahsedebilir misiniz? Türk kullanıcılarının izleme alışkanlıkları ile Akdeniz, Amerika ve Ortadoğu izleyicisinin alışkanlıkları arasında ne gibi benzerlik ve farklılıklar var? 

Harika bir soru. Elimizdeki veriler insanların aslında farkında olduklarından çok daha karmaşık zevklere ve tercihlere sahip olduğunu gösteriyor. Kişilere ait yaş, cinsiyet, yaşadıkları bölge gibi demografik göstergeler aslında her zaman gerçeği yansıtmıyor.

Örneğin İstanbul'da yaşan bir kişi, Amerika'nın Kuzey Kaliforniya eyaletinde yaşayan biriyle aynı tercihlerde bulunabiliyor. Hatta kendi şehrindeki bir başka izleyiciden çok daha fazla ortak noktası olabiliyor Kaliforniya’daki kullanıcı ile.

104 milyon üyemizin geniş bir yelpazeye yayılan zevkleri var, dolayısıyla kullanıcılarımızın her birini memnun edebilmek için hepsinin tamamen farklı taleplerini karşılayabilen deneyimler sunmamız gerekiyor. İşte bu yüzden kişiselleştirme sanatını her geçen gün yeniden tanımlamaya devam ediyoruz.

Küresel bazlı algoritma sistemimizi ilk olarak bir yıldan önce duyurduk. Basit bir şekilde anlatmak gerekirse, eskiden İtalya, Arjantin ya da herhangi bir ülkedeki kullanıcıya öneri göstermek istediğimizde, her bir ülkenin verilerini ayrı olarak toplar bu şekilde öneri sunardık kullanıcıya.

Ancak zaman içinde deneyimle gördük ki, elimizdeki veriyi global bir algoritma üzerinden değerlendirirsek, çok daha akıllıca ve doğru yönlendirmeler ortaya çıkıyor. Çünkü bahsettiğim gibi izleme tercihleri bakımından lokal bazlı demografik veriler düşündüğümüz kadar anlam ifade etmiyor. 

Global bir internet TV ağı kuran Netflix tüm dünyada 104 milyon üyesine “kişisel izleme” deneyimini nasıl sunuyor?

Mevcut algoritmamız hakkında en heyecan verici şey, daha fazla insan daha fazla içerik izledikçe öğrenen bir sistem olması. Bu sayede insanlar ne kadar fazla içerik izlerse, onlara çok daha fazla kişiselleştirilmiş içerik önerebiliyoruz. Bunu sağlamak için içerikle ilgili her şeyi biliyor olmamız gerekiyor.

Şunu belirtmeliyiz ki türler bir içeriği kategorilendirmek için yeterli değil. Bu yüzden dizi ve filmleri sadece türlerine göre değil, daha başka binlerce belirtece göre kategorilendiriyoruz. Dünyanın farklı ülkelerinden onlarca uzmanın gerçekleştirdiği bu “kategorilendirme” işi, Netflix’te kişiselleştirme sürecinin temelini oluşturuyor. Ancak bir yandan da kullanıcıyı tanımamız gerekiyor.

Bunun için de  gelişmiş algoritmalar kullanarak dünya genelindeki milyonlarca kullanıcımızın her birinin izleme alışkanlıklarını ve tercihlerini analiz ediyor ve bu verilere göre her bir kullanıcıya özel öneriler sunuyoruz. Netflix’te izlenen içeriklerin yüzde 80’den fazlasının öneriler üzerinden geldiğinin altını çizerim bu da kişiselleştirme konusunun bizim için önemini gözler önüne seriyor.

Netflix’in gelişmiş öneri algoritmasına dair bilgi verebilir misiniz? Kendimden örnek vermem gerekirse Breaking Bad sonrası Better Call Saul kaçınılmaz bir öneriydi ama bunun dışına çıkmak veya buna benzer olmayan türler arası geçiş mümkün mü?

Kesinlikle! Sistemimizde herhangi bir kusur bulunmadığını gururla belirtebilirim. Yani korku filmlerini seviyorsunuz diye size sadece korku&gerilim türünde içerikler önermiyoruz. Bunu da algoritmada kurguladığımız çeşitlilik sistemi ile yapıyoruz. Netflix’in kişiselleştirilmiş izleme özelliğinin en güzel yanlarından biri, kullanıcılara daha önce akıllarına hiç gelmeyecek türlerde yepyeni ve farklı içerikleri bile önerebiliyor olması.

Örneğin kullanıcı çizgi roman içeriklerinden hoşlanmayabilir, ancak önerilere sadece “tür” olarak bakmadığınızda, Marvel’s Jessica Jones’ın Grace & Frankie ya da Master of None gibi tamamen farklı türlerdeki içeriklerle pek çok ortak noktası olduğunu görürsünüz. Dolayısıyla Netflix olarak türlere bağlı kalmaksızın, içeriğe bakarak kullanıcılara kişisel zevklerine uygun öneriler sunuyoruz ve yeni içerik keşfetmeyi her zamankinden daha kolay hale getiriyoruz.

Başparmak özelliğini, kullanıcıların Netflix’te izlediği içeriklerle ilgili daha kolay bir şekilde geri bildirim yapması için geliştirdiğinizi duyurdunuz. Bu özellikle öneri algoritmasında hedeflediğiniz katkıyı sağladınız mı?

Kesinlikle, başparmak özelliği kişiselleştirme sürecini ciddi oranda kolaylaştırıyor. Tüketiciler beğendikleri ya da bir daha görmek istemedikleri içerikleri tek bir tuş kolaylığında ve hızında Netflix’e bildirebiliyor. Bu sayede tüketici, kendi televizyon izleme deneyiminin kontrolünü bir kez daha ele geçirmiş oluyor.

Şöyle ki, eğer bir içeriğe başparmak aşağı tuşuyla olumsuz feedback verdiyseniz bir daha öneri sayfanızda o içeriği görmeyeceksiniz. Ancak daha sonra fikir değiştirdiniz diyelim, o içeriği her zaman arama çubuğunda bulabilirsiniz.

Abonelerinizin izleme deneyimi hangi cihazlardan oluyor? Bu konuda bize bir özelleştirilmiş bir profil sunabilir misiniz?

Cep telefonu ve tablet cihazlardan Netflix izleme alışkanlığının, büyük ekrandan izlemenin bir tamamlayıcısı gibi olduğunu gözlemliyoruz.

Kullanıcılar sevdikleri dizilere kendilerini kaptırıyor ve hareket halindeyken de devamını izlemek ve dizi maratonunu sürdürmek için mobil cihazlara yöneliyor.

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(2)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2017-08-24 20:22:45 ÖNEMLİ
  • Misafir 2017-08-22 16:25:28 TİPE BAK ÇAY DEMLE